BOMAKSAN, ENDÜSTRİ 4.0 İLE HIZLA DEĞİŞEN TEKNOLOJİYE AYAK UYDURACAK E.C.A.’DAN SAĞLIKLI ORTAMLAR YARATAN YENİ KLİMA: NIOBE BLUE DOĞALGAZ TASARRUFUNA AÇILAN KAPI: YOĞUŞMALI KOMBİLER XYLEM TÜRKİYE IMCET’TE MADENCİLİK SEKTÖRÜ ÇÖZÜMLERİNİ TANITTI E.C.A.’DAN HAVADAKİ NEMİ DENGELEYEN AKILLI ÇÖZÜM: NEM HAZNELİ PANEL RADYATÖR DEMİRDÖKÜM’ÜN YENİ YOĞUŞMALI KOMBİSİ ademiX’E İKİ ÖDÜL BİRDEN COPA, YENİLENEN MOBİL UYGULAMALARIYLA FARK YARATIYOR VESTEL, SCHNEIDER ELECTRIC ÇÖZÜMLERİ İLE GELECEĞE HAZIRLANIYOR WARMHAUS’TAN SANATA DESTEK İSMAİL YAMANGİL, SCHNEIDER ELECTRIC TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ OLDU DANFOSS’DA ÜST DÜZEY ATAMALAR XYLEM TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ ALTUĞ BİLGİÇ OLDU GÖKÇE BRÜLÖR A.Ş VE HAN ENERJİ A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANI H. AHMET İLHAN EKOMAXI YÖNETİM KURULU BAŞKANI OSMAN YAĞIZ İZOCAM, 2022’DE İHRACAT FAALİYETLERİNDE ATAK YAPMAYA HAZIRLANIYOR

SYSTEMAIR TÜRKİYE AYÇA EROĞLU VE AYŞEGÜL EROĞLU

TEMEL AMACIMIZ DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BAŞARILI PROJE VE İŞLERE İMZA ATARAK KADINLARA İLHAM VEREBİLMEK

 

Systemair Türkiye Genel Müdürü Ayça Eroğlu: Şirketimiz, global bir iklimlendirme devinin çatısı altında hem erkek egemen sektörümüzde hem de Systemair Grup içinde eşine az rastlanır bir şekilde iki kadın tarafından yönetilmeye ve büyümeye devam ediyor. 

 

Systemair Türkiye’nin üst düzey yönetimini başarılı bir şekilde yürüten Systemair Türkiye Genel Müdürü Ayça Eroğlu ve Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Eroğlu ile 8 Mart "Kadınlar Günü"ne özel bir sohbet gerçekleştirdik. 

 

Ays-egu-l-Erog-lu-sol-ve-Ayc-a-Erog-lu-sag-uzatmaErkek egemen iklimlendirme sektöründe kardeşiniz Ayşegül Eroğlu’yla birlikte Systemair Türkiye’nin yönetiminde yer alıyorsunuz. Systemair Türkiye’deki başarı yolculuğunuzdan biraz bahsedebilir misiniz?

 

Ayça Eroğlu: İklimlendirme sektörünün duayen isimlerinden rahmetli babam Vural Eroğlu’nun kızları olarak bugün Systemair Türkiye’nin üst düzey yönetimini yürütüyoruz. Ben Ayça Eroğlu ve kız kardeşim Ayşegül Eroğlu, 1981 yılında kurulan aile şirketimiz HSK’nın yönetim süreçlerine sırasıyla 2004 ve 2009 yıllarında dâhil olmuştuk. Vural Eroğlu’nun öncülüğünde, bizim de desteklerimizle birlikte şirketimiz daha da hızlı bir ivme kazandı ve İsveçli Systemair’in dikkatini çekti. 2010’da başlayan Systemair’le olan satın alma süreçlerine aktif olarak dahil oldum. Bu başarının devamını isteyen İsveçli Systemair, 2012 yılında aile şirketimiz HSK’yı satın aldı ve şirketi Vural Eroğlu’nun yönetim kurulu başkanlığında, yerel pazarın ve bölgenin dinamiklerine hâkim olan benim ve kardeşim Ayşegül Eroğlu’nun yönetmesini istedi. Şirketimiz, o tarihten bu yana global bir iklimlendirme devinin çatısı altında hem erkek egemen sektörümüzde hem de Systemair Grup içinde eşine az rastlanır bir şekilde iki kadın tarafından yönetilmeye ve büyümeye devam ediyor. 

 

Bugün kardeşim ve ben babamızın bizlere emanet ettiği bu zorlu görevi büyük bir kararlılık ve tutkuyla yürütüyoruz. Erkek egemen sektörlerde kadın olarak yer almanın zor olduğunun farkındayız ancak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu ön yargıların ve yerleşmiş normların geride kalacağına inanıyoruz. Hem iklimlendirme sektöründe hem de Systemair Grup içinde örnek bir organizasyonun parçası olmaktan gurur duyuyor ve hep daha iyisi için çalışıyorum. Bu noktadaki temel amacımız dün olduğu gibi bugün de başarılı proje ve işlere imza atarak kadınlara ilham verebilmek.

 

Systemair olarak kadın istihdamına katkı sağlayacak politikalarınız bulunuyor mu?

 

Ayşegül Eroğlu: Systemair olarak inandığımız ve öncelik olarak kabul ettiğimiz temel değerler var. Bunlardan biri de toplumsal cinsiyet eşitliği. Özellikle de kadını aile ve ev ile eşleştiren, belli meslek grupları için uygun görürken belli meslek gruplarında kadının görünürlüğüne ön yargı ile yaklaşan toplumlarda bu eşitliğin sağlanması çok önemli. Şirket olarak çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu iklimlendirme sektöründe kadın temsilini artıracak ve çeşitliliği teşvik edecek çalışmalara imza atıyoruz. Systemair olarak Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından özellikle dört tanesini çok önemsiyoruz. Bu dört amaç; insana yakışır iş ve ekonomik büyüme, sürdürülebilir şehirler ve topluluklar, sorumlu üretim ve tüketim ile toplumsal cinsiyet eşitliği. Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilirlik hedeflerinden firmamız adına seçtiğimiz dört hedeften biri olan cinsiyet eşitliği hedefine bağlı olarak çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu doğrultuda kadın istihdamını artırmaya yönelik planlamalarınız da devam ediyor. 

 

Systemair’da erkek işi olarak düşünülen birçok pozisyonda kadın çalışanları görmek mümkün. Ben şirketimizin birleşmesinden bu yana fabrika organizasyonunda aktif olarak rol alıyorum. Sanayi üretiminin gerçekleştiği ve erkek iş gücünün dominant olduğu bir ortamda kadın olarak yöneticilik yapıyorum. Aynı zamanda Systemair Grup Üretimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ulrika Molander ile MES projesini yürütüyor ve fabrikaların dijitalleşme süreçlerine rehberlik edecek çalışmalarına imza atıyoruz. Şu anda şirketimizin Türkiye organizasyonunda çalışan kadın oranı yüzde 30. Bu oran genel sektör değerlendirmesinde oldukça iyi görünse de amacımız kesinlikle bu sayıyı çok daha yukarıya taşımak. Globalde baktığımızda ise hedefimiz kadın çalışan oranını yüzde 50, yönetici seviyesinde ise yüzde 25 oranlarına getirebilmek. Geleceğin istihdam vizyonuna uygun olarak fabrikada, sahada, yönetimde veya üretimde fark etmeksizin her alanda kadının görünür olmasını sağlamaya devam edeceğiz.

 

Bildiğiniz gibi bazı meslek grupları sadece erkeklerin icra edebileceği meslekler olarak görünüyor. Bu ön yargıyı yıkmak için ne yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

 

Ayça Eroğlu: Mesleklerin cinsiyetlerinin olmadığı, kadınların nitelikleri ve becerileriyle gerek operasyonel gerek yönetimsel süreçlerde rol alabileceği ve kadın-erkek arasındaki finansal eşitsizliğin mutlak suretle giderilmesinin artık herkes tarafından benimsenmesi gerekiyor. Bu noktada ön yargılara ya da baskılara maruz kalacağını düşündüğü için yorulan ve motivasyonunu kaybeden kadınlara ve gençlere yol gösterecek, ilham verecek rol modellere ihtiyacımız var. Dolayısıyla bu aşamada kadın yöneticilere büyük iş düşüyor; biz her alanda sesimizi duyurabilmeli, görünürlüğümüzü artırmalı, ön yargılı bakışları kısabilmeli, cam tavanları kırabilmeliyiz. 

 

Ben bu anlamda bireysel birçok çalışmanın içinde bulunuyor ve aktif rol alıyorum. İstihdam oranında erkeklerin yüzde 85’lik bu rakamla öne çıktığı sanayi endüstrisinde, sanayinin nabzının attığı Kocaeli bölgesindeki MOSB’un müteşebbis heyetinde tek kadın olarak görev alıyorum. Ayrıca iklimlendirme sektörünün tek vakfı olan ISKAV ve İsveç Ticaret Odası’nda da yönetim kurulundaki iki kadından biri olarak çalışmalarımı sürdürüyorum. Sektörün farklı katmanlarında yer almam ise şirketimizin yürüttüğü projelere farklı bakış açıları kazandırıyor. Yer aldığım sivil toplum örgütleri ve derneklerde hem sektörün hem de sektör profesyonellerinin gelişmesi, ekosistemin farklı bir perspektif kazanması adına çalışmalarıma devam ediyorum. TÜRKONFED, TÜSİAD ve UNDP iş birliğinde kurulan, özel sektörün Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı desteklemek ve kapsayıcı ortaklıklar kurmak üzere düşünce-uygulama (think do tank) platformu olarak faaliyet gösteren B4G Platformu’nda da aktif rol alıyorum.  

 

Aynı zamanda Sanayi Bakanlığı’nın desteği ile İSKİD olarak tüm sektörü kapsayan 3.URGE (Uluslararası Rekabeti Geliştirme) projeleri ile katılımcı firmaların uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, eğitim/danışmanlık, yurt dışı pazarlama ve alım heyeti gibi faaliyetler destekleniyor. Bu organizasyonda da URGE komisyon başkanı olarak görev alıyorum. 7 yıldır devam eden URGE kapsamında 3 projeyi hayata geçirdik.  

 

%50 İsveç ortaklı yeni bir yatırıma imza atarak, Türkiye’de henüz gelişmekte olan depozito iade sistemi sektörüne giriş yaptık. Bu organizasyonda da çevre mühendisleri ağırlıklı olmak üzere %80 oranında kadın çalışıyor.  

 

İş süreçlerinin hızlı bir şekilde dijitalleşmesinin kadın istihdamına ne gibi katkıları olacağını düşünüyorsunuz?

 

Ayşegül Eroğlu: Geleceği referans alan teknolojiler, cinsiyet özelleştirmesini kabul etmeyen bir ekosistem yaratıyor. Hızla dijitalleşmekte olan iş dünyasında kadın veya erkek fark etmeksizin her alanda büyük bir dönüşümü de beraberinde getiriyor. Teknoloji ve dijitalleşme ile birlikte insanlar, emek yoğun işlerden daha fazla zihinsel çalışma gerektiren işlere odaklanabiliyor. Bu da niteliklerin ve becerilerin daha fazla önem kazanacağı, kadınların bilişsel ve zihinsel faydalarıyla öne çıkacağı bir gelecek öngörmemizi sağlıyor.  

 

Biz Systemair olarak halihazırda yönetimde kadın iş gücüne fırsat tanıyan çeşitlilik ve eşitlik ilkelerini benimsiyor, sürdürülebilir geleceğin temelini oluşturan fırsat eşitliğini dijital dünyanın dinamiklerine entegre ediyoruz. Bu zamana kadar yaptığımız dijitalleşme çalışmaları, daha fazla üretmemizi ve elbette daha fazla insan kaynağına yatırım yapmamızı sağladı. Bu ivmeyi daha da ileriye götürmeyi, dijitalleşen dünyayı domine eden kadın liderleri Systemair çatısı altında görmeyi hedefliyoruz.

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

eurovent banner-52