GENSED BAŞKANI HALİL DEMİRDAĞ, EPDK’NIN SON KARARINI DEĞERLENDİRDİ “SU YALITIMI DEPREME KARŞI KALKANDIR” Buderus’tan eski kombileri geleceğe kazandıran kampanya DAIKIN, NİHAT SIRDAR İLE BİNLERCE KİŞİYE ‘DOĞRU HAVAYI’ ANLATTI İSİB, Afrika pazarlarında emin adımlarla ilerliyor Her 2 Kişiden 1’inin Kliması Var GE Yenilenebilir Enerji, Türkerler Holding ve RT Enerji Türkiye’de 158 MW’lık Rüzgâr Santrali Kuracak The Business Booster, enerji geçişinin merkezine insanları yerleştiriyor Bosch Termoteknoloji, Türkiye genelinde Partner Program üyeleri ile buluşuyor PANASONIC’TEN TEKNOLOJİK ÇÖZÜMLER, DAHA KONFORLU OTELLER ODE YALITIM’DA ÜST DÜZEY ATAMA Baymak'tan Yetersiz Su Basıncına Lokal Çözüm Enerji Verimliliği, Geleceğin Yeni Sektörü ve Mesleği Olacak GF Hakan Plastik’den ihracatta her bölgeye özel çözümler Vaillant, Bursa ve Tekirdağ’daki yetkili satıcıları ile markanın gelecek vizyonunu konuştu

GÜNDER, TÜRKİYE’NİN GÜNEŞİNİ TEMSİL EDİYOR

GÜNDER, TÜRKİYE’NİN GÜNEŞİNİ TEMSİL EDİYOR

 

Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü – GÜNDER Yönetim Kurulu Başkanı Kutay Kaleli: "Son gelişmeler gösteriyor ki tüketici dostu kullanımı ile güneş enerjisi, depolama ve elektrikli araçlar sürdürülebilir geleceğin 3 büyük oyuncusu olacak."

 

Yenilenebilir enerji denilince ilk akla gelen kaynaklardan bir tanesi de güneş oluyor. Biz de güneş enerjisi sektöründeki mevcut durumu, gelişmeleri ve geleceğe yönelik planlamaları, bu konudaki en etkin kişilerden biri olan Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü - GÜNDER Yönetim Kurulu Başkanı Kutay Kaleli’ye sorduk.

 

Öncelikle ülkemizdeki güneş enerjisi sektörünün mevcut durumunu ve geleceği hakkındaki görüşlerinizi bize özetler misiniz?

 

Ülkemizdeki güneş enerjisi santrallerinin (GES) toplam kurulu gücü Mayıs 2019 sonunda 5.435 MW değerine ulaştı ve güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi, ülkemiz kurulu gücünde yüzde 5’i yakaladı. Şu anda kurulu gücün yaklaşık olarak yüzde 15’i çatılardan sağlanıyor. Solar termal sektöründe ise Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun en büyük üreticisi ve ihracatçısı konumundayız. Solar termal alanında çatılarda 20 milyon metrekare güneş kollektörü bulunuyor.

 

‘’KISA VE UZUN VADELİ PERSPEKTİFTE; GÜNEŞ ENERJİSİNDEKİ KURULU GÜCÜN; 2023 YILINDA EN AZ 14 GW, 2030 YILINDA İSE EN AZ 38 GW’A YÜKSELMESİNİ BEKLİYORUZ’’

 

Türkiye’nin fotovoltaik enerji üretim sektöründe geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz?

 

Güneş enerjisi kurulu gücünü 4 yılda 100 katına çıkaran ülkemiz, 2017 yılında dünyada güneş enerjisi kurulu gücünü en çok artıran beşinci ülke oldu. Güneş enerjisi istihdam verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 50 bin kişi güneş enerjisi sektöründe ve 3.000 montajcı termal güneş enerjisi alanında çalışıyor. Çatılardaki PV kurulumları için hazır bir bayii ve montajcı ağımız fazlası ile mevcut. Kısa ve uzun vadeli perspektifte; güneş enerjisindeki kurulu gücün, 2023 yılında en az 14 GW, 2030 yılında ise en az 38 GW’a yükselmesini bekliyoruz. 

 

Peki Dünya’da güneş enerjisi pazarının oluşumu ve gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Son 10 yılda küresel enerji sektöründeki ilerlemeye, hızla artış gösteren rüzgar ve güneş kaynaklı elektrik üretimi öncülük ediyor. 2018 yılında, yenilenebilir kaynaklara talep yüzde 4 artarak küresel enerji talebindeki büyümenin neredeyse dörtte birini oluşturdu. Küresel elektrik talebindeki bu hızlı büyüme ile birlikte nihai enerji tüketiminde elektriğin payı yüzde 20’ye ulaştı. SolarPower Europe 2018 yılında yeni eklenen küresel elektrik üretim kapasitesinde güneşin payını 102 GW ile ilk sırada açıkladı. Birincil enerji talebindeki büyümenin yarısından sorumlu olan elektrik talebindeki büyümeye en büyük katkıyı yenilenebilir enerji kaynakları sunuyor. Ancak, yenilenebilir enerji kaynaklarındaki bu büyüme, küresel elektrikteki talep artışını karşılamak için henüz yeteri kadar hızlı değil.

 

‘’MALİYET DÜŞÜŞLERİ, TÜM ÜLKELER İÇİN DÜŞÜK MALİYETLİ BİR İKLİM VE DEKARBONİZASYON ÇÖZÜMÜOLARAK YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINI İŞARET ETMEYE DEVAM EDİYOR’’

 

Güneş enerjisi projeleri, ülkeler bazında ne tür farklılıklar gösteriyor?

 

Öncelikle, güneş enerjisi dahil yenilenebilir enerji teknolojilerinde azalan maliyetlerin altını çizmemiz gerekiyor. Küresel ağırlıklı ortalama elektrik maliyeti, en fazla yoğunlaştırılmış güneş enerjisi (CSP) için yıllık %26 düşüş gösterdi. Biyoenerji %14, fotovoltaik (PV) ve kara rüzgarı %13, hidroelektrik %12, jeotermal ve açık deniz rüzgarı ise %1 maliyet düşüşü görülen diğer alanlar oldu. Bu maliyet düşüşleri, tüm ülkeler için düşük maliyetli bir iklim ve dekarbonizasyon çözümü olarak yenilenebilir enerji kaynaklarını işaret etmeye devam ediyor. Çalışmalar, 2020 yılında devreye alınacak olan küresel çapta kara tipi rüzgâr santrallerinin dörtte üçü ve güneş enerjisi santrallerinin beşte dördü ile kömür, petrol veya doğal gaz yakıtlı en ucuz yeni tesislerden bile daha düşük fiyatlı elektrik sağlanabileceğine işaret ediyor.

 

Güneş enerjisindeki son gelişmeler nelerdir?

 

Yenilenebilir enerjide düşen yatırım maliyetlerinin yanında geleceği belirleyecek ana konu depolama teknolojileri olmaya devam edecek. Enerji depolama ve elektrikli araç altyapısı da dahil olmak üzere, yeni enerji teknolojilerine yapılan karbon nötr yatırımlarda sürekli bir büyüme öngörüyoruz. Son gelişmeler gösteriyor ki tüketici dostu kullanımı ile güneş enerjisi, depolama ve elektrikli araçlar sürdürülebilir geleceğin 3 büyük oyuncusu olacak.

 

Türkiye’de güneş enerjisi üzerine araştırma yapan kurum ve kuruluşlar yeterli mi?

 

Türkiye'de güneş enerjisi pazarı, üretimden kuruluma destek ve farkındalık yaratarak çok hızlı büyüyor. Bu kapsamda araştırma yapan ve çalışmalar gerçekleştiren kişi ve kurumların artması için biz de elimizden gelen desteği sunmaya devam ediyoruz. Pazar hızlanırken toplumun her kademesinden sağlanan ve sürekli artan destek ile her boyutta gelişme sağlanıyor. GÜNDER olarak, sadece güneş alanında değil sağlıklı bir pazar gelişimi için bilgi akışını kolaylaştırmaya yönelik yenilenebilir enerji, iklim değişikliği ve çevre alanlarında sayısız sivil toplum kuruluşu, akademi ve kamu paydaşı ile ortak projeler ve çalışmalar gerçekleştirmeye devam ediyoruz. 

 

‘’YENİLENEBİLİR ENERJİ İSTİHDAM ARTIŞINDA EN BÜYÜK PAY SAHİBİ BUGÜN FOTOVOLTAİK SEKTÖRÜDÜR’’

 

Güneş enerjisi sektörüne yapılan/yapılacak yatırımların hem ülke ekonomisi hem de çevreye faydaları hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

 

Güneş enerjisi yatırımlarının faydalarını çevresel ve ekonomik olarak özetlersek; 

Güneş, temiz, çevreye ve canlılara zararsız, atık içermeyen, barışçıl bir enerji kaynağıdır. Petrol, doğalgaz, uranyum ve kömürün aksine, hiçbir zaman güneş savaşları yaşanmamıştır. Güneş enerjisi, havanızı kirletmeyen, sürdürülebilir, etkin ve çevre dostu, yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Güneş enerjisi gürültü ve görüntü kirliliğine neden olmamaktadır. Tüm yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı hava, su ve toprak kalitesinin korunmasına ve doğal dengenin sürdürülmesine yardımcı olmaktadır. Güneş Enerji Sistemleri sessiz, dumansız ve zararsızdır. Güneş panellerinin geri dönüşümü de mümkündür. Güneş enerjisi kullanımı için herhangi bir yakıta ihtiyaç duyulmaz. Emniyetli ve güvenilir sistemlerdir.  Tüm yenilenebilir enerji iş kollarında olduğu gibi yeni iş imkânları da yaratır. 2017 yılında 10,3 milyon olan yenilenebilir enerji küresel istihdamı, 2018 yılında 11 milyona ulaştı. Yenilenebilir enerji istihdam artışında en büyük pay sahibi bugün fotovoltaik sektörüdür.

 

Çevresel açıdan konuya baktığımızda, güneş panelleri, uzun süreli garantilere ve kullanım ömrüne sahip, sağlam ve güvenilir ürünlerdir. Güneş enerjisinden elde edilen elektrik, üretildiği yerde tüketildiği zaman, uzun mesafeden kaynaklanan iletim kayıpları oluşmaz.  Üretilen enerjinin fazlası şebekeye satılarak ek gelir elde edilebilir. Güneş her sabah doğar, akşam batar. Bu süre içerisinde kullanacağınız tüm enerjiyi üretebilirsiniz. Depolama sayesinde fazla ürettiğini elektriği ihtiyacınız olduğu zaman 7/24 kullanabilirsiniz. Off-grid (Şebekeden bağımsız sistemler) ile elektrikten yoksun olan dünyanın herhangi bir bölgesinde elektrik üretilebilir. Güneş enerjisi sistemleri, ışınım yeterli olduğu sürece, bulutlu havalarda bile elektrik üretebilir. Gereken enerji her yerde, her bölgede ve her mevsimde bulunabilir.

 

‘’TÜRKİYE'DE ÇATI TİPİ GÜNEŞ ENERJİSİ SİSTEMLERİNİN GELECEĞİNİ KURGULAYAN ANA TEMA OLARAK GÖRÜLMELİDİR’’

 

Güneş enerjisi ile ilgili uygulamaya alınan son yönetmelik değişiklikleri ile sektörde ne gibi gelişmeler olacak?

 

Enerji tüketicilerinin aynı zamanda enerji yatırımcısı olmasının önünü açan aylık mahsuplaşma yönetmeliğini de içeren “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği” sayesinde, çatı tipi uygulamalarını etkin ve verimli kılacak olan mahsuplaşma süresinin aylık olarak belirlenmesi, Türkiye'de çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinin geleceğini kurgulayan ana tema olarak görülmelidir. Güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi yapabilecek atıl haldeki çatı, cephe gibi alanlar değerlendirilecek, üretim ve tüketim noktası aynı olmak şartıyla mevcut "Bağlantı Gücünü" aşmamak üzere, güneş santrali kurulabilecek. Yönetmelik ile artık güneş enerjisi uygulamalarının sadece çatı ve cephe uygulaması olarak gerçekleştirilebileceği belirlendi. İşletmeler ya da vatandaşlar artık lisans alma ya da şirket kurma zorunluluğu olmadan daha fazla elektrik üretebilecek ve bunu da çatı ve cephe uygulamaları ile yapabilecek.

 

Bunun ülkemiz için ne ifade ettiğini dünyadan örnekler ile anlatmaya çalışalım. Ülkelerin çatı üstü uygulamalarına bakıldığında tüm dünyada hızlı gelişmelerin yaşandığı görülmektedir. Örneğin, Hindistan’ın 2020 yılında çatı üstü solar panellerden elde edilen enerjisinin 40 GW kapasiteye ulaşması beklenmektedir. Almanya ise 2030 yılında yüzde 100 oranında yenilenebilir enerji kaynağını kullanmayı hedeflerken, 10 yıllık planlamasına göre 42 GW solar çatı kapasitesi oluşturmayı planlamaktadır. Almanya’dan 1,5 kat daha fazla güneşlenme süresine sahip olan Türkiye için ise 2023 hedefi toplam 5 GW olarak belirlenmiştir. Türkiye’deki çatıların doluluk oranının Almanya’dan daha düşük olduğu göz önünde bulundurulduğunda, ülkemizin çatı üstü uygulamalarında henüz hayata geçirmediği yüksek bir potansiyeli olduğu netlik kazanmaktadır. 

 

Çatılarımızın güneş enerjisi potansiyeli hesaplanırken sadece çatı alanına bakmak elbette yeterli olmayacaktır. Bunun yanında, mevcut şebekelerin güneş enerjisi bağlantılarını kaldırabilme kapasitesi, tüketicilerin gelir seviyesi, kredibilitesi ve ilgili politikaların güneş enerjisi kurulumu için koyduğu hedefler de çatılarda güneş enerjisi kurulmasını etkileyen önemli parametreler olmaya devam edecektir.   

 

Bize YEKA-3 ihaleleri ile alakalı bilgiler verebilir misiniz?

 

Bilindiği üzere, YEKA-1 bin megavat olarak yapıldı, YEKA-2 iptal edildi. Şimdi YEKA-3 kapsamındaki proje kapasiteleri daha küçük miktarlarda olacak. Türkiye'nin en doğusundan batısına 35-40 ilde, kapasiteleri 10 ila 50 megavat arasında değişecek kurulumlar için ihalelerin bu yıl içinde yapılmasını bekliyoruz. Üçüncü çeyreğe sarkmayacağını düşünüyoruz. Bu şekilde küçük kapasiteleri yatırımcılar kendi öz kaynaklarıyla hayata geçirebilirler. YEKA-3 kapsamında her yatırımcı kendi arazisini bulacak ve diğer süreçlerini tamamlayacak. Bu süreçler zaman aldığı için projelerin tamamlanması 1,5-2 yıl sürerek 2021'i bulabilir.

 

‘’GÜNDER OLARAK, ANA HEDEFİMİZ HER ZAMAN SEKTÖRÜMÜZÜN BİLİNİRLİĞİ VE GÖRÜNÜRLÜĞÜ İÇİNÇALIŞMAK’’

 

GÜNDER olarak firmaları, güneş sektörünü geliştirmek adına yatırıma yöneltmek ve güneş enerjisi kullanımının yaygınlaştırılması için farkındalık yaratmak adına ne gibi adımlar atıyorsunuz?

 

Güneş enerjisi politikalarının geliştirilmesinde öncü sivil toplum kuruluşu olmanın verdiği ağırlık ile faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. GÜNDER olarak, ana hedefimiz her zaman sektörümüzün bilinirliği ve görünürlüğü için çalışmak. Bu yıl yine ulusal ve uluslararası etkinliklerde Türkiye’nin güneşini temsil edeceğiz. İtalya, Almanya ve Belçika gibi Avrupa’daki duraklarımızın yanı sıra ülkemizin öncü enerji sektörü etkinliklerinde güneş enerjisi dostlarımız ile buluşacağız. Yürütmekte olduğumuz 10’a yakın proje ile sadece güneş enerjisine değil, istihdama, iklim hedeflerine ve çevreye katkı sunma mücadelemiz de hız kesmeden sürüyor. Son 2 yılda, güneş enerjisi çatı sistemlerine yönelik eğitimlerimiz ile yaklaşık 2000 kişiye ulaştık. Artık saha kurulumları değil; çatıya yönelik eğitim müfredatın temelini oluşturuyor. Eğitimleri, sadece kurulum açısından değil, farkındalık yaratmak noktasında da değerlendiriyoruz. Yenilenebilir enerji öğrencilerinin yeterliliklerinin arttırılarak sektörde istihdamın artırılmasına yönelik olarak, Millî Eğitim Bakanlığı ile Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü imzaladık. Bunun dışında, bu alanda eğitim veren yüksekokullar, endüstri meslek liseleri ve dershanelerinin eğitimlerine yardımcı malzemelerin sağlanması ve müfredatlarının uyumlaştırılması ile ilgili çalışmalarımız var. 

 

‘’2018 YILINDAKİ EĞİTİM FAALİYETLERİMİZ İLE YAKLAŞIK 1000 KİŞİYE ULAŞTIK’’

 

Biraz da gerçekleştirdiğiniz eğitim programlarınızdan ve bu eğitimlerin sağladığı faydalardan bahseder misiniz?

 

2018 yılındaki eğitim faaliyetlerimiz ile yaklaşık 1000 kişiye ulaştık. Artık saha kurulumları değil; çatıya yönelik eğitim müfredatın temelini oluşturuyor. Eğitimleri, sadece kurulum açısından değil, farkındalık yaratmak noktasında da değerlendiriyoruz. 2019 yılı içerisinde de belirlenecek dönemlerde sektörel bilgilendirme toplantılarına ve eğitim çalışmalarımıza devam ediyoruz.

 

Peki eğitim kurumları ile çalışmalarınızı nasıl planlıyorsunuz? Öğrencileri de bilgilendirmek adına, okullarda yenilenebilir enerji üzerine paneller düzenliyor musunuz?

 

Yenilenebilir enerji istihdamın artırılmasına yönelik olarak, Millî Eğitim Bakanlığı ile Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü imzaladık. Ayrıca, güneş enerjisi alanında Mesleki Yeterlilik Merkezi kurma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun dışında, bu alanda eğitim veren yüksekokullar, endüstri meslek liseleri ve dershanelerin tefrişatı veya eğitimlerine yardımcı malzemelerin sağlanması ve müfredatlarının uyumlaştırılması ile ilgili de pek çok çalışmamız var.

 

Derneğinizin önümüzdeki dönem hedefleri nelerdir?

 

Son dönemde, paydaşlarımız ile birlikte güneş enerjisinin yanı sıra iklim politikalarına ve çevreye yönelik projeler ile sürdürülebilirlik teması üzerine yoğunlaştık ve yakın zamanda başlayacak projelerimizi duyuracağız. 2019 yılında ülkemizin güneş enerjisinde yenilenen yol haritasını da yine SOLARENA etkinliğimizde açıklayacağız. Türkiye’nin sektörü ve akademiyi birleştiren uluslararası güneş enerjisi etkinliği olan SOLARTR Konferans ve Sergisi için de hazırlıklarımıza başladık. Yaygın süreli yayınımız olan sektörün dergisi GÜNDERGİ ve güneş enerjisi haber portalımız Solar.ist üzerinden de medya çalışmalarımıza ve sosyal medya üzerinden güneş enerjisine yönelik farkındalık yaratan paylaşımlarımıza devam ediyoruz.

 

‘’GÜNEŞ ENERJİSİ ENDÜSTRİMİZ İÇİN ÖNGÖRÜLEBİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR PİYASAYA SAHİP OLMAK BU İŞİN ANAHTARI’’

 

İlave etmek istediğiniz bir konu var mı?

 

2019 yılında binlerce kişinin istihdam edildiği, sürekli büyüyen, devamlı gelişen ve ihracat yapmayı planlayan bir güneş enerjisi sektörü için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Güneş enerjisi endüstrimiz için öngörülebilir ve sürdürülebilir bir piyasaya sahip olmak bu işin anahtarı. 

 

Katılımınızdan dolayı çok teşekkür ediyoruz…

 

Güneş enerjisi sektörümüze gösterdiğiniz ilgi için bizler de teşekkür ederiz.

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

ingas-8