İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi İklimlendirmesini İmbat Sağlayacak Siemens Bina Ürünleri bölümü, yangın ve güvenlik sistemlerine yönelik ürünleriyle TÜYAK 2019’da Emlak Termal Kent Yalova DemirDöküm Nitromix ile ısınacak TTMD’nin Yeni Kitabı Duman Kontrol Kılavuzu Yayımlandı FORM ŞİRKETLER GRUBU’NA YENİ MALİ İŞLER DİREKTÖRÜ İTÜ Enerji Enstitüsü - Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Sertifika Programı HAZIRLANIN! DEĞİŞİM BAŞLIYOR ALDAĞ ALDAPOOL HAVUZ TİPİ NEM ALICI KLİMA SANTRALLERİ GÜNEŞ ENERJİSİ SANAYİCİLERİ VE ENDÜSTRİSİ DERNEĞİ BAŞKANI HALİL DEMİRDAĞ LİNK YAPI ULUSLARARASI YANGIN ve GÜVENLİK SEMPOZYUMU'NA KATILIYOR GF HAKAN PLASTİK TÜRKİYE VE ORTADOĞU BÖLGE BAŞKANI BATUHAN BESLER AVRUPA’NIN KOMBİSİ İLK KEZ TÜRKİYE’DE E.C.A. CALORA PREMIX KOMBİ İLE KULLANICI KONFORU ÖN PLANDA YENİ JENERASYON DAIKIN ALTHERMA ISI POMPALARI İZOCAM ENKA’NIN IRAK’TAKİ İKİ BÜYÜK PROJESİNİN YALITIMINDA TERCİH EDİLEN MARKA OLDU

Dr. Öğr. Üyesi Nazan Şahbaz Kılınç

YENİLENEBİLİR ENERJİ VE KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

 

İklim değişikliği, “karşılaştırabilir zaman dilimlerinde gözlenen doğal iklim değişikliğine ek olarak, doğrudan veya dolaylı olarak küresel atmosferin bileşimini bozan insan faaliyetleri sonucunda iklimde oluşan bir değişiklik” olarak tanımlanmaktadır (UNFCCC, 1994: 5).

 

Sera gazı birikimindeki artışlar doğal sera etkisinin kuvvetlenmesini ve böylece yeryüzü ve atmosferde sıcaklık artışını meydana getirir. İnsan faaliyetleri sonucunda atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması ile dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma denilmektedir (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)

 

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin ortaya çıkmasında enerji önemli bir rol oynamaktadır. Bu anlamda enerji üretimi, enerji tüketimi ve enerji ile ilgili hükümet politikaları ise enerjinin hem küresel ısınma ve iklim değişikliğine yol açan unsurlar arasında yer alması hem de küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadele etmede önemli bir yere sahip olması nedeniyle dikkat çekmektedir (Selçuk, 2010:13-14).

 

Sera gazlarının atmosferik birikimlerini insanın iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirecek bir düzeyde durdurmayı sağlayabilecek en önemli hükümetlerarası çaba Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’dir (İDÇS). İDÇS’nin nihai amacı, “Atmosferdeki sera gazı birikimlerini, insanın iklim sistemi üzerindeki tehlikeli etkilerini önleyecek bir düzeyde durdurmaktır” (UNEP-WMO).

 

WWF-Türkiye’nin gerçekleştirdiği Türkiye’nin Yarınları Projesi Sonuç Raporu’na göre iklim değişikliğinin başlıca etkileri şöyle olacak:

Sıcaklık artışı 2030’lu yılların sonuna kadar sınırlı kalacak, bu dönemden sonra hızlı bir artış gözlenecek, 

Mevsimsel ve bölgesel farklılıklar göstermekle beraber sıcaklık artışının kış mevsiminde 4°C, yazın ise 6°C civarına ulaşması bekleniyor (1960-1990 döneminde göre),

Kış yağışlarında Türkiye’nin genelinde azalma görülürken bir tek Kuzey Anadolu’nun doğu yarısında yağışlarda artış görülecek

 

2009 yılı itibariyle Türkiye’nin taraf olduğu iklim değişikliğiyle ilgili uluslararası çevre bildirge ve anlaşmalarının bazıları aşağıda verilmiştir:

- UN/ ECE Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi (1979), 

- Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Sözleşme (1985), 

- Çevre ve Kalkınma İçin Rio Bildirgesi ve Gündem 21 (1992), 

- Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (1994), 

- Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (1995), 

- Akdeniz’de Tehlikeli Atıkların Sınır Ötesi Hareketlerinden ve Bertaraf Edilmesinden Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi (İzmir) protokolü 2003), 

- İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (2004),

- Kyoto Protokolü (2009)

 

İklim Değişikliğinin Azaltılması Raporu’nda iklim değişikliğinin azaltılmasını sağlayacak, halen uygulanabilir veya 2030 yılına kadar uygulanması beklenen teknoloji ve uygulamalara, sektörlere göre yer verilmiştir. Enerji kaynaklarına yönelik hemen uygulanabilir öneriler şu şekilde sıralanmıştır: “Yakıt olarak kömür yerine gazın kullanılması, nükleer enerji, yenilenebilir ısı ve enerji kaynaklarının (hidroenerji, rüzgar, güneş, jeotermal ve biyoenerji) kullanımı, karbon tutma ve depolama teknolojisinin erken uygulaması.” Yine aynı raporda, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması için hükümetlerin gerekli politikaları oluşturması, mali katkıların yanı sıra vergi düzenlemelerinde bulunması, standartları belirlemek için çalışmalar yürütmesi, gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferi sağlanması konularında hayati roller bulunduğuna dikkat çekilmiştir. Fosil yakıt kullanımı ile atmosfere salınan karbondioksit ve bunun sonucu olan küresel ısınma, insanoğlunun ortak geleceği için bir tehlike oluşturan iklimsel değişim sorununun bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin artırılması, küresel boyutta büyük önem taşımaktadır (WWF)

 

Yenilenebilir enerji kullanımı, enerji şirketlerinin hedef ve yatırımlarında yenilenebilir enerji ağırlıklı bir yol izlemeleri şartını koyarak teşvik edilebilir. Alım garantisi ile süre, miktar ve fiyatlandırmada yüksek politikalar izlenerek yatırımcıların önünü açmalıdır. Ekonomik rekabet gücü arttırılan yenilenebilir enerji politikası ile küresel ısınmanın ortaya çıkardığı çevresel tahribat azaltılabilir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzının sağlanmasındaki katkısının yükseltilmesi; çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve dışa bağımlılığın azaltılmasına da yüksek katkı sağlayacaktır. İklim ve enerji politikalarının beraber oluşturulması daha kalıcı çözümler üretilmesi açısından oldukça önemlidir. İklim değişikliğiyle mücadele için düşük karbonlu yatırım politikaları ile Bakanlık kalkınma politikalarının uyumlu hale getirilmesi de büyük önem taşımaktadır (Güren-Turan,2017: 54).

 

Solar istanbul -24