İmbat, 15.000’inci Cihazını Üretti TİKAV ve Akfen Yenilenebilir Enerji’nin projesi “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ödülü” aldı BoschTermoteknik, 2020 yılına motivasyon dolu bir giriş yaptı EN 12101-8 Sertifikalı, Şaft & Koridor Tipi, Çok Kanatlı Duman Kontrol Damperi LG Türkiye, İklimlendirme ve Enerji Çözümlerinde Bayilik Sistemine Ağırlık Verecek Mitsubishi Heavy’nin Ödüllü Airflex Kanat Teknolojisi ile Rüzgarsız Serinlik VENCO, TÜRKMENİSTAN'DAKİ PRESTİJLİ PROJELERE ÜRÜN TEDARİĞİNE DEVAM EDİYOR FERROLİ DİVACONDENS D PLUS KOMBİ YENİ ENERJİ YASASINA UYGUN (LOw NOx) SOSİAD, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ile Protokol İmzaladı ENERJİSA ENERJİ 2019’DABÜYÜME HEDEFLERİNİ AŞTI Bosch’un Orta Doğu bölgesindeki partneri Renergy, showroom açılışını gerçekleştirdi Wilo İleri Teknolojisi İle Geleceğe Yön Verecek Türk İklimlendirme Sektörü Kenya’da 300 Firma ile Buluştu DÜNYANIN İLK KATLANABİLİR GÜNEŞ PANELİ ÇATISINI NORD HAREKET ETTİRİYOR PANASONIC’TEN YANGINA KARŞI AKILLI KORUMA SİSTEMLERİ

KBSB YÖNETİM KURULU BAŞKANI AHMET CEVAT AKKAYA

BÜYÜYEREK GÜÇLENECEĞİMİZE İNANIYORUZ 

 

Sektörümüz Türkiye’de 20. yüzyılın başında faaliyete geçen ve hızlı gelişmesi 1950’lere dayanan bir sektör. Tecrübesi yüksek seviyede nitelendirebileceğimiz bir durumda. Türkiye’deki imalatçılar ürün kalitesi, servis yeterliliği, teknolojik altyapısı ile dünya ile rahatlıkla yarışabilen bir seviyede ve kendini ispatlamış bir durumda. Rakamlara baktığımızda özellikle ısıtma kazanları ve kombiler grubunda yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık ihracatımız var. Bunun yanında yaklaşık 150 milyon dolarlık ithalat söz konusu. Katma değeri yüksek ürünler, yerli hammadde, yerli iş gücü ve yerli makine parkı ile üretiliyor. Cari açığın azaltılması ve ülke ekonomisinin güçlenmesi yönünde ciddi katkı sunan bir sektörüz. Yapılan ithalatın daha da aşağı seviyelere indirilmesi mümkün. Bu da öncelikle biz üreticilere bağlı. Kendimizi daha iyi tanıtarak, Avrupa menşeili bir kazan firmasından daha alt seviyede üretim yapmadığımızı son kullanıcılara iyi ifade etmemiz gerekiyor. 

 

Tanıtım işin bir boyutu, diğer boyutu ise kamu alımlarındaki yersiz ithal ürün tercihleri. Bu konuda birtakım girişimlerimiz var. Özellikle son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmalar gösterdi ki yerli ürüne desteği kamu başta olmak üzere tüm platformlarda sağlamalıyız. 

 

Kazan imalatında, küçük kapasiteli kalorifer kazanlarını da dahil ettiğimizde 250 civarında üretici var.  İstihdam açısından 14 bine yakın çalışanı olan bir sektör. Endüstriyel ısıtma üretimi yapan firma sayısı yaklaşık olarak 50. Ağırlıklı olarak ev tipi (domestik) ısıtma sistemleri kazan imalatı yapan firma sayısı daha fazla. Bunun bir de kesişim kümesi var. Hem endüstriyel ve domestik kazan imalatı yapan 30 kadar firma var.

 

Aslında kritik olabilecek ve üst düzey teknoloji gerektiren ürün grubunu endüstriyel kazanlar oluşturuyor. Ülkemizde özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması gibi önemli ve kritik faaliyetlerde kendine yer edinebilecek bir sektör. Bu sektörün yıllık 50 milyon dolarlık bir ihracatı var. İthalat rakamları ise yıldan yıla çok değişkenlik gösteriyor. Özellikle enerji yatırımlarında bu kazanların ithalat rakamları fazla oynayabiliyor. Biz yerli kazanların elektrik enerjisi üretiminde değerlendirebilmesi için de uğraş veriyoruz. İyi noktaya geleceğimize inancımız yüksek. Bu konuda bizi en fazla uğraştıran konuların başında da ikinci el makine ithalatı geliyor. Mevzuat gereğince ülkeye sokulması yasak olan ürünler bir şekilde yurda sokulmaya devam ediyor. Bu kazanlar ekonomik ömrünü tamamlamış, insan ve çevre sağlığı için büyük risk taşıyan ürünler. Satışını yapana kadar müşteri yanlış bilgilendiriliyor ondan sonra hem gümrükte hem de bir şekilde yurda sokulabilirse kurulum sırasında alıcının çok büyük zarar görmesine sebebiyet veriyor. Buradan yatırımcıları özellikle tekrar bu konuda uyarmak istiyorum.

 

Sektör olarak odağımızda yurtdışı pazarları var. Üretim kapasitemizin ortalamada %30’unun ihracata yönlendiğini söylememiz mümkün. Ancak %80-%90 oranında ihracata yönelik faaliyet gösteren firmalarımız da var. Genel bir kural vardır, en fazla ticaret yapabileceğiniz ülkeler komşu ülkelerdir diye, sektör olarak kazan ve basınçlı kap alanında da yakın komşularımızla yaptığımız ticaretten kazanç sağlıyoruz. Dolayısıyla bölgemizde yaşanan sorunlar elbette ki bizlere de olumsuz yansıyor. Irak, Libya, Suriye, Mısır kazan sektörü açısından çok önemli ülkeler, oralarda yaşanan sorunlar bizleri doğrundan büyük ölçüde etkiliyor.  Alternatif pazarları sürekli olarak canlı tutmamız gerektiği gerçeğini aklımızda bulundurmamız gerekiyor. Ürünlerimiz dünyanın her yerinde ihtiyaç duyulan ve kullanılan ürünler olduğu için, değişen küresel şartlara göre aksiyon alma şansımız var. Afrika kıtasının tamamı ve Güney Amerika dikkatle izlediğimiz ve ümit vadeden pazarlar. 

 

Dikkat çekmek istediğimiz ve önem verdiğimiz en önemli konulardan bir tanesi de ürün güvenliğinin temini konusu. Bilindiği gibi kazanlar, özellikle de buhar kazanları basınçlı kaplar sınıfında tehlikeli ürünler olarak sınıflandırılmaktadır. Ülkemizde ne yazık ki fazla sayıda kazan patlamasından kaynaklanmış iş kazaları, can kayıpları ve ciddi manada maddi kayıpları yaşanıyor. Bu artık öyle bir hal almış ki herhangi bir tesiste bir patlama sesi duyulsa, bir yangın çıksa hemen daha ilk başta kazan patlaması diye tanımlanıyor, haberlerde de bu şekilde veriliyor. Kazan patlamaları gerçekten de çok önemli bir sorun, bu sorunun önüne geçmemiz şart, biz kazan patlamalarını ve yaşanan kazaların önlenmesinin şu ana başlıklarla halledileceğine inanıyoruz.

 

1- İmalat aşamasında güvenli ürün ortaya koymak

2- Yetkili ve ehil kişilerce kazanların kullanılmasını temin etmek

3- Periyodik bakımlarının yapılmasını sağlamak

4- Muayene ve denetimlerini doğru yapmak

 

Bu dört ana başlıktan 1. ve 2. başlıklar konusunda önemli mesafeler kaydettik, Sanayi Bakanlığı ürünlerin imalat aşamasından, pazara sunulması dönemine kadar olan kısımla ilgili aksiyon aldı, denetimlerini 2019 itibariyle sıkılaştırdı. Kazan operatörleri konusunda ise MYK ile ulusal yeterlilikleri hazırladık, yetkin kazan operatörlerinin taşıması gerektiği şartları derneğimiz öncülüğünde belirledik ve bu meslek standartları yayınlandı. Bu mesleklerle ilgili KBSB olarak eğitim faaliyetlerimizi de yürütüyoruz. Kazanların periyodik bakımlarının yetkili firmalarca ürün özelliklerine bağlı olarak mutlaka zamanında yapılması gerekmektedir. Bu ürünler patlama riski taşıdığı gibi aynı zamanda ciddi miktarda enerji harcayan ürünlerdir. Yıllık 10 milyar dolarlık bir enerji bu cihazlarda tüketilmektedir. Bakımları tam ve düzenli yapılan cihazlarda %10 verim artışı sağlanması kesindir. Dolayısıyla bu bakımların yaptırılması zorunludur. Bu saydığımız şartların, yani ürünün güvenliği, operatörün yetkinliği, cihaz bakımlarının sağlıklı olup olmadığının kontrolü ve muayenesi ise en kritik aşamadır. Bu aşamada devreye A-tipi muayene kuruluşları ve yaptırım gücü olan devlet-kamu mekanizmaları dahil edilmelidir. Bu kapsamda çok fazla detaya girmek istemiyorum ancak 4 yıldır sürdürdüğümüz bir PERİYODİK MUAYENE YÖNETMELİĞİ çalışması var. Öncelikle Sanayi Bakanlığı ile birlikte başlattığımız bu çalışmaya ÇSGB ve Çevre Şehircilik Bakanlıkları da dahil oldular, son aşamada bu işin yürütülmesi için ÇŞGB’nin ön planda olması durumu taraflarca kabul gördü. Ama henüz somut bir ilerleme ne yazık ki gerçekleştiremedik. Üzülerek ifade etmeliyim ki bu konuda adım atılmaması ciddi bir vebal getirmektedir. Her kazan patlaması sonrasında bir iki günlük gündem olmak, sonrasında unutulmak istemiyoruz. 

 

Diğer bir gündem konumuz ise YASSI ÇELİK ÜRÜNLERİ, bu konuda bir tane gözbebeğimiz   yerli üreticimiz var. Bu üreticimiz dünyadaki rakiplerine göre ve Türkiye’deki diğer imalat sektörlerine göre erişilemeyecek kapasite kullanım oranı (%98) ve çok yüksek Ebit oranlarıyla çalışıyor, bundan gurur duyuyoruz, açıkçası gözümüz de yok ama yassı çelik ürünlerinin imalatının ülkemizdeki kullanım kapasitesinin ancak %50 sini karşılayabildiği bir gerçek, yani ithal yassı çelik kullanmak zorundayız, dikkat çekmek istediğimiz konu yüksek katma değer yaratabilmemiz için gerekli olan bu hammaddeye erişim şartlarının iyileştirilmesi, gümrük oranının sıfırlanması, korumacı tedbirlerin gündeme alınmaması ve yüksek fiyatlardan biz makine imalatçılarının korunması talebimizdir.

 

Sektörümüzün sorunlarının çözümü, imalatçılarımızın dünya pazarlarında daha etkin olması adına, fuarlar ve sektör katalogları çalışmalarımız var, üyelerimizin bilgi seviyesini artırıcı özel eğitim organizasyonları yapıyoruz, ayrıca tüm platformlarda üyelerimiz ve sektör yararına faaliyetlerde bulunuyoruz. KBSB oldukça köklü ve etkin bir kuruluş, sektörümüzde faaliyet gösteren tüm firmaları çatımız altına bekliyoruz. Büyüyerek güçleneceğimize inanıyoruz. 

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

duyar vana-31