Türkiye’de karbon ayak izini hesaplayan ilk enerji şirketi

Zorlu Enerji Yatırımlar, İşletme ve Bakımdan Sorumlu Genel Müdürü Ali Kındap: “Küresel iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için sera gazı emisyonlarının şeffaf bir biçimde raporlanmasına, gözlemlenmesine ve yönetilmesine özen gösteriyoruz.”

 

ISO 14064-1 belgesini alan ilk Türk enerji şirketi olan Zorlu Enerji’nin Yatırımlar, İşletme Ve Bakımdan Sorumlu Genel Müdürü Ali Kındap ile karbon emisyonu, enerji sektörü ve Zorlu Enerji’nin projeleri üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

 

Zorlu Enerji’nin sürdürülebilirlik yaklaşımından bahseder misiniz?

 

Sürdürülebilirliği tüm çalışmalarımıza yol gösteren bir kılavuz olarak görüyoruz. Şirket olarak insana ve doğaya saygılı, finansal açıdan karlı bir iş modeliyle tüm paydaşlar için değer üretme odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı benimsiyoruz. Bu doğrultuda yatırım, üretim ve dağıtım faaliyetlerimizin karar alım süreçlerinde sosyal, ekonomik ve çevresel beklentilerin karşılanması, finansal performans ile aynı ölçüde önem taşıyor. Çalışmalarımızı, sürdürülebilirliğin bir tercih değil, şimdiki ve gelecek nesillere karşı duyulan bir sorumluluk olduğunun bilinciyle, bu bilinci benimsemiş tüm paydaş gruplarıyla etkileşim halinde ve şeffaf bir yönetim anlayışı ile yürütüyoruz. Önümüzdeki dönemde Zorlu Enerji’nin büyüme odaklı stratejisinin taşıyıcı gücü geçmişte olduğu gibi sürdürülebilirlik olmaya devam ediyor, edecek.  

 

‘’EN BÜYÜK SORUMLULUĞU ENERJİ SEKTÖRÜ ÜSTLENMİŞ BULUNUYOR’’

 

Karbon emisyonu neden önemli? Enerji sektörünün karbon salınımındaki rolü nedir?

 

Son yıllarda daha da hızlanan küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin etkilerini artan emisyon değerleri ile birlikte çok daha açık bir şekilde görebiliyoruz. Bu sebeple tüm dünyada küresel iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için sera gazı emisyonlarının indirilmesine yönelik genel bir çaba var. Paris Anlaşması başta olmak üzere konferanslar ve seminerler düzenleniyor, uluslararası iş birlikleriyle iklim değişikliğiyle mücadele ve sera gazı emisyonlarına yönelik çalışmalar yapılıyor. Karbon salınımındaki artışın en büyük sorumlusu olan fosil yakıt kullanımının azaltılmasına yönelik ciddi bir çaba var. Bunda da en büyük sorumluluğu enerji sektörü üstlenmiş bulunuyor. Enerji verimliliğinin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynakları ile enerji ihtiyaçlarının karşılanması karbon emisyonunun azaltılmasında en etkili yollardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Gelecekte elektrikli araçların sayısının artması ve bunun yenilenebilir enerji ile desteklenmesi ile birlikte karbon emisyonların genel olarak azalmaya başladığını göreceğiz.

 

Zorlu Enerji’nin sera gazı salınımları ile iklim değişikliğine yönelik stratejileri nelerdir?

 

Sürdürülebilirlik Stratejimiz doğrultusunda sera gazı emisyon azaltım hedeflerimizi belirlemek için geriye dönük çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Ayrıca, sera gazı emisyonlarının hesaplanıp sürdürülebilirlik raporu ve diğer mecralar aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılması da Şirketimizin gerçekleştirdiği uygulamalar arasında yer alıyor. Bununla beraber, herhangi bir zorunlu karbon ticaret mekanizmasına tabi olmayan sera gazı emisyonlarının azaltılmasını amaçlayan gönüllü piyasalarda karbon ticareti yapıyoruz. Küresel iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için sera gazı emisyonlarının şeffaf bir biçimde raporlanmasına, gözlemlenmesine ve yönetilmesine özen gösteriyoruz.

 

 

GOLD STANDARD SERTİFİKASINI, GÖKÇEDAĞ, SARITEPE VE DEMİRCİLER RÜZGÂR ENERJİSİ SANTRALLERİ İLE ŞİRKETİMİZ BÜNYESİNE KATTIK’’

 

BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 2016 yılından bu yana gönüllü olarak yer alıyoruz. Türkiye’de karbon ayak izini hesaplayan ilk enerji şirketi olarak, Zorlu Enerji ve Zorlu Doğal şirketlerimizle CDP Su Programına da 2018 yılında dahil olarak ilk defa su ayak izi raporlaması yaparak bu konuda da öncü olduk. Şirketlerimizden Zorlu Enerji ve Zorlu Doğal, “2017 CDP İklim Değişikliği Programı”nda “İklim Liderliği” ödülüne, “Enerjimiz Çocuklar İçin” Projesi ise “Düşük Karbon Kahramanı” ödülü dahil olmak üzere ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. Yenilenebilir enerji projelerini sera gazı emisyonlarında sağladığı düşüş, do-ğaya saygılı olması, toplumsal kalkınmaya sunduğu katkı gibi farklı kriterlere göre değerlendirerek verilen küresel ölçekli en itibarlı program olarak kabul edilen “Gold Standard” sertifikasını, Gökçedağ, Sarıtepe ve Demirciler Rüzgâr Enerjisi Santralleri ile Şirketimiz bünyesine kattık. 

 

‘’ISO 14046 SU AYAK İZİ STANDARDINI ALAN İLK ENERJİ ŞİRKETLERİ ARASINDAYIZ’’

Sera gazı emisyonlarının şeffaf bir biçimde raporlanması, gözlemlenmesi ve yönetilmesi amacıyla Türkiye’de doğal gaz ve jeotermal enerji santralleri için ISO 14064-1 Sera Gazı Emisyonlarının ve Uzaklaştırmalarının Kuruluş Seviyesinde Hesaplanması ve Rapor Edilmesi standardı sertifikasyonu alan ilk enerji şirketi olduk. Yine aynı kapsamda ISO 14046 su Ayak izi standardını alan ilk enerji şirketleri arasındayız. 2016-2017’de yenilenebilir enerji kaynaklarından yaptığımız üretim sonucu 3 bin hektara yakın orman alanı kadar gönüllü emisyon azatlımı sağlamış olduk. Yine Türkiye’nin en büyük transplantasyon uygulaması gerçekleştirerek Kızıldere III JES sahasında bulunan yaklaşık 1600 adet incir ve zeytin ağacını zarar görmeden başka bir lokasyona taşıdık. Ayrıca kısa bir süre önce Avrupa Birliği’nin en büyük araştırma ve inovasyon programı Horizon 2020 programı kapsamında, jeotermal kaynaklı karbondioksit emisyonlarının azaltılmasını amaçlayan Jeotermal Gaz Emisyonlarının Kontrolü (GECO) projesi kapsamında projeye katılan diğer kurumlarla birlikte 15 milyon avro hibe desteği aldık. Projeye Türkiye’den katılan tek şirket olarak alacağımız hibe desteğini, jeotermal enerjinin sürdürülebilir üretimi alanında Ar-Ge çalışmaları için kullanılacağız. 

 

Bize çalışma alanlarınızdan ve projelerinizden bahseder misiniz?  

 

Zorlu Enerji Grubu olarak elektrik ile buhar üretimi ve satışı, doğal gaz ticareti ve dağıtımı, güneş panelleri ticareti, enerji santrallerinin projelendirilmesi, uzun süreli işletilmesi, servis bakımının gerçekleştirilmesi gibi geniş yelpazede katma değeri yüksek hizmetler sunuyoruz. GAZDAŞ şirketiyle Trakya ve Gaziantep bölgelerinin doğal gaz dağıtım hizmeti, Osmangazi bölgesinde Osmangazi EDAŞ ile dağıtım, OEPSAŞ ile elektrik satışı ve ticaretine yönelik faaliyetlerde bulunuyoruz. Zorlu Solar şirketimiz ile yurt içinde ve yurt dışında güneş enerjisinden elektrik üretmek, solar fotovoltaik (PV) panelleri kiralamak, satmak, satın almak, ihraç etmek, bunları çatılara yerleştirmek ve buna ilişkin her türlü kurulum hizmeti ve danışmanlık hizmeti vermek üzere faaliyetlerde bulunuyoruz. 

 

‘’JEOTERMALDE TÜRKİYE KURULU GÜCÜNÜN YAKLAŞIK 1/3’LÜK KISMINI OLUŞTURUYORUZ’’

 

Firmanızın sektördeki yurtiçi ve yurtdışı konumu nedir? 

 

Zorlu Enerji Grubu olarak 815 MW’ı yurtiçinde olmak üzere toplam 1162 MWkurulu güce sahip bulunuyoruz. Üretim portföyümüz; yurt içinde 7 hidroelektrik, 3 rüzgâr, 4 jeotermal ve 3 doğal gaz santralinin yanı sıra yurtdışında Pakistan’daki 1 rüzgâr santrali ve İsrail’de ortağı olduğumuz 3 doğal gaz santralinden oluşuyor. Bugün itibariyle jeotermal enerjideki kurulu gücümüz 305 MW, rüzgâr enerjisindeki kurulu gücümüz 305 MW, hidroelektrikteki kurulu gücü ise 113 MW’tır. Jeotermalde Türkiye kurulu gücünün yaklaşık 1/3’lük kısmını oluşturuyoruz.

Yurt içinde Zorlu Enerji olarak geçen yıl içinde devreye giren yeni jeotermal enerji yatırımımız ile yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içindeki payı 2018’in ik yarısı itibariyle yurtdışı dahil %60’a, Türkiye’deki kurulu güç içindeki payı ise %78’e ulaşmış bulunuyor. Türkiye’deki dördüncü jeotermal enerji projemiz olan Kızıldere III Jeotermal Enerji Santrali’nin 99,5 MW kurulu güce sahip ilk ünitesini geçen yıl ağustos ayında 65,5 MW kurulu güce sahip ikinci ünitesini ise 2018 yılı mart ayında devreye aldık. Toplam 165 MW kurulu güç ile dünyanın sayılı, Türkiye’nin ise en büyük jeotermal santrali olan Kızıldere III için toplam 580 Milyon Dolar yatırım yapıldı. Alaşehir II jeotermal santrali ile ilgili yatırım çalışmalarımız devam ediyor.

Türkiye elektrik tüketiminin yaklaşık %4’ünü gerçekleştiren Osmangazi elektrik dağıtım bölgesinde 1,7 milyonu aşkın aboneye geçen yıl elektrik dağıtım hizmeti sunmaya başladık. Osmangazi EDAŞ’ın devralınmasını takiben yıl içinde süreç ve işleyişlerin daha verimli hale getirilmesi, tüketicilere kaliteli ve kesintisiz hizmet sunulması, AR-GE, teknoloji, tüketici memnuniyeti ve mevcut elektrik dağıtım altyapısının iyileştirilmesine yönelik toplam 435 milyon TL tutarında yatırım gerçekleştirdik.

 

‘’GÜNEŞ ENERJİSİ ALANINDA KATMA DEĞERLİ ÇÖZÜMLERİ, TÜRKİYE’NİN MERKEZİNDE YER ALDIĞI GENİŞ BİR COĞRAFYADA SUNMAK İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR’’

 

Potansiyeline inandığımız, temiz enerji kaynağı güneş enerjisine yönelik çalışmalarımızı derinleştirmeye ve çeşitlendirmeye devam ederken, %100 bağlı ortaklığımız Zorlu Solar güneş enerjisi alanında yeni nesil teknolojiler geliştiren First Solar Inc.’in Türkiye dahil Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kıbrıs, Gürcistan, Kosova, Libya, Makedonya, Pakistan, Romanya, Sırbistan, Türkmenistan, Ukrayna ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nun da aralarında yer aldığı toplam 26 ülkede tek yetkili distribütörü oldu. Bu iş birliğiyle farklı iş modelleri ile güneş enerjisi alanında katma değerli çözümleri, Türkiye’nin merkezinde yer aldığı geniş bir coğrafyada sunmak için çalışmalarımız devam ediyor.

Pakistan’da yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımızı Punjab Eyaleti’nde hayata geçireceğimiz 100 MW Kurulu güce sahip olacak Bahawalpur I Güneş Enerji Santrali ile büyütüyoruz. Pakistan Hükümeti tarafından 3 yıl sonra kabul edilen ilk yenilenebilir enerji projesi olma özelliği taşıyan bu yatırımın bu yıl devreye girmesiyle yurt dışındaki kurulu gücümüz 447 MW’a ulaşacak. Ayrıca Punjab Eyalet Hükümeti ile imzaladığımız iyi niyet anlaşması kapsamında, yine aynı bölgede geliştirilmek üzere her biri 100 MW kurulu güce sahip olacak iki güneş enerji santrali projesi için daha ön lisans aldık. %100 bağlı ortaklığımız Zorlu Enerji Pakistan Ltd. de Pakistan’ın Sindh bölgesindeki Jhimpir Rüzgâr Enerji Santrali’nin mevcut sahasında hibrit olarak geliştirmeyi planladığımız 30 MW’lık güneş enerji santrali projesi için Pakistan Alternative Energy Development Board’dan ön lisans aldık. 

Yine güneş enerjisi alanında Filistin’in elektriğinin %25’ini dağıtan Jeruselam District Electricity Company ile Filistin’e elektrik sağlamak üzere güneş enerji santrallerinin kurulması ve işletilmesine yönelik “Ortak Girişim Anlaşması”na imza attık. Bölgeye elektrik sağlamak için ilk etapta 30 MW olmak üzere toplamda 100 MW Kurulu güce erişecek güneş enerjisi projesi gerçekleştireceğiz. 

 

‘’DAHA HENÜZ YOLUN BAŞINDAYIZ’’

 

Geleceğe dönük yatırım planlarınızı anlatır mısınız? Firmanızın şu anda en önemli gündemi nedir?

 

Zorlu Enerji Grubu olarak geleceğin enerji şirketi olmaya yönelik en önemli konulardan biri olan Akıllı Sistemlerle ilgili çalışmalarımızı geliştirmeye odaklanmış durumdayız. Elektrikli araç kiralamadan elektrikli araç şarj noktalarına, akıllı ev sistemlerinden akıllı yönetim sistemlerine kadar bir dizi akıllı sistemi hayata geçirmek için çalışmalarımız devam ediyor. Gelecekte evlerin, şehirlerin, ulaşımın tamamını içine alan akıllı bir enerji sisteminin yönetimi gerekecek. Biz de gelecekte kendimizi bu akıllı sistemleri yöneten, buna uygun katma değerli servisler sunan bir grup olarak konumlandırıyoruz. Bunun için uzun soluklu bir çalışma başlattık. Daha henüz yolun başındayız. Bunun ilk örneklerini yeni nesil teknoloji markası ZES’in (Zorlu Energy Solutions), Türkiye’nin en çok seyahat edilen yollarına kurduğu elektrikli araçlar için 9 hızlı şarj noktasıyla sunmaya başlıyoruz. ZES, İstanbul-İzmir otoyolundaki O3, O37 ve O68 dinlenme tesislerinde şarj ünitesi kurulumunu yaptı. ZES elektrikli araç şarj noktaları “Bozüyük-Sarar Outlet ve “Susurluk-Festiva”’da 15 Ağustos itibarı ile hizmet vermeye başladı. Yatırımların devamında “Afyon-Kolaylı Dinlenme Tesisi” “Uşak-Festiva” ve “Bolu- Highway” olmak üzere üç noktada daha yapılacak kurulumla ZES elektrikli araç şarj noktalarının sayısı önümüzdeki dönemde 9’a yükselecek. 

 

‘’TOPLAM KURULU GÜÇ İÇİNDE EN FAZLA ARTIŞ GÜNEŞ ENERJİSİNDE GÖRÜLDÜ’’

 

Son yıllarda enerji sektörüne daha yoğun şekilde yatırım yapılmaya başlandı. Sizce yatırım konusunda sektörde son durum nasıl? Enerji piyasasına baktığımızda gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Devletin yönlendiriciliği ve özel sektörün güçlü yatırımları ile önemli mesafeler kat ettik. Özellikle geçen yıl yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından maksimum seviyede faydalanarak dışa bağımlılığı ve cari açığı azaltmayı hedefleyen Milli Enerji ve Maden Politikası’nın açıklanması çok önemliydi. Sektöre hareketlilik getiren ihaleler, yerli ve yabancı grupların bir araya gelerek önemli bir sinerji yaratmasına olanak sağlarken elektrik alım fiyatlarının da YEKDEM mekanizması çerçevesinde verilen destek fiyatlarına göre önemli oranda düşmesini sağladı. Bu projeler ile büyük ölçekli yenilenebilir enerji yatırımlarının önü açılırken yapılacak yatırımlar kapsamında güneş paneli ve rüzgâr türbini fabrikası ile AR-GE merkezlerinin de kurulması öngörüldüğünden Türkiye’de yerli teknolojinin geliştirilmesine ve istihdamına da katkıda bulunulmuş olacak. Tüm bunlarla birlikte geçen yıl Türkiye’nin toplam kurulu gücü ise elektrik talebinin üzerinde büyüme göstererek 2017 yılsonu itibarıyla 6.703 MW artışla 85.200 MW’a yükseldi. 2017 yılında işletmeye alınan yeni kapasitenin %62’sini yenilenebilir enerji santralleri oluşturdu. Toplam kurulu güç içinde en fazla artış güneş enerjisinde görüldü. Bir önceki yıla göre üç kattan fazla artış gösteren güneş enerjisi kurulu gücü 2017 yılsonunda 3.421 MW’a ulaştı. Özellikle yerli ve yenilebilir enerji odaklı yatırımların önümüzdeki dönemde de büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.

 

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

ICCI Yeni-3