Sanal Uluslararası Yapıda Tesisat Teknolojisi Sempozyumu, 1-4 Haziran VENCO Yeni Zelanda’da Okulların Hava Kalitesini Yükseltiyor Mekanik Uygulamaların Dijital Dünyadaki Geleceği Paneli Gerçekleşti Masdaf, Müşteri Odaklı Satış Sonrası Hizmet Anlayışıyla Farklılık Yaratıyor İSKİ VE GRUNDFOS HER BİR DAMLAYI KURTARMAK İÇİN GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİ ALDAĞ İCRA KURULU BAŞKANI REBİİ DAĞOĞLU: ‘’Ofislere dönüş kademeli olmalı.’’ İmbat İklimlendirme ve Soğutma Sistemleri Pazarlama Direktörlüğü’ne Bilgi Akkaya getirildi Alarko Carrier Webinarları Devam Ediyor TTMD, Sempozyum Basın Toplantısı Düzenledi Mimsan’ın Kat Kaloriferli Kazan Teknolojileri, Isıtmada %30 Tasarruf Sağlıyor Sanal TTMD XIV. Uluslararası Yapıda Tesisat Teknolojisi Sempozyumu Pandemi ortamında merkezi iklimlendirme cihazları ve havalandırma sistemlerinin kullanımı GoodWe SDT G2 Serisi İnvertörler - Güç ve Tasarrufunuzu En Üst Düzeye Çıkarın Termo Teknik önlem aldı, faaliyetine devam etti ENERJİDE BAĞIMSIZLIK YOLU RÜZGAR ENERJİSİNDEN GEÇİYOR

ENERJİDE KÜRESEL BİR BAŞARI HİKAYESİ YAZABİLİRİZ

JESDER Yönetim Kurulu Başkanı

Ufuk ŞENTÜRK

 

 

 

Geride bıraktığımız 2 ayda tek gündem maddemiz Koronavirüs (Covid-19), virüsün dünyaya, ülkemize, sektörümüze, çalışanlarımıza, ailemize etkisi oldu. Hayatımızın merkezi olan bu salgınla ilgili televizyonda, okuduğumuz gazetede, internette, sosyal medyada ve çevremizde yoğun bir bilgi akışına maruz kalıyor ve üzerine sevdiklerimiz adına da endişeleniyoruz. Dolayısıyla artık herkesin tek ortak dileği bu kötü günlerin bir an önce bitmesi. Bu elbette bugünden yarına gerçekleşmeyecek. Biraz daha zamana ihtiyacımız var. Peki bu süreç sektörü, bizleri nasıl etkiledi? Neler yaptık? Pandemi sonrasında bizleri ne bekliyor?

 

Bu süreçte önceliğimiz güvenlik önlemleri oldu. JESDER çatısı altında güçlerini birleştiren üye şirketlerimiz Sağlık Bakanlığımızın ve Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği başlıklarda hazırlığını yaptı. Santrallerimizde Sağlık Bakanlığımızın yayınladığı rehberler ve şirket doktorlarımızın liderliğinde gerekli tüm hijyen ve mesafe tedbirleri alındı. Yine Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı 14 kural doğrultusunda çalışanlarımızı bilgilendirdik, eğittik. Bu süreçte üretimini durduran hiçbir firmamız olmadı. Koronavirüs nedeniyle günlerdir gece gündüz demeden insanüstü bir çabayla hizmet veren sağlık neferlerimiz vatandaşlarımıza nefes olurken, sektörümüzdeki arkadaşlarımız da fedakârca görevini yapmaya devam ediyor. Hem sağlık neferlerimize hem de tüm çalışanlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. 

 

İçinden geçmekte olduğumuz ve milli dayanışmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bu zorlu süreçte, biz çalışanlarımızın sağlığı kadar her bir personelimizin yaşam kalitesini de önceliklendiriyoruz. Bu süreçte en kritik insan kaynakları politikamız hiçbir çalışanımızı işten çıkarmamak üzerine kurulu. Özellikle bu süreçte hiçbir çalışanımızın mağdur olmayacağını belirtmek isterim.

 

Koronavirüs enerji piyasalarını nasıl etkiledi diye bakacak olursak, turizmden sosyal hayata ve ülke ekonomilerine kadar tüm faaliyetleri kesintiye uğratan pandemi, gün geçtikçe enerji piyasalarını da olumsuz yönde etkiliyor. Enerji dünyasına baktığımızda, koronavirüs salgınından dolayı çok sayıda dünya devi şirketin başlarda Çin’deki üretimlerini durdurduğunu gördük. Çin’in dünyanın en büyük enerji ihracatçısı olarak tek başına küresel talebin yüzde 20’sini teşkil ettiğini hatırlatmak isterim. Dolayısıyla Çin’in petrol talebi yaklaşık yüzde 20 azaldı ve bu durum küresel piyasayı derinden etkiledi. Sonuç olarak petrol fiyatlarında bir düşüş gözlemledik.

 

Petrol fiyatlarının düşmesi ise Türkiye gibi petrol ithal eden ülkelerin lehine gözükmektedir. Bununla birlikte Rusya ve Ortadoğu ülkeleri gibi petrol ihracatçısı konumundaki ülkelerde ekonomilerin yavaşlaması, Türkiye’nin ihracatını ve turizm gelirlerini negatif etkileyebilir. Petrol piyasasına benzer bir durumun doğal gaz piyasasına da etki yapacağı ön görülmektedir. Bir süreliğine kapanan okullar, eğlence yerleri, küçük işletmeler ve daha büyük ve global çapta sanayi kuruluşlarının üretimde azaltıma gitmesi gibi faktörler sonucu gaz talebinde azalma ihtimalleri hesaba katılabilir. Önümüzdeki dönemde, fosil yakıtlara aşırı bağımlı bu küresel ekonominin; iklim değişikliğinden koronavirüs benzeri bir salgına kadar tüm olası kriz risklerine karşı koyabilmek için sadece petrol ve doğal gaza bağımlı olmayan yenilenebilir enerji gibi alternatiflere yönelim gösterebileceği söylenebilir. 

 

Koronavirüsün sektörümüze olan etkilerine baktığımızda ise zorlu bir sürecin bizi beklediğini belirtmek isterim. Sürecin başladığı ilk dönemde tedarik sorunu yaşamaya başladık. Jeotermal elektrik üreticileri olarak birçok başlık altındaki tedarikimizi Çin ve Avrupa ülkelerinden temin ediyoruz. Koronavirüs salgınının önce Çin’de, bugün ise Avrupa’daki yayılımı hali hazırdaki küresel tedarik zincirimizi olumsuz etkiledi. Hem tedarik zincirimizin kendisinden kaynaklı hem de ülkelerinde koronavirüs yayılımını engellemek üzere uygulanan önlemler nedeniyle gecikmeler, yıl başında hayata geçirilmesi planlanan ve çalışmaları devam eden projelerimizi durma noktasına getirdi. 

 

Yabancı ve yerli tedarikçilerimiz hem makine hem de malzeme temin sürelerini belirsiz bir tarihe erteledi. Finansmanı YEKDEM'e girecek şekilde çalışmalarına başlanan santrallerin, mekanizmaya göre en son Aralık 2020’de devreye girmesi gerekiyor. Oluşan bu mücbir sebep nedeniyle santrallerin özellikle yatırım finansmanı, fizibilitesi ve devreye alınamaması nedeniyle büyük yatırım mağduriyetlerinin doğacağını düşünüyoruz. Maruz kaldığımız tarihi belirsiz tedarikçi ertelenmeleri nedeni ile projelerimizin YEKDEM mekanizmasına yetişmesinde bir gecikme bekliyoruz. Örneğin 7 yeni JES bu süreçten olumsuz etkileniyor. Teslim edilemeyecek JES’ler için “Lisans Yönetmeliği”nde yer alan “mücbir sebep” durumunun kabul edilmesini ve belirlenen tarihin ötelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Diğer yandan bu süreçte çalışan santrallerimizde ilave kuyu yatırımları için izin süreçleri yavaşladı, devam eden yatırımlar ile ilgili ÇED-İmar gibi süreçler yavaşladı ve inşası devam eden santrallerde malzeme temini neredeyse durdu.

 

Mevcut durum geçene ve imalatçılar eski düzenlerine kavuşana kadar mevcut YEKDEM tarihinin, mücbir sebep nedeni ile en az 1 yıl uzatılması, yatırımcılarımızın en sağlıklı şekilde süreç yönetimini icra etmesini sağlayacaktır.  Alınacak “mücbir sebep” kararı, ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerinin tutturulmasına olumlu etki yapacak, sektörümüz ve ülke ekonomimiz açısından önemli bir adım olacaktır.

JESDER olarak gelecekten umutluyuz. Hep birlikte üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirip koronavirüs sürecinin üstesinden geleceğimizi düşünüyoruz. Pandeminin etkisini kaybetmesiyle birlikte küresel çapta enerji güvenliğinin önemini ve elektriğin burada oynadığı rolün ne kadar kritik olduğunu göreceğiz. 

 

Jeotermal enerji de bu süreçte önemli bir değer olarak ön plana çıkacaktır.  Son 10 yılda jeotermal enerji üretimi 100 katın üzerinde büyüme elde etti. Ama henüz mevcut potansiyelini kullanamıyor. Ülke geneline yayılan ve değişik sıcaklıklarda doğal çıkış yoluyla faal olan binin üzerinde jeotermal kaynağı göz önünde bulundurduğumuzda, enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmanın en temiz yolunun jeotermal kaynaklardan geçtiğini söyleyebiliriz.

 

Her yıl gerçekleştirdiğimiz istikrarlı yatırımlarla büyümemizi, ürettiğimiz değerleri arttırıyoruz. Dünyada toplam jeotermal enerji kurulu güç 15.400  MWe düzeyinde, Türkiye ise jeotermal enerjide 1526 MWe kurulu kapasitesi ile ABD, Endonezya ve Filipinler’in ardından 4'üncü sırada. Jeotermal enerji milli, sürdürülebilir ve karbon emisyonu çok düşük düzeylerde temiz bir kaynak fakat diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından farklı olarak keşfi ve işletilmesinde çeşitli risk ve zorluklar bulunuyor. Dolayısıyla devlet destekleri kritik önem taşıyor. Bu nedenle destek mekanizmasının jeotermal enerji üretimi alanında da devam etmesini talep ediyoruz. Bu talebimizi istememizin en büyük sebebi sürdürülebilir bir yatırımcı ortamı yaratmak. Destek mekanizması devam etmezse yatırımların birden kesilmesinden endişeliyiz. Zira yatırımların geri dönüş süreleri, keşif riski ve maliyetlerin artmasıyla son 10 yıl ortalamalarının üzerinde çıktı. Desteklerin sürmesi, jeotermal enerjide geleceğe güvenle bakmamızı, ülkemizin 2023 vizyonu çerçevesinde milli kalkınmamızda daha çok sorumluluk üstlenmemizi sağlayacaktır.

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

duyar vana-31