Elektrik piyasasında küresel işlem değeri 2018’de 256,3 milyar $ ile rekor kırdı DemirDöküm, Ramazan’da 9 ilde bin 200’ü aşkın paydaşıyla buluştu ICSG İstanbul’a yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi Schneider Electric İş Ortakları Pano Partner Günleri’nde Buluştu Vaillant Türkiye, “Yönetim ve Strateji” konusundaki deneyimlerini Mülkiyeliler ile paylaştı Kırıkkale Üniversitesi’nden AFS’ye Teknik Gezi DAIKIN KLİMALARINIZI YAZA HAZIRLIYOR DemirClub ayrıcalıkları Aiolos Air yenilikçi çözümleri ile faaliyete geçti Baymak Ürün Eğitimi Fatsa’da Gerçekleşti Fronius Solar Energy, Intersolar 2019 fuarına başarıyla katılım sağladı Smart Energy son teknoloji panellerini Intersolar’da tanıttı Baymak, Geleceğin Mühendislerini Ağırladı “TÜRKİYE’NİN ENERJİ SİSTEMİ MASAYA YATIRILDI” Social Media Awards’tan Buderus’a ödül

İZOCAM “MULTİ KONFOR BİNALAR YÜZDE 90 ENERJİ TASARRUFU SAĞLIYOR”

İZOCAM MULTİ KONFOR BİNALAR YÜZDE 90 ENERJİ TASARRUFU SAĞLIYOR”

 

Yalıtım konusunda Türkiye, gelişmiş ülkelerin gerisinde. Ülkemizde yalıtım malzemesi tüketimi yıllık kişi başına 0,2 m³ iken Avrupa’da 0,7 m³  yıllık yalıtım tüketimi bulunuyor.

 

Ülkemizde yalıtım kullanımı nüfus ve mevcut konut stoku ile karşılaştırıldığında oldukça düşük bir seviyede bulunuyor. Türkiye’deki 2018 sonu itibariyle, 9,5 milyonun üzerindeki bina stokunun iyimser bir tahminle sadece yüzde 15,8’i TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kurallarına uygun yalıtılmış durumda… Bu rakam 24,2 milyon üzerindeki mevcut konut sayısında yüzde 33’ünü kapsıyor. 10 yıl öncesine baktığımızda toplumun yalıtım bilincinde önemli bir artış olduğunu görüyoruz ancak daha alınacak çok yol olduğu da bir gerçek.

 

Yalıtım konusunda gelişmiş ülkelerin gerisindeyiz, ülkemizde yalıtım malzemesi tüketimi yıllık  kişi başına 0,2 m³ iken Avrupa’da 0,7 m³ yıllık yalıtım tüketimi bulunuyor. Durgun bir pazar olan Amerika’da halen kişi başına 1 m³ yalıtım tüketimi var ve pazar büyüklüğü için de yaklaşık 260 milyon m³’lerden söz edebiliriz.

 

Türkiye’ye baktığımızda 2018 yılında enerji hammaddeleri ithalatı %15,6 artışla 43 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Son 10 yılda enerji ithalatımızın ülke ekonomisine bedeli 439 milyar dolar. Tükettiğimiz enerjinin dörtte üçünden fazlasını dışarıdan ithal ediyoruz. Bu düzeyiyle toplam ithalat içinde %19,3 payı olan enerji ithalatı, 55 milyar dolarlık 2018 yılı dış ticaret açığının en önemli kısmını oluşturuyor. Cari açığı daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide aşırı dışa bağımlılığımızı azaltmak için enerji verimliliği ve uygulamaları şart. Bu da gelecekte sektörün çok fazla büyüyeceği anlamına geliyor. 

 

Isınma maliyetlerinin enerji fiyatlarına bağlı olarak artış gösterdiği bu dönemde yeşil bina ve sıfıra yakın enerjili ev tasarımlarının yaygınlaştırılması ile enerji ihtiyacının minimuma indirilmesi giderek daha önemli hale geliyor. Bu noktada da yalıtım ve tasarımdan uygulamaya yenilikçi sürdürülebilir yaklaşımlar devreye giriyor.

 

İzocam olarak bu kapsamda yapılarda etkin olmayan, eski, konforsuz teknolojilerin yerine yüksek etkinlikte, yeni, konforlu teknoloji içeren, enerji ihtiyacını ve kullanımını en aza indirgemek için çeşitli çalışmalar gerçekleştiriliyoruz. Sıfıra yakın enerjili ev kavramından türemiş ve biyo iklimsel tasarımı hedefleyen, sürdürülebilir, ekolojik, ekonomik ve sosyal etmenleri göz önünde bulunduran “Multi Konfor Binalar”, yüksek enerji tasarrufuyla birlikte azami ısıl konforu sunuyor. Kusursuz akustik ve görsel konfor, kaliteli iç ortam havası, yangın korunumu ve güvenliği sağlayan hem iç mekânlarda hem de dış mekânlarda son derece esnek tasarım çözümleri barındırabilen Multi Konfor Binalar en az % 90 enerji tasarrufu hedefliyor. Bu binalar, Türkiye gibi enerjisinin dörtte üçünden fazlasını ithal etmekte olan ülkelerde dışa bağımlılığı azaltıcı katkılar sağlıyor.

 

Özellikle çarpık yapılaşma içindeki niteliksiz konut stokunun hızla ve güvenli yenilenmesi, etkin enerji verimliliği sağlanması, sağlıklı çevre ortamına kavuşulması açısından kentsel dönüşümü önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Kentsel dönüşümde yapılacak binaların enerji tüketimlerinin daha fazla sınırlandırılması; AB’nin 2020 hedefleri gibi Türkiye’nin de İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı ve Enerji Verimliliği Strateji Belgesindeki hedeflerini destekleyecek, yenilikçi uygulamaların yaygınlaşmasını sağlayacak. Bu çerçevede kentsel dönüşümün en etkin ve verimli şekilde kullanılması gerekiyor. Isı ve ses yalıtımlı, enerji verimliliği yüksek, yangın güvenliği sağlanmış yeni binaların inşa edilmesi enerji tüketimini sınırlandıracak. 

Mevcut binalar için “binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde EKB (Enerji Kimlik Belgesi) düzenlenmiş olması şartının aranmasına” ilişkin uygulama zorunluluğunun 1 Ocak 2020’ye ertelenmesinin ise, enerji verimliliği uygulamalarının sahada gelişimini geciktireceği görüşündeyiz.  

 

Düşük karbon ekonomisine geçişte Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı 2017-2023 de çok önemli. Kamu binalarında enerji verimliliğinin artırılması için yıllık hedeflerin tanımlanması, belediyelerin enerji verimliliğine ilişkin fırsatları belirlemesi ve önlemleri uygulaması, bina sektöründe ısı yalıtımı ile enerji verimliliğinin artırılması için son kullanıcıların bilinçlendirilmesi, doğrudan ya da dolaylı olarak desteklenmesi ve yükümlülükler getirilmesi, Enerji Kimlik Belgesi düzenlenmesine yönelik teknik ve idari kapasitenin geliştirilmesi ve bilinçlendirme çalışmaları yapılarak mevcut binalarda enerji kimlik belgesi sahiplik oranının artırılması, sürdürülebilir yeşil binalar ile yerleşmelerin sertifikalandırılması ve çevresel etkileri kapsayan yeşil sertifika kullanımının yaygınlaştırılması, mevcut durumda yeni ve satın alınacak/kiralanacak binaların C olan asgari enerji performans sınıfının B veya A sınıfına yükseltilebilmesi için yapılacak yatırımların özendirilmesi, bina sahiplerine doğrudan ya da dolaylı destekler sağlanması, Enerji verimliliği önlemleri için gerekli yatırımların tasarruflar ile karşılanmasına olanak sağlayan Enerji Performans Sözleşmeleri (EPS) kullanarak kamu binalarında enerji verimliliği yatırımlarının artırılması, KOSGEB tarafından KOBİ’lere uygulanan etüt desteğinin kamu dışındaki belirli büyüklüklerdeki etüt yaptırma zorunluluğu bulunmayan ticari ve hizmet binalarında da uygulanacak şekilde genişletilmesi, enerji verimliliği projelerinin destekler veya düşük faizli kredilerle uygulanmasının yaygınlaştırılması, sektör işbirlikleri ile her bir sanayi alt sektöründeki enerji yoğunluklarının en az %10 oranında azaltılması, verimlilik artırıcı proje uygulama süreçlerinin iyileştirilerek tasarruf potansiyeli yüksek olan projelerin desteklenmesi enerji verimliliği sektörü için önemli kaldıraç vazifesi görecek. 

 

Bir başka konu da BM’ye sunulan Ulusal Katkı Beyanı (NDC) hedefleri. Bu hedeflere ancak yalıtım ile ulaşılabilir. Beyanda yeni yapılan konut ve hizmet binalarının Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği’ne uygun şekilde, enerji etkin olarak inşa edilmesinin gerekliliği yer alıyor. Diğer yandan binalarda Enerji Kimlik Belgesi oluşturularak sera gazı salımlarının kontrol altında tutulması ve enerji tüketimlerinin yıllara bağlı olarak azaltılması zorunluluğu da vurgulanıyor. NDC beyanında yeni ve mevcut binaların enerji verimli hale getirilmesinde vergi azaltımı, kredi gibi teşvik kanallarının geliştirilmesi gerekliliği ise bir kez daha hatırlatılıyor. NDC’de yer alan hedeflere ulaşılması için yeşil bina, pasif ev, sıfır enerjili ev tasarımlarının yaygınlaştırılması ile enerji ihtiyacının minimuma indirilmesi önem taşıyor. NDC’nin Binalar ve Kentsel Dönüşüm bölümünde yer alan pasif evlere ulaşılması sadece doğru tasarım ve kalın yalıtım uygulaması ile mümkün olabilecek. 

 

Tesisat yalıtımı, enerji tasarrufunda bina yalıtımı kadar önemli

Türkiye’de yalıtım deyince öncelikle binaların iç ve dış yalıtımlarının akla geliyor ancak tesisat yalıtımı da en az bina yalıtımı kadar önemli. Binalardaki ısıtma ve soğutma tesisatlarının yalıtılması, mekanların çok daha kolay ve hızlı bir şekilde iklimlendirilmesini, istenen sıcaklığa ve konfor şartlarına hızlı ulaşılmasını sıcaklığın uzun süre korunmasını mümkün hale getirerek enerjide yüzde 50’yi aşan oranda tasarruf sağlıyor.  

 

Tesisat yalıtımı yapılmış olan binalarda örneğin kış aylarında yanan kalorifer kazanından binaya dağılan borulardaki sıcak su, dairelere ulaşana kadar sıcaklığını ve dolayısıyla enerjisini koruyor. Aksi durumda ise, daireye ulaşana kadar borulardaki sıcaklık düşüyor, daire geç ısınıyor ve dönüş borusundaki su daha fazla soğuduğu için kazanın bunu tekrar ısıtması için daha fazla yakıt (enerji) harcaması gerekiyor. Borulardaki sıcaklığın belli bir derecenin altına düşmesi de kazanın verimliliğini düşürüyor. Borulardan geçen su sıcaklığının korunması ise ancak yalıtım sayesinde sağlanıyor. 

 

Türkiye’de son dönemde kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen binalarda tesisat yalıtımı daha yaygın olarak kullanılıyor. Ancak tesisat yalıtımı uygulamak için binanın yeni inşa ediliyor olması gerekmiyor. Binalarda tesisat yalıtımı sonradan da bakım onarım çerçevesinde yapılabiliyor. 

 

Tesisat yalıtımında genellikle Camyünü Prefabrik Boru ve Vana Ceketi ile yapılan yalıtımlar kolaylıkla uygulanabiliyor ve geri ödeme sürelerini de kısaltıyor. Kalorifer tesisatlarında en etkili çözümü İzocam Camyünü Prefabrik Borular sunuyor. Camyünü malzemeler yanmaz olması ve sıcaklık yükseldikçe performansından ödün vermemesi nedeniyle en etkin tesisat yalıtımı ürünleri olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra tesisatlarda vanaların yalıtılması amacıyla kullanılan İzocam vana ceketleri de beklentilerin çok üzerinde çözümler üretiyor. Vana ceketlerinin esneklik özelliği ve kolay uygulanabilirliği bakım sırasında da büyük avantajlar sağlıyor.

 

Tesisat yalıtımı uygulamalarının işinin ehli ve alanında uzman kişilerce yapılması dikkat edilmesi gereken hususlar arasında yer alıyor. Çünkü tesisatta ve ekipmanlarda açıklık bırakılmaması, boruların ekipmanlarının ve vanaların tamamının yalıtılması gibi teknik detaylar ancak bu işin uzmanları tarafından uygulanabilecek işlemler. Boruların uygun kalınlıklarda yalıtılabilmesi için montajı yapan ustaların konu hakkında bilgilendirilmeleri de önem taşıyor. Boruların montajlarının birbirlerine, duvara veya tavana çok yakın yapılmaması gerekiyor.

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

ICCI Yeni-3