Her 2 Kişiden 1’inin Kliması Var GE Yenilenebilir Enerji, Türkerler Holding ve RT Enerji Türkiye’de 158 MW’lık Rüzgâr Santrali Kuracak The Business Booster, enerji geçişinin merkezine insanları yerleştiriyor Bosch Termoteknoloji, Türkiye genelinde Partner Program üyeleri ile buluşuyor PANASONIC’TEN TEKNOLOJİK ÇÖZÜMLER, DAHA KONFORLU OTELLER ODE YALITIM’DA ÜST DÜZEY ATAMA Baymak'tan Yetersiz Su Basıncına Lokal Çözüm Enerji Verimliliği, Geleceğin Yeni Sektörü ve Mesleği Olacak GF Hakan Plastik’den ihracatta her bölgeye özel çözümler Vaillant, Bursa ve Tekirdağ’daki yetkili satıcıları ile markanın gelecek vizyonunu konuştu GF Hakan Plastik’te eğitimler son hız Dünyanın En Büyük Sismik İzolatörleri Acrefine Tarafından Üretiliyor ENERJİSA DAĞITIM ŞİRKETLERİNE COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ PROJESİ İLE BİR ÖDÜL DE ESRI’DEN İklimlendirme ihracatında artış trendi devam ediyor Arçelik 518 buluşcusuna Ödül Vererek Yeniliği Desteklemeye Devam Etti

KADIN, SON DERECE GÜÇLÜ, PRATİK VE DENGELEYİCİ

KADIN, SON DERECE GÜÇLÜ, PRATİK VE DENGELEYİCİ
 
Form Şirketler Grubu Operasyon Koordinatörü Özden Korun:
“Tüm sektörler artık kadının daha aktif roller üstlenmesi yönünde evriliyor ve olumlu bir değişimden geçiyor.”
 
RÖPORTAJ | NÜKTE KURTCU
 
 
 
■ Sektörün içinde bulunduğunuz süre boyunca “kadın çalışan” olarak yaşamış olduğunuz pozitif/negatif yaklaşımlardan kısaca bahseder misiniz?
 
İklimlendirme sektöründe uzun süredir aktif çalışan bir kadın olarak diğer erkek egemen sektörlerle kıyaslandığında bu sektörde kadın ve erkek eşitliğine diğerlerinden daha fazla hassasiyet gösterildiğini gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Normalde erkek egemen bir sektör olarak algılanmasına rağmen iklimlendirme alanında kadınlar büyük rol oynuyor. Kadınların özellikle eğitim süreçlerinden itibaren sektöre dahil olması itibariyle de iklimlendirme alanında daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak başta iklimlendirme sektörü olmak üzere birçok alanda kadın işi, erkek işi gibi ayırıcı kavramlar artık çok geride kaldı. 
 
“MAALESEF TÜRKİYE’DE KADININ HAYATI HEP ZOR’’
 
■ Bizim sektör ile diğer sektörleri karşılaştıracak olursak, kadınlar her sektörde aynı zorluklarla mı boğuşuyor? 
 
Maalesef Türkiye’de kadının hayatı hep zor. Ülkemizde kadınlar kalıplar içinde yaşıyor ve maalesef kadın yalnızca işte değil evde de kendinden beklenen birçok farklı işlevi yerine getirmekle yükümlü görülüyor. Bizim sektörümüzde ise ofislerde çalışanlar için değil belki ama sahada çalışanlar için iş hayatı biraz daha zor geçiyor. Günümüzde bu kalıplar eğitim seviyesinin giderek artması, bu alanda ciddi bir bilincin oluşması gibi faktörlerin de etkisiyle yavaş yavaş ortadan kalkıyor ancak hala erkek egemen toplum ve buna bağlı olarak erkek egemen bir iş hayatı yaklaşımı söz konusu. Her sektörde aynı zorluklar olduğunu düşünmüyorum ama belirttiğim gibi erkek egemen bir sektörün temsilcileri olarak bu zorluklara daha fazla maruz kaldığımızı düşünüyorum. Bu durum eğitim ya da perakende gibi sektörlerde şu an için biraz daha dengelenmiş durumda. 
 
“Erkek egemen” olarak bilinen iklimlendirme sektörünün biz kadınlara bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
 
Bahsettiğim gibi, aslında tarihsel olarak bakıldığında biz erkek egemen bir sektörde var olmaya çalışan kadın çalışanlarız. Ancak diğer pek çok erkek egemen sektöre göre eğitim seviyesi yüksek ve bilinçli bir çalışan yapımız var. Mühendis ve ağırlıkla teknik eğitim almış kişilerden oluşan bu yapı ile çalışmak hayatımızı bir nebze de olsa kolaylaştırıyor. Dolayısıyla kadın çalışanı “kadın” dan çok “birey” olarak görme eğilimi bizim sektörümüzde bence daha fazla ağır basıyor. Bunu da büyük bir şans olarak görüyorum.
 
“KADININ POZİTİF, PRATİK VE ÇÖZÜM ODAKLI BAKIŞ AÇISINI FİRMAMIZA EN İYİ BİÇİMDE YANSITTIĞIMIZA İNANIYORUM.”
 
Form Şirketler Grubu’nun bu konuya yaklaşımı genel olarak çok olumlu görünüyor. Form’un bu konudaki yaklaşımından biraz bahseder misiniz?
 
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki Form bir aile şirketi ve kurucusu olan Korun ailesinde “kadın ya da erkek” olmaktan öte “birey” olmak hep ön planda tutuluyor. Form bu konuda gerçekten önemli bir alt yapıya sahip. Kurucumuz Bedi Korun Türkiye’nin ilk mühendislerinden ve aynı zamanda iklimlendirme sektörünün de duayeni. Ancak Form’un kuruluşundan itibaren Bedi Bey’in yanında Figen Korun var. Figen Hanım müthiş bir dengeleyici, son derece iyi eğitimli ve vizyoner bir sektör profesyoneli ve Bedi Bey’le beraber firmanın önemli işlevlerini omuzlayan müthiş bir güç. Figen Hanım’la beraber, ben ve ailenin diğer kadınları da aldığımız eğitimlere uygun olarak firmada son derece önemli sorumluluklar üstleniyoruz. Kadının pozitif, pratik ve çözüm odaklı bakış açısını firmamıza en iyi biçimde yansıttığımıza inanıyorum. Yalnız yönetim kadrolarında değil orta ve alt kademelerde çalışan pek çok kadın çalışanımız da Form’da bir birey olarak var olabilmenin ve uzmanlıkları konusunda söz sahibi olabilmenin mesleki tatminini yaşıyorlar. 
 
 
Şirket olarak kadın çalışanlara yönelik projeleriniz var mı?
 
Hep bahsettiğim gibi biz aslında “kadın” çalışandan çok bireye yönelik çalışmalar yapmayı tercih ediyoruz. Ancak genel trendlerden ötürü kadın çalışanlarımızın daha fazla ilgi gösterdiği projelerimiz olabiliyor. Örneğin tüm çalışanlarımıza yönelik “yoga” kurslarımız oldu. Ancak bu kurslara erkeklerden çok kadınlar ilgi gösterdi. Ya da örneğin ‘nefes’ eğitimlerimiz oldu. Uzun soluklu bir çalışmaydı. Buna da kadın çalışanlarımız erkek çalışanlarımızdan daha fazla ilgi gösterdi. Daha çok bu tarz projelerle yoğun İstanbul trafiği, ev ve iş arasında geçen zamanlarına küçük de olsa birer es verebilmelerini sağlamaya ve kendileri için bir şeyler yapmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz.  Çünkü biliyoruz ki kadın işten çıkıp eve gittiğinde aslında evde ikinci bir mesai onu bekliyor. Bu nedenle kadının üzerindeki iş ve özel hayat baskısını ne kadar dengeleyebilirsek profesyonel hayatlarının da bir o kadar kolay ve sağlam gelişmesini sağlayabileceğimize inanıyoruz.
 
“FORM ŞİRKETLER GRUBU OLARAK İŞ HAYATINDA KADINI YALNIZCA PROFESYONEL OLARAK DEĞİL EĞİTİM DÖNEMİNDEN İTİBAREN DESTEKLİYORUZ”
 
Maalesef ki her ne kadar kabul etmek istemesek de hâlâ kadın – erkek ayırımı çalışma hayatında var. Aslında bu röportajı yapıyor olmamız bile kadınların iş dünyasındaki yerinin bir göstergesi oluyor bence. Peki sizce bu konuda neler yapıp, neleri değiştirmeliyiz?
 
Denizyıldızı hikayesine çok inanırım. Her şeyi değiştirip düzeltemeyiz ama elimizden geleni yapabilmek de bir şeydir. Bu çerçevede en azından işe alımlarda aynı özelliklerde 2 adayımız varsa tercihimizi mutlaka kadın adaydan yana kullanarak pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Bu yine sektör özelinde çok kolay olmayabiliyor ama Form Şirketler Grubu olarak bu konuda bir duruş sergiliyoruz. Grup genelinde kadın çalışan oranımız üretim de dahil olmak üzere %25. Ancak üretimin daha da erkek yoğun olduğunu düşünerek dışarıda tutarsak bu oran %35. Bu konuda sektörün pek çok firmasından çok daha iyi bir noktada olduğumuzu düşünüyorum.  Ayrıca toplumsal olarak yapılması gereken bir başka ve en önemli şey de çocuklarımızı “birey” bilinciyle yetiştirmek. Böylelikle birkaç nesil sonra artık kadın-erkek ayrımcılığını konuşmayacağımızı düşünüyorum. Form Şirketler Grubu olarak iş hayatında kadını yalnızca profesyonel olarak değil eğitim döneminden itibaren destekliyoruz. Özellikle kız çocuklarının eğitimine yapılacak yatırımın orta ve uzun vadede sadece bireylerin kendilerine değil, aynı zamanda onların da birer potansiyel anne oldukları gerçeği ile ailelerine ve içinde yaşadıkları topluma da büyük katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Bu katkının eğitimli ve kültürlü bir topluma giden yolda önemli bir adım olacağına inanıyoruz ve bu sebeple ÇYDD bünyesinde kız çocuklarına son 5 yıldır eğitim desteği sağlıyoruz. Hatta 2018’de 4 yıldır düzenli destek verdiğimiz ilk kızlarımız temel lise eğitimlerini tamamlayıp neredeyse tamamı yüksek öğrenime geçtiler. Bu sene yine 4 yıllık eğitimlerini desteklediğimiz 60 kızımız var. 
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü  için iletmek istediğiniz bir mesaj var mı? 
 
Bu mesaj Dünya Kadınlar Günü’ne özel bir mesaj olmayacak belki ama bir kadın çalışan ve bir kadın yönetici olarak vermek istediğim mesaj şu: kadın son derece güçlü, pratik ve dengeleyici bir varlık. Yapımızdan kaynaklı bu avantajları kullanıp, doğru yöneterek “erkek egemen” sektörlerde de rahatça söz sahibi olabileceğimize inanıyorum. Tüm sektörler artık kadının daha aktif roller üstlenmesi yönünde evriliyor ve olumlu bir değişimden geçiyor. Çok yakın bir gelecekte bu durumun kadınların lehine döneceğine ve tüm alanlarda kadınlar için daha eşitlikçi fırsatlar yaratılacağına inancım tam.

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

ingas-8