Sanal Uluslararası Yapıda Tesisat Teknolojisi Sempozyumu, 1-4 Haziran VENCO Yeni Zelanda’da Okulların Hava Kalitesini Yükseltiyor Mekanik Uygulamaların Dijital Dünyadaki Geleceği Paneli Gerçekleşti Masdaf, Müşteri Odaklı Satış Sonrası Hizmet Anlayışıyla Farklılık Yaratıyor İSKİ VE GRUNDFOS HER BİR DAMLAYI KURTARMAK İÇİN GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİ ALDAĞ İCRA KURULU BAŞKANI REBİİ DAĞOĞLU: ‘’Ofislere dönüş kademeli olmalı.’’ İmbat İklimlendirme ve Soğutma Sistemleri Pazarlama Direktörlüğü’ne Bilgi Akkaya getirildi Alarko Carrier Webinarları Devam Ediyor TTMD, Sempozyum Basın Toplantısı Düzenledi Mimsan’ın Kat Kaloriferli Kazan Teknolojileri, Isıtmada %30 Tasarruf Sağlıyor Sanal TTMD XIV. Uluslararası Yapıda Tesisat Teknolojisi Sempozyumu Pandemi ortamında merkezi iklimlendirme cihazları ve havalandırma sistemlerinin kullanımı GoodWe SDT G2 Serisi İnvertörler - Güç ve Tasarrufunuzu En Üst Düzeye Çıkarın Termo Teknik önlem aldı, faaliyetine devam etti ENERJİDE BAĞIMSIZLIK YOLU RÜZGAR ENERJİSİNDEN GEÇİYOR

EVİM, GÜZEL OFİSİM

Refkar Satış ve Pazarlamadan Sorumlu 

Genel Müdür Yardımcısı

Herman Haçaduryan

 

Hepimiz zor bir dönemden geçiyoruz. Yüz yıl önce yaşanan İspanyol gribinden beri dünyanın görmüş olduğu en büyük pandemiye şahitlik ediyoruz. Bir yanda milyonlarca kişiyi etkileyen bir virüs, hayatını kaybeden yüz binlerce kişi ve virüsle fedakârca mücadele eden sağlık çalışanları, diğer yanda insanların yokluğunda kendi kendini tedavi eden tabiat ana. 

 

Çok değil, bundan birkaç ay önce pek çok ofis çalışanının hayaliydi evden çalışabilmek. Eminim rahat, konforlu ev ortamında nasıl da verimli çalışabileceğimizi en azından bir kere aklımızdan geçirmişizdir. Sanıyorum ki evden çalışarak geçirdiğimiz yaklaşık bir ayın sonunda, bu şehir efsanesinin doğru olmadığına ikna olmuşuzdur, ya da en azından, evden çalışmak çok daha konforlu ve verimli iddiası, ara sıra evden çalışmak konforlu olabilir olarak güncellenmiş; evden çalışmanın ofiste çalışmaktan çok daha yorucu ve yoğun olduğunun farkına varılmıştır. Bununla beraber, evde çalışarak geçirdiğimiz bu uzun süre zarfında, evde çalışmanın zorluklarının da farkına varılmıştır. Kendi konfor alanımız içerisinde, etrafımızda dikkatimizi dağıtacak pek çok nesne ve uyaran varken, konsantre olup, verimli bir şekilde çalışmak hiç de kolay değil. 

 

Evet, evde geçirdiğimiz süre zarfında anlamış olduğumuz üzere, konfor verime direkt olarak etki eden bir unsur değil. Hatta konforun biraz fazlası, verimi olumsuz yönde de etkileyebiliyor. Peki evimizi, ofisimiz kadar konforlu hale getirip, daha verimli çalışmak mümkün mü? Tabii ki mümkün. Yapacağımız birkaç küçük uyarlama ile evden de çok verimli bir şekilde çalışmak mümkün olabilir. 

 

Ev hepimizin konfor alanıdır. Bu yüzden mümkünse, işe evimizin içerisinde bu konfor alanından farklı bir alan yaratmakla başlayabiliriz. En rahat koltuğumuz veya yatağımızda uzanarak, işe konsantre olmak pek mümkün olmayabilir. Öncelikli olarak çalışma ortamımızdaki konfor düzeyini, ofis konforu düzeyine indirmemiz gerekiyor. Kendimize evde sabit bir çalışma alanı belirlemeliyiz. Sürekli olarak evin farklı bir bölgesinde çalışmak, kulağa hoş gelse de çok verimli bir tercih olmayabilir. 

 

Her ne kadar teoride kendi evimizin farklı alanlarını kullanıyor olsak da dikkatimiz ortamdaki farklı nesnelerle kolaylıkla dağılabilir. Yani birinci adım, kendimize, mümkünse, oturma ve yatak odamız dışında, sabit bir çalışma alanı belirlemek diyebiliriz. Çalışma alanı olarak, cam kenarında, gün ışığı ve temiz hava olan nokta tercih etmek, ofis ortamında olduğu gibi, evde de performansımıza olumlu etkisi olacaktır. Dirsek hizasında bulunan bir masanın başına, dik oturabileceğimiz bir rahat bir sandalye de çektiysek, artık çalışma alanımız hazır demektir. 

 

Evet, kendimize sabit bir çalışma ortamı belirledik ve kendimizi evdeki konfor alanımızdan soyutladık, şimdi gelelim ikinci adıma: bedenimizi konfor alanından çıkarmak.  Uyandık, kahvaltımızı ettik, kendimize sıcak bir kahve hazırladık ve artık bilgisayarımızın başına geçmeye hazırız. Tabii öncesinde yapmamız gereken başka bir şey daha var; pijamamızı veya eşofman takımımızı çıkartıp, en azından bizi rahat ev ortamımızdan bir nebze olsun uzaklaştırabilecek kıyafetler tercih etmemiz de, dikkatimizi yapmamız gereken işe yoğunlaştırmak konusunda yardımcı olacaktır. 

 

Her ne kadar evde çalışıyor olsak da kendimize çalışma saatleri belirlemek de çok faydalı olacaktır. David Bowie, BBC televizyonuna vermiş olduğu bir röportajda “Disiplin sabah sekizde kahvaltı edip, sekiz buçukta evden çıkmış olduğunuzdan emin olmak değildir. Disiplin: bir şeyi tasarladıktan sonra bunun peşinden gitmeye değer bir şey olup olmadığına karar verip; eğer peşinden gitmeye değer bir konu olduğu kanaatine varırsak, yeteneklerimizi en iyi şekilde kullanarak bunun mantıklı bir sonuca varabilmesi için elimizden geleni yapmaktır. Bu disiplin midir? Evet.” demiştir. Evet, bence de disiplinin tam olarak tanımı budur. Ancak yine de, esnek de olsa, çalışma saatleri belirlemek faydalı olacaktır. Sonuç olarak biz ne kadar istersek isteyelim, çalışma saatlerimizi ancak hizmet verdiğimiz çözüm ortaklarımız kadar esnetebiliriz. Ofis ortamında olduğu gibi, evde de çeşitli yapılacak işler listesi veya planlama araçları kullanmak faydalı olacaktır. Ben her ne kadar kâğıt ve kalemlerime sadık bir şekilde çalışmaya devam ediyor olsam da tercih edenler için internet üzerinde ücretsiz kullanılabilen planlama araçları da mevcut. Bunun haricinde ofis ortamında olduğu gibi, evde de sosyal medyadan uzak durmak faydalı olacaktır. Ofiste kafa dağıtmak için kısa süreliğine bakıyor olsak da, evde sosyal medya hesaplarımızı kontrol ederken, kendimizi kısa bir süre sonra elimizde cep telefonumuzla koltukta uzanır halde bulmamız son derece muhtemel. 

 

Ev, benim gibi sessiz ortamlarda konsantre olabilen insanlar için, mükemmel bir çalışma ortamıdır. Ancak sessizlikten benim kadar hazzetmeyen biriyseniz, arka planda biraz müzik açmanızın da hiçbir zararı olmaz. Yapılan araştırmalar özellikle klasik müziğin, verimlilik üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koymuştur. Bunun dışında, doğal ortam sesleri de aynı şekilde verimliliğin artırılması konusunda son derece etkilidir. Tabii ki dinlediğiniz farklı müzik türleri varsa arka planda çalması keyifli olabilir. 

 

Ben de her ne kadar sessizliği sevsem de,zaman zaman Frank Sinatra, Andy Williams, Ella Fitzgerald gibi harika sesleri çalışma ortamıma davet etmekten büyük keyif alırım.  

 

Ofis çalışmak için biraz daha hareketli bir çalışma ortamıdır. Çalışma arkadaşımıza bir şey sormak, toplantı yapmak, müşteri ziyaretine gitmek ve bunun gibi pek çok sebepten dolayı, iş günün büyük bir bölümünü hareket halinde geçirirken, ev ortamında bu çok da mümkün olmayabilir. Bu nedenle belirli aralıklarla oturduğumuz yerden dahi olsa esneme hareketleri yapmak ve belirli aralıklarla evde egzersiz yapmak, hem vücudumuzun duruşunu düzgün tutmamız konusunda bize yardımcı olacak hem de vücudumuzun ihtiyaç duyduğu endorfinin salgılanması konusunda büyük yardımı olacaktır. 

 

Evden verimli çalışmanın çok çeşitli yöntemleri var. Yöntemler kısa molalar almak, kendi ödül sistemimizi geliştirmek, iş arkadaşlarımızla video aramalar geçekleştirmek gibi farklı yöntemlerle zenginleştirilebilir. Bununla ilgili yapılmış pek çok araştırma, yazılmış çok sayıda makaleye internette ulaşmak son derece mümkün. Kendimizi motive edecek farklı yöntemler bulup, bunları uygulamamız da pek ala mümkün. Her ne kadar ofislerimize dönmek için sabırsızlansak da mevcut durum ve yapılan araştırmalar, bunun biraz daha zaman alabileceğini gösteriyor. O yüzden evdeki ofisimizi elimizden geldiği verimli hale getirmek için bir süre daha elimizden geleni yapmamız gerekecek. 

 

Sağlıkla kalın. 

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

duyar vana-31