Nükte Kurtcu

İŞ DÜNYASINDA KADININ YERİ

 

Bu ay kadınlar günü dolayısıyla sektörümüzden kadınlarla röportajlar gerçekleştirdik. Ama bunu yaparken düşündüğüm kadınlar gününü kutlamak değil, aksine biraz yermekti aslında. Kadınlar günü ne amaçla başladı, şimdi ise ne amaçla kutlanıyor? Bambaşka bir amaç uğruna başlayan kadınlar gününü bizler mi bu hale getirdik? Aslında bu konuda röportaj yapıyor olmamız bile düşündürücü değil mi? işte amacımda tam olarak buydu. Hâlâ bu konuda konuşmak zorunda olmak, hâlâ kadına bir yer aramak, hâlâ çocuk gelinler olması, hâlâ kızlarımızı okutalım kampanyaları ve hâlâ iş dünyasında kadının yeri…! bence tüm bunlar üzücü gerçekler. 

 

Aslında işin kötüsü, bazı hemcinslerimiz istemsizce de olsa, aklen bu duruma öyle angaje olmuş ki diğer bir türlüsüne kapalı durumda. Ancak tabi olarak şimdiki mevcut durumumuz, davranışlarımız, daha çok yerde sesimizi duyurmamız, konjonktürü muhakkak ki etkiliyor. Yani bir şeyler yapmak iyi neticeler doğuruyor. Peki ne yapmalıyız? Aslında bu konuda çalışan bir sürü dernek ve bir o kadar da bireysel çalışmalar mevcut. Bu da yüzümüzü güldürüyor. Ama kesin bir sonuç? Henüz ulaşamadık. Şu anda içinde bulunduğumuz son durum ise: ‘’hâlâ kadınlar gününde kadının yerini tartışıyor olmamız.’’

 

Hepimiz de bu konudan bahsederken sarkastik bir hava takınırız. Artık böyle bir sorunumuzun, böyle bir ayırımın olmadığını ima eder, hatta iddia ederiz. Ancak yine hepimiz farkında olmadan; bazen kullandığımız bir kelime ile bazen bir davranışımızla bazense yer etmiş bir huyumuzda bu girdaba düşeriz. Yani hepimiz, istemeden de olsa, mutlaka bir yerde kendimizi biraz ötekileştiririz.

 

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, 1923 yılında “...şuna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” ya da ‘’...toplumun başarısızlığının asıl sebebi kadınlara karşı olan bilgisizlikten ileri gelir, bir toplumun bir organı faaliyette iken diğer bir organı işlemez ise o toplum felç olur” demiş.

 

Yıl 2019 ve biz halen bunun farkında değiliz ve ne yazık ki farkındalık yaratmak için çalışıyoruz. 

Bu bağlamda dergimizin bu sayısında biz kadınlara geniş bir yer ayrılmıştır…. 

 

 

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ – M. Akif ERSOY

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin

Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,

O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak

Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

 

ICCI Yeni-3