Jeotermal Enerji Derneği (JED) Başkanlığı’na yeniden Ali Kındap seçildi Wavin’den Naturel Park Projesi’ne inovatif boru çözümleri Doğu İklimlendirme ISH Digital’de Yerini Aldı ESSİAD’ın Yeni Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Can İŞBİLEN Oldu MÜKAD 2.Olağan Genel Kurul'u Ankara De Monti Otel 'de yapıldı Meva Şehir’in Tercihi Yüksek Verimli Mimsan Kazanlar İSKİD’in 15. Dönem Yönetim Kurulu, Ayk Serdar Didonyan başkanlığında göreve başladı Malta’da QUAD İş Kulelerinin Otopark Havalandırma Sistemi ve Havalandırma Fanları VENCO Tarafından Sağlandı KENTSEL DÖNÜŞÜM ENERJİ TASARRUFU İÇİN FIRSATTIR HER PAYDAŞIN EMEĞİNİ KAPSAYAN LİSTEYE ÜLKE ENERJİ’DEN TAM DESTEK TEKNOLOJİYE ATLAYIN: CASTEL UYGULAMA SEÇİCİ FOSİL YAKIT KULLANMADAN DA ISINMAK MÜMKÜN: LG THERMA V MONOBLOC İMBAT DOMESTİK SOĞUTMA GRUBU SAĞLIK BAKANLIĞI ONAYLI LABORATUVARDAN TAM NOT: HAVADAKİ BAKTERİLERE KARŞI %99.9999 ETKİLİ CASTEL'DEN 3061E - CO2 SİSTEMLERİ İÇİN KÜÇÜK VE GÜÇLÜ EMNİYET VALFİ

FRİGO MEKANİK YÖNETİM KURULU ÜYESİ LEVENT AYDIN

TÜRKİYE İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜ ADINA, BU KONUYA CEVAP VERMEYİ KENDİMİZE BİR GÖREV BİLDİK

 

Frigo Mekanik Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydın: 

"Biz şu anda, bu aşıların muhafazası ve dağıtımı için hazır olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Ayrıca tabi bizim konuşmamızın tek amacı Türkiye’deki ihtiyaç değil, aynı zamanda dünyada da muhtelif ülkelerdeki ihtiyaçları karşılamak için hazır durumdayız."

 

Bu ay Frigo Mekanik Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydın ile, korona virüs aşıları için gerekli olan ve Frigo Mekanik tarafından üretilen aşı muhafaza modülleri özelinde bir röportaj gerçekleştirdik. Aşı muhafaza odası hakkında hem teknik hem güvenlik hem de Ar-Ge süreci hakkında ayrıntılı bilgiler veren Aydın, 2021 yılı hedeflerinden de bahsetti.

 

Bilindiği üzere Biontech-Pfizer korona virüs aşılarının -70°C derecede saklanması gerekiyor ve Frigo Mekanik olarak bu gereksinimi sağlayacak aşı muhafaza modülleri geliştirdiniz. İlk olarak konuyla ilgili Ar-Ge faaliyetlerinizden bahseder misiniz? Nasıl başlandı ve ne sürede sonuç elde edildi?

 

Konuyu şöyle özetlemek lazım; Pandemi süreci başladığı zaman biliyorsunuz dünyada birçok firma aşı çalışmalarına başladı. Belli bir süre sonra da yavaş yavaş aşıların şekilleri ortaya çıktı. Nasıl muhafaza edileceği nasıl dağıtılacağı ortaya çıktı. Aşı üretim firmalarından biri olan Biontech-Pfizer firmasının ürettiği aşının da -78°C derece sıcaklıkta transfer edilmesi ve -78°C derece sıcaklıkta muhafaza edilmesi konusu açıklandı. Bu konu açıklandığı zaman, biz firma olarak toplumsal görevimiz gibi kabul ederek bu konu üzerinde çalışmaya başladık. 

 

Niye konuyu üstlendik, onu da açıklamam lazım. Biz 2017 yılında Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Merkezi’nin depolarını yapmıştık Ankara’da. Bu tesiste -80°C derece iki adet endüstriyel depo vardı. O dönem pandemi olmadığı için, bu depoların kuruluş amacı plazma muhafaza etmekti ve dolayısıyla firmamızın geçmişten gelen bir tecrübesi vardı. Biontech-Pfizer ilaçlarının koşulları ortaya çıkınca, geçmiş tecrübemizden faydalanarak konuyu üstlenmeyi ve böyle bir ihtiyaç olduğu zaman Türkiye iklimlendirme sektörü adına, bu konuya cevap vermeyi kendimize bir görev bildik. Ar-Ge çalışmalarını başlattık. Başlattığımız Ar-Ge çalışmaları akabinde şu anda görmüş olduğunuz -78°C derece odamızı oluşturduk. Gördüğümüz oda -78°C derece sıcaklıkta yaklaşık 1,5 milyon doz aşının muhafaza edilebildiği bir depodur. Geçtiğimiz günlerde sayın sağlık bakanımız, yaptığı açıklamada 4,5 milyon doz aşı için anlaşma yapıldığını ve bunun bir miktarının Mart ayında ülkemize geleceğini söyledi. Biz şu anda bu aşıların muhafazası ve dağıtımı için hazır olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Ayrıca bizim konuşmamızın tek amacı Türkiye’deki ihtiyaç değil, aynı zamanda dünyada da muhtelif ülkelerdeki ihtiyaçları karşılamak. Konu sadece muhafaza değil aslında, şu anda burada sergilediğimiz ürünlerde üç firmanın ortak çalışmasını size göstermek istiyorum. Bunlardan birincisi, Frigo Block firmamız soğutma makinesini üretmektedir. Bu işin kalbi konumundadır. İkinci partner firmamız Kingspan firmasıdır. Kingspan firması da odanın oluşması için gerekli olan izolasyon panellerini üreten firmamızdır. Üçüncü firmamızda Öztaş firmasıdır. Onlar da uygulama noktasındaki aşıların muhafaza edileceği dikey dolapları üretmektedir. Biz bu üç firmamızın ürünleriyle burada bir teşhir alanı oluşturduk ve dağıtımından muhafazasına ve muhafazadan uygulama noktasına kadar bütün aşamaları burada örnekleriyle göstermek istiyoruz. 

 

‘’BÜTÜN EKİPMANLAR ÖZEL SEÇİLMİŞ DURUMDA’’

 

Üç aşamalı bir gidişat olduğu söylediniz. Yani hem dağıtım hem ana muhafaza hem de uygulama noktalarında ayrı. Biz de bu aşamalar hakkında ayrıntılı bilgi almak isteriz.

 

Biontech firmasının açıklamasında, kendileri özel kutular içinde aşıların sevkiyatını yaptıklarını ifade ettiler. Bu sevkiyat esnasında aşıların 5 gün boyunca sevkiyatı mümkün. Bu ne anlama geliyor? Üretici firmadan, aşıların Türkiye’deki ana depoya gelene kadar olan transferini zaten aşı firması kendi çözüyor. Bizim Türkiye‘de ne konuda hazırlıklı olmamız lazım? Diyelim ki; Ankara’da Halk Sağlığı Merkezi’ne bu aşılar geldi. Bu aşıların Halk Sağlığı Merkezi’nden bölge depolarına dağıtımı gerekli. Bu transport esnasında aşıların sıcaklığının -78°C derece seviyesinde korunması gerekli, dağıtım noktasında yine depolarda tutulması lazım, dağıtım noktasından aşıların yapılacağı uygulama merkezlerine transportu lazım ve orada da aşı yapılana kadar, yine aşının muhafaza edilmesi lazım. Yapılan açıklamada ifade edilen şu: aşı merkezinde uygulamadan önce 2 saat aşının likit hale gelmesi için normal ortamda kalması gerekli. Biliyorsunuz bu donmuş aşı, iki saat içinde çözülmesi bekleniyor. 2 saatten sonra da 6 saatlik bir süre içinde aşının uygulanması lazım. Ancak doğal olarak uygulama merkezine her gün transfer yapılamayacağı için, her uygulama merkezinde dikey dolaplarda muhafaza ediliyor. Ben aşamaları sırayla anlatmak istiyorum. İlk olarak izolasyonlu bir kabinimiz mevcut ve aynı zamanda soğutması var. Bu kabin içinde -78°C derecede aşılar koyuluyor ve karbondioksit kuru buzla sevkiyat esnasında ısısının muhafaza edilmesi sağlanıyor. Bu özel izolasyonlu kabinlerle Ankara’daki aşı merkezinden bölge dağıtım depolarına sevkiyatı sağlanıyor. Hem Ankara’daki aşı merkezinde böyle bir endüstriyel depomuz var hem de Türkiye’de belli noktalarda dağıtım merkezleri olmalı ve orada da yine bu tür sabit depo olması gerekli. Akabinde yine dağıtım merkezinden bu tür izolasyonlu kabinlerle, uygulama merkezine transfer ediliyor ve yine karbondioksit kuru buz takviyesiyle uygulama merkezi dediğimiz yerlerde tutuluyor. Bunlar hastaneler olabilir, eczaneler olabilir, aşının yapıldığı bütün noktalar olabilir. Aşının yapıldığı noktalarda dikey kabinlerimiz var. Yine kabinler de -78°C derece muhafaza sağlıyor. Örneğin buradaki kabinde 100.000 dozluk aşıyı muhafaza etmek mümkün. Bu dolaplarda da ayrı çekmecelerimiz var, çekmecelerinin hepsi ayrı soğutmalı ve bunların içinde yaklaşık her bir kabinde 20.000 doz aşıyı muhafaza etmek mümkün. 

 

Ben biraz odanın teknolojisinden de bahsetmek istiyorum sizlere, tabi -78°C derece sıcaklık çok özel bir koşul. Dünyada doğal ortamda bulunmayan bir sıcaklık derecesi, bu kadar derin bir sıcaklık derecesinde bütün malzemelerin özel ve bu şartlara dayanıklı olması lazım. Bu neyi ifade ediyor? Deponun oluşmasında iki ana malzeme var. Bir tanesi izolasyon malzemesi diğeri ise soğutma ekipmanları. Burada malzeme olarak iki ayrı izolasyon malzemesi kullandık ve arada da hava boşluğu yine bir izolasyon tabakası sağlandı. Depoda -78°C derece soğukluk olduğu için her ekipmanı özel seçildi. Aydınlatma ekipmanından fanına, kapısına, alarm tertibatına, izolasyonuna göre hepsi -78°C dereceye dayanıklı malzemeler. Şunu da gözden kaçırmamak lazım, endüstriyel depolar uzun süreli depo anlamına geliyor. Siz depoyu kendi şartına getirdiğiniz zaman burada üç ay, beş ay, bir sene, iki sene, üç sene bu şartta kalacağı anlamına gelir. Yani deponun oluşmasındaki bütün ekipmanların uzun dönemde bu sıcaklığa dayanıklı olması lazım. Dolayısıyla bütün ekipmanlar özel seçilmiş durumda. 

 

Bu arada okuyucularımızın teknik detaylara da önem vereceğini düşünerek bir şey daha sormak istiyorum. Güvenlikten de bahsedebilir misiniz? Çünkü -78°C’lik bir soğukluğa giriliyor.

 

Doğru. Öncelikle şunu ifade edeyim, zaten bulunduğumuz ortam 23-25°C derecelik doğal bir ortam. Bu ortamdan direkt -78°C’e geçmek mümkün değil. Dolayısıyla önce bir tampon alanımız var. Bu tampon alan -18°C, -20°C derecede tutuluyor. Arada 100°C derecenin üzerinde bir sıcaklık farkı var. Emniyet tarafına geldiğimiz zaman, iki ayrı emniyetimiz var. Birinci emniyetimiz doğal olarak can sağlığıyla alakalı. Çünkü bu sıcaklıklar çok tehlikeli, içinde insanın kalması durumunda çok kısa süre içinde hayatını kaybetmesine kadar gidebilecek riskleri var. Dolayısıyla kapılarımızın iç tarafında alarm butonumuz var. Alarm butonumuz da bir şekilde içerde insan varken kapının kapanması, donması, bozulması ve herhangi bir durum söz konusu olduğunda, alarm butonuna basıldığında ışıklı ve sesli bir alarm tertibatımız var. Bu alarm tertibatı hem ortama ses ve ışıkla alarm veriyor hem de istediğiniz herhangi bir noktaya alarm sinyali gönderebiliyor. Bu insanla ilgili olan risk faktörü. Bir de doğal olarak içindeki ürünle ilgili risk faktörü var. Çünkü deponun içindeki ürünler çok pahalı ürünler, aynı zamanda halk sağlığını direkt ilgilendiren ürünler. Donmuş bir ürünü, -78°C derecedeki aşıyı, sıcaklığını değiştirip likit hale getirip sonra tekrar dondurmak mümkün değil, tamamen özelliği kaybolur. Dolayısıyla bu aşı, bu deponun içinde bir sene kalacaksa bir sene içinde muhakkak aynı çizgide yani -78°C derecede muhafaza edilmesi lazım. Bunu sağlayabilmek için iki önemli faktör var. Birincisi soğutma sistemleri tamamen yedekli planlanıyor. İki sistemden herhangi birinde bir bakım, arıza olduğu zaman diğeri devreye giriyor. İkincisi ise yine odanın içindeki sıcaklıkla ilgili. Sıcaklık derecesinin belli bir derecede değişimi halinde hem sesli-ışıklı alarm hem de belli noktalara sinyaller göndererek ilgili kişiler uyarılıyor ve müdahale etmeleri sağlanıyor. 

 

Ayrıca tüm bunların maliyetleri konusuna da değinmek isteriz. Ürününüzün maliyeti hakkında da bize bilgi verebilir misiniz?

 

Biz şu anda -78°C derecelik odayla ilgili altı değişik tipte çalışmalarımızı yaptık. Bununla ilgili tanıtım materyallerimizi, broşürlerimizi hazırladık. Sergilediğimiz 30 m3 muhafaza hacimli olan bir depo ve bizim en küçük olan modülümüz. Ancak bu 30 m3 ile 864 m3 arasında altı değişik model oluşturduk. En küçük modelimizin 60.000 Euro civarında bir fiyatı var. Modellere göre 300.000-400.000 Euro tutarlara kadar giden satış fiyatları oluşturdu.

 

Peki aşı muhafaza modüllerinizin, saklama kapasitesi kaç doz aşıyı alacak şekilde tasarlandı?

 

30 miç hacimli dediğimiz odamız 1.500.000 doz aşı muhafazasına yönelik, biliyorsunuz aşılar iki doz yapılıyor. Bu 750.000 kişinin aşılanması anlamına gelir. Tabi Türkiye’de 80.000.000 kişi olduğunu düşünürsek, aslında küçük bir kapasite yani Türkiye ‘de şu anda ne kadarlık bir aşı miktarının geleceğini bilmiyoruz. Gelecek aşı miktarına göre bu depoların sayısı, büyüklüğü değişecek. Aynı zamanda uygulama noktalarındaki dolapların da miktarlarının belirlenmesi lazım.

 

Sizin ürününüz dışında aşıyı muhafaza edebilecek başka bir cihaz var mı? Başka bir ürün var mı?

 

Bildiğimiz kadarıyla Türkiye’de -78°C derecede muhafaza imkanını sağlayan; bizim yaptığımız Ankara’da ki tesis dışında başka bir tesis yok. Bizim bilgimiz dahilinde olan başka bir tesis yok. Ancak bu tür dikey dolaplarda daha önce de yapılan çalışmalar var. Dikey dolap bazında yurt dışından gelen de var, Türkiye’de üretilen de var. Ancak böyle endüstriyel depo olarak bilgimiz dahilinde yok. 

 

Gerekli kapasitenin çoğunu karşılayacak tek cihaz diyebilir miyiz?

 

Şöyle söylemek lazım; bu bir Ar-Ge çalışması ve üstünde yapılan bir mühendislik çalışmasıdır. Biz daha önce böyle bir tecrübe sahibi olduğumuz için bu konuda kendimizi ön planda hissettik ve ön planda da olduk. Yoksa sektörümüzde çok değerli firmalar var, mühendislik yeteneği güçlü firmalar var. Bunun için gerekli Ar-Ge yatırımı yapılır, mühendislik çalışması, planlama yapılırsa birçok firmamızın da bu imkânı sağlaması mümkün.

 

‘’HEM ÜLKEMİZE DÖVİZ KAZANDIRMAYI HEM DE ŞİRKETİMİZİ BÜYÜTMEYİ HEDEFLİYORUZ’’

 

∂  Röportajımızın sonuna doğru firma olarak 2021 yılı hedeflerinizden de bahsetmek isterim. Bizimle hem hedeflerinizi hem öngörülerinizi paylaşabilir misiniz?

 

Biz ihracat odaklı bir firmayız. Geçtiğimiz yıl rakamlarına baktığımız zaman %75 ihracat yaptığımızı görüyoruz. Dolayısıyla 2021 yılında da ana hedefimiz ihracat olacaktır. Aynı zamanda, ben şahsi olarak da İSİB Yönetim Kurulu üyesiyim. Yıllardır sektörümüzün ihracatını geliştirme yolunda gayret gösteriyorum. Geçtiğimiz seneye baktığımız zaman, ihracatımızda Zambiya’dan tutun, Mali’den Şili’ye kadar Peru’ya kadar Avusturalya’ya kadar değişik coğrafyalara ihracat yapabildiğimizi görüyoruz. Yine farklı bir şeyi keşfettik pandemi sürecinde; Bir sürü gelişmiş ülkelerdeki rakiplerimize göre, daha aktif, sahada daha başarılı olduğumuz görüyoruz. Bunun belki bizim firmamız, belki Türk Milleti’nin cesareti, rekabet gücü, anlık çözüm getirebilme yetenekleriyle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla 2021 yılında da ihracatımızı genişleterek hem ülkemize döviz kazandırmayı hem de şirketimizi büyütmeyi hedefliyoruz. 

 

Önümüzdeki dönem yeni Ar-Ge çalışmalarınız olacak mı?

 

Ar-Ge çalışmalarımız hiç bitmeden devam ediyor. Sürekli Tübitak ile Kosgeb ile yaptığımız Ar-Ge projelerimiz de mevcuttur. Şu anda da devam eden bir projemiz var. Faz değiştiren plakalarla ilgili bir projemiz devam ediyor. Zaten Ar-Ge nin desteği, gücü arkamızda olmadan bu dünyanın birçok pazarına ürün satabilme yeteneğini kazanmamız mümkün değil. Sürekli bir Ar-Ge projesi içindeyiz.

 

Son olarak da Mart ayı dosya konumuz olan "Yenilenebilir Enerji" ile alakalı öngörünüzü sormak istiyorum. Aslında iklimlendirme sektörünü de yakından ilgilendiren bir konu. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Geç mi kaldık yoksa zamanlamamız doğru mu?

 

Yenilenebilir enerji her zaman bütün dünyanın gündeminde olması gereken bir konu. Çünkü dünyamızda artık rezervler azalıyor. Biliyorsunuz su sıkıntıları, enerji sıkıntıları artık çok şeyin önüne geçecek ve yakın dönemde çok daha önemli hale gelecek. Dolayısıyla yenilenebilir enerji konusundaki bütün çalışmaları desteklediğimizi ifade etmek istiyorum. Ayrıca bizim ürünlerimizle de ilgili soğutma sistemlerini, rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi ile çalışan sistemler üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. Bu konuda çalışma yapan, özellikle güneş enerjisi konusunda çalışma yapan firmalarla birlikte çalışıyoruz. Afrika’da, muhtelif bölgelerde enerjide çok büyük sıkıntılar var. Buralarda soğuk depo oluşturmak enerjinin olmaması itibariyle büyük zorluklar getiriyor. Bu konuda konteynır soğuk oda çalışmalarımız var. Bu konteynır soğuk odaları güneş enerjisi ile çalıştıran sistemlerimiz var. Yenilenebilir enerji konusunda yapılan çalışmaları tamamen destekliyoruz.

 
IMG 5479a

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

Pnosan-36