Sanal Uluslararası Yapıda Tesisat Teknolojisi Sempozyumu, 1-4 Haziran VENCO Yeni Zelanda’da Okulların Hava Kalitesini Yükseltiyor Mekanik Uygulamaların Dijital Dünyadaki Geleceği Paneli Gerçekleşti Masdaf, Müşteri Odaklı Satış Sonrası Hizmet Anlayışıyla Farklılık Yaratıyor İSKİ VE GRUNDFOS HER BİR DAMLAYI KURTARMAK İÇİN GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİ ALDAĞ İCRA KURULU BAŞKANI REBİİ DAĞOĞLU: ‘’Ofislere dönüş kademeli olmalı.’’ İmbat İklimlendirme ve Soğutma Sistemleri Pazarlama Direktörlüğü’ne Bilgi Akkaya getirildi Alarko Carrier Webinarları Devam Ediyor TTMD, Sempozyum Basın Toplantısı Düzenledi Mimsan’ın Kat Kaloriferli Kazan Teknolojileri, Isıtmada %30 Tasarruf Sağlıyor Sanal TTMD XIV. Uluslararası Yapıda Tesisat Teknolojisi Sempozyumu Pandemi ortamında merkezi iklimlendirme cihazları ve havalandırma sistemlerinin kullanımı GoodWe SDT G2 Serisi İnvertörler - Güç ve Tasarrufunuzu En Üst Düzeye Çıkarın Termo Teknik önlem aldı, faaliyetine devam etti ENERJİDE BAĞIMSIZLIK YOLU RÜZGAR ENERJİSİNDEN GEÇİYOR

POMSAD VE SEKTÖRÜN COVID 19 KRİZİYLE MÜCADELESİ

POMSAD Başkanı

Nurdan Yücel

 

 

Pomsad, “Türk Pompa ve Vana Üreticileri Derneği”, 15.000 kişiye istihdam sağlayan, 2019 yılında 1,5-milyar ABD doları ihracata sahip, başta içme suları, atıksu ve tarım olmak üzere günlük yaşamın ve üretimin her alanında kullanılmakta olan ve hayati önem taşıyan ürünleri üreten firmaları temsil eden bir sivil toplum kuruluşudur. Özellikle, hijyenin en üst seviyede önem taşıdığı COVID-19 pandemisi döneminde, evlerimize ulaşan suların çıkış noktasından elimizi yıkadığımız musluğumuza kadar  kayda değer pek çok alanda yer alan sektörümüzün kesintiye uğramadan verimli, sağlıklı ve üretken bir şekilde çalışması,özellikle salgının yayılımının durdurulması hususunda ulusal seviyede hayatî öneme haiz hâle gelmiştir.

 

Bu dönemde, üyesi olduğumuz ve başkan yardımcılığını yürüttüğümüz Avrupa’daki üst kuruluş CEIR ile birlike, Mart ayı sonunda üyelerin ve üye ülkelerin durum tespitini yapmak ve üye beklentilerini anlamak üzere, ilk olarak anket uygulamasını hayata geçirdik. Anket sonuçları, üyelerimiz, ilgili tüm Bakanlıklar, CEIR ve üyesi olduğumuz Makina Federasyonu (MAKFED) ile sektörün durumunun anlaşılması amacı ile paylaşılmıştır: 

AB’deki diğer ülkeler ile benzerlik gösteren anket sonuçlarına göre, ilk çeyrekte, uzun vadeli projeler gerçekleştiren üyelerimiz, pandeminin Ülkemize diğer ülkelere kıyasen daha geç gelmesi neticesinde planladıklarından sadece %10 daha az sipariş aldıklarını belirttiler. Ancak, pandeminin etkilerinin Mart ayının ikinci yarısı ve Nisan itibarı ile çok daha fazla hissedilmeye başlandığı, yurtiçi ve özellikle ana ihracat bölgemiz Avrupa’dan yapılan siparişlerde hızla azalmanın görüldüğü bu dönem sonrası, ikinci çeyrek için ise %35 daha az sipariş olacağı tahmini yapılmış bulunmaktadır. Ofis çalışmalarında, ağırlıklı evden çalışma uygulamasına başlandığı, fabrikalarda uygulanan fiziksel mesafenin korunması amacı ile yeni düzenlemelere geçildiği, 65 yaş ve kronik rahatsızlığı olan personelin izne gönderilmesi sebebi ile ortalama %50 daha az kişi ile çalışıldığı bilgisi paylaşılmıştır. Yeni çalışma düzenlemeleri ve siparişlerdeki düşüş ile üretimde ortalama %30 azalma saptanmıştır.

 

İlk çeyrekte, Nisan ayı içerisinde, üretimdeki azalma ile birlikte stoklarla ilgili sıkıntı yaşanmadığı, ancak ithal edilen ürünlerde Nisan itibarı ile gecikme görülmeye başlandığı ortaya konmuştur. Özellikle ihracatta kara nakliyesinde araç bulmakta zorluk yaşandığı belirtilmiştir. Hem iç piyasadaki müşterilerin, hem de yurtdışındaki müşterilerin bir kısmı siparişlerini teslim alamadıkları için fabrikalarda stok sahalarında sıkıntılar baş göstermeye başlamıştır. 

 

Ağırlıklı KOBİ’lerden oluşan Sektörümüzde sadece “Yüksek nitelikli” aynı zamanda da maliyeti yüksek personel çalıştırılmaktadır. Anlaşılacağı üzere, yüksek nitelikli, uzun zamanda yetiştirilen insan kaynağımızdan vazgeçmemiz sektör olarak oldukça zordur. Bu sebeple, Sektörümüz ile ilgili şirketler çalışanlarını korudukları ve henüz işçi çıkarma gibi bir durum yaşamadıklarını belirtmiş bulunmaktadırlar. Ancak, tüm firmalarımız kısa çalışma uygulaması için başvuracaklarını da tarafımıza ilettikleri görüşlerinde belirtmişlerdir. Maalesef, Sektörün beklediği, hiçbir ayrım yapılmadan tüm sektörlerin mücbir sebep kapsamına alınması konusunda üyelerimizle birlikte yaptığımız tüm başvurulardan bir sonuç alınmamış bulunmaktadır. Ülkeye, istihdam ve ihracat olarak göz ardı edilemeyecek önemde katkılar sağlayan, KOBİ ama niteliği yüksek firmalardan oluşan Sektörümüzün bu anlamda yeterince desteklenmemesi bizleri üzmüştür, zira söz konusu firmalar olgunluklarına uzun süren zahmetli ve gayretli bir süreç neticesinde ulaşmışlardır ve deneyimleri sebebi ile yurtdışı pazarlarında da yer araran kuruluşlar arasına girmeyi başarmışlardır. Söz konusu/Üye firmalarımızı koruyamazsak, yerlerini doldurmak zor olacaktır ve oluşan boşluk nedeniyle, normalleşme sonrası yurtdışı pazarları maalesef hızla diğer ülkelerin eline geçecektir.   

 

ÜZÜLEREK BELİRTMEMİZ GEREKİR Kİ  EN İYİMSER BEKLENTİYLE DÜNYA TİCARETİNDE %20 DARALMA BEKLENMEKTE VE NE YAZIK Kİ  BU GELİŞMEDEN BELİRLİ ÖLÇÜDE NASİBİMİZİ ALACAĞIZ

 

COVID-19 pandemisi bize biraz daha kendimizi gözden geçirme fırsatını vermiştir. Sektör olarak, önlemler için dört eylem ekseni üzerine odaklanmamız gerektiğini düşünüyoruz:

• Krizin sonuçları hâlâ analiz aşamasında ve belirsizlikler devam ediyor. Problemleri aşmak için izlenecek yol haritasının henüz/halihazırda zamana ihtiyac var. Batı dünyasında milli gelirin % 10’una kadar destekler? açıklayan ülkeler var. Bizde böyle bir durum olmasa da Kamunun verdiği tüm desteklerden faydalanmak Sektör olarak öncelikli bizim için. Nakit olanaklarımızı artırmaya çalışıyoruz. Kamunun açtığı kredilerden (KGF, İşe devam, vb.), ne kadar kredi varsa almalı ve kısa çalışma ödeneklerinden faydalanmalıyız. Tüm üyelerimizle birlikte “ölmemek, hayatta kalmak” için çabalıyoruz. 

 

• Biz bu görevlerde, yerli imalatçımızı korumak, istihdamın sürekliliğini sağlamak, ihracatı ile ülkesine katkı yapabilmesini güvence altına alacak tedbirleri ortaya koymak, dile getirmek için bulunuyoruz. Bu sebeple, Ticaret Bakanlığı’ndan ilave gümrük vergisi taleplerimiz oldu. Cumhurbaşkanlığının 21 Nisan 2020 tarihli geçici ilave gümrük vergisi kararına göre Sektörümüzün ürünlerini de kapsayan listede "Vanalar" olarak biz de yer aldık. Ancak, pompa ürün gruplarında verginin? (ek sözcük) eskisi gibi devam ettiği, bir artış gerçekleştirilmediği, %5-14 arasında kaldığını gördük. Anlaşılacağı üzere, bu oranların ticaret dengesi açısından yeterli olduğu düşünülemez. İlk iki aylık ihracat - ithalat dengesine baktığımızda hala ithalatın “107,4 milyon dolar” daha yüksek olduğu görülmüştür. Vanalar için alınan kararına ilave olarak aynı şekilde pompalara da ilave gümrük vergisi (ekledim) konması için yeniden başvuru yazımızı kısa süre içinde göndermekte kararlıyız. Yerli üretimi bulunan ürünlerde korumacılığımız artmalı ve tüm üreticilerimizin desteklenmesini bekliyoruz ki dışa bağımlılığımız azalsın. Görüldüğü üzere, bu pandemi sürecinde, tüm dünyada “dışarıya bağımlılığı azaltmanın önemi” çok daha fazla ortaya çıkmış bulunmaktadır.  

 

• COVID-19 sonrası, Batı dünyası kesinlikle ticaret yollarını yeniden planlayacaktır. Lojistik avantajımızı çok iyi kullanmalıyız. Batı’nın bir anlamda üretim üssü olma fırsatını çok iyi değerlendirmeli ve planlamalıyız. Gümrük operasyonlarında hızlı ve esnek servis talep ediyoruz. İhracatçıya gümrük işlemlerinde destek verilmesi gereğinin önemle vurguluyoruz.

 

• Firmalarımız  bir an önce dijital dönüşümü gerçekleştirmelidir. Ancak, özellikle de dışa bağımlılıktan kurtaracak politikalar izlenmelidir. ODTÜ Biltir Dijital dönüşüm platformunda MAKFED ile birlikte aktif olarak yer almaktayız. Fabrikalarımızın dijital teknolojilerden daha fazla faydalanacak şekilde dönüştürülmesi çok önemlidir. KESİNLİKLE İŞ YAPIŞ ŞEKİLLERİMİZİ YENİDEN DÜZENLEYECEĞİZ. İleri teknolojileri, yani, yapay zeka, nesnelerin interneti, açık kaynaklı teknolojiler, üç boyutlu baskı, dronlar ve robotlar, bunları kullanabilen firmalar, çok daha rahat uzaktan çalışma imkanına ulaşmış bulunmaktadır.

Elbette, bu dönüşüm çok maliyetli olup, bu hususta firmalara dijital dönüşüm konusunda desteklerin verilmesi elzemdir.

 

Özet olarak, alınacak doğru kamusal tedbir, destek ve teşvikler ile ağırlıklı KOBİ’lerden oluşan üreticilerimiz gerçek potansiyelini ortaya koyabilecek ve bu alanda kesinlikle ihracatını artıracaktır. 

 

Yaşanan pandeminin insan ve ekonomi  üzerinde etkileri olduğu kadar çevresel boyutta da düşünmemiz gereken ve Sektörümüzü yakından ilgilendiren etkileri vardır. Pandemi açıkça gösterdi ki, sağlıklı olmak için suya ulaşma en önemli konu: Bir yandan devamlı kişisel hijyene dikkat edelim denirken, bir taraftan da “aman suyu boşa akıtmayalım” kaygılarını yaşadığımız ilginç bir dönemi geçirmekteyiz. Su sadece yaşamak için elzem değildir, yaptığımız 4 işten 3'ünün gerçekleştirilmesi için de yeterli miktarda suyun sağlanmasına ihtiyaç vardır. Bu nedenle, su altyapısının iyileştirilmesi ve sıhhi tesisat için kullanılan ekipmanların yenilenmesi için yatırım yapmak çok büyük önem arz ettiği aşikârdır. Böylece, başta Sektördeki yerel KOBİ’leri ve ekonomik aktörleri teşvik edecek, istihdamı artıracak ve Sektöre sürdürülebilir büyümeyle birlikte yeşil projeler yaratmaya fırsat tanınmış olacaktır. Su altyapılarındaki iyileştirmeler ile su hatlarındaki sızıntıların önüne  geçilecek, suyun yeniden kullanımı ve geri dönüşümüne ağırlık verecek projeler, yatırımlar yapılarak su kullanımının verimliliği artırılacak ve sürdürülebilirliği sağlanacaktır. Toplum ise su ile alakalı bu projelerin gerçekleştirilmesine olumlu yaklaşacaktır. 

 

IMG 1232

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

duyar vana-31