Kadın Dostu Şirket Ödülü Friterm'in oldu Mitsubishi Electric’ten Gelecek Odaklı CNC Kontrol Üniteleri İZODER’DEN YALITIM SEKTÖRÜ RAPORU: ISI VE SU YALITIMI PAZARININ BÜYÜKLÜĞÜ 19.6 MİLYAR TL Yenilenebilir enerji üretiminde yüzde 41 artış var ‘Verimli Dönüşüm Hareketi’ başlıyor Dizayn ödüllü Bosch Condens 7000i W evlere konfor sunuyor ODE, TÜRKİYE’NİN İLK ENERJİ TASARUFU SAĞLAYAN ‘BİTÜMLÜ MEMBRAN’INI ÜRETTİ ŞİRKETLER AB’Yİ %32 YENİLENEBİLİR ENERJİ HEDEFİNE ULAŞTIRABİLİR Tesisat sektörü öğrenci buluşmasında GF Hakan Plastik TEKSAN YENİLİKÇİ ÜRÜNLERİYLE POWER-GEN FUARI’NDAYDI GAZDAŞ’tan tüketicilere kışa hazırlık için ipuçları Endüstriyel Tesis Yangınları Büyük Risk Oluşturuyor 14'üncü Uluslararası Yapıda Tesisat Teknolojisi Sempozyumu Anahtar teslim Güneş Enerji Sistemleriyle sürdürülebilir dünyaya katkı Bosch Termoteknik’ten Kasım ayında 100.000 adet kombi

Dr. Kadir İSA

DİJİTAL ÇAĞDA DEĞİŞEN BECERİ VE YETKİNLİKLER

 

GİRİŞ

Eğitim, bir insan hakkı olmasının yanında, sürdürülebilir kalkınma için bir ön koşul ve iyi yönetim, bilgiye dayalı kararlar alma ve demokrasinin gelişimi için de etkili bir araçtır. Sürdürülebilir kalkınma için eğitim; bireylerin, grupların, toplulukların, kurumların ve ülkelerin, sürdürülebilir kalkınma doğrultusunda değerlendirme yapma kapasitelerini geliştirir ve güçlendirir. Bireylerin bakış açısını değiştirerek yaşam kalitesini artırır. Sürdürülebilir kalkınma için eğitim, yeni vizyon ile kavramların keşfedilmesi, yeni metot/araçların geliştirilmesi için gerekli eleştirel düşünce ve daha fazla farkındalık imkânı sağlayabilir. Bununla beraber, teknolojinin işgücü piyasasına geniş kapsamlı etkilerini de göz ardı etmemek gerekir.

 

TEKNOLOJİNİN İŞGÜCÜ PİYASASINA ETKİSİ

Yeni teknolojiler yeni işler yaratsa da otomasyonun gelişmesi bazı iş olanaklarını ortadan kaldırabilir veya değişikliğe uğratabilir. Yeni teknolojiler, yalnızca tekrarlayan görevleri değil, aynı zamanda bilgi elde etme veya modelleri tanıma gibi daha az öngörülebilir görevleri de gerçekleştirme becerisine sahiptirler.

 

Geniş kapsamlı araştırmalar, bu yeni teknolojiler nedeniyle gelecekte milyonlarca işin/mesleğin radikal bir şekilde dönüşüm geçirebileceğini öne sürmektedir. Duruma teknik bir bakış açısıyla yaklaşırsak, makinenin insan emeğinin yerini alabilme olasılığına karşın, bunun geniş oranda gerçekleşeceği anlamı çıkartılmamalıdır. Bir işin otomasyona uygunluk potansiyeli sonuçta işin nasıl organize edildiğine bağlıdır. Ne kadar tekrarlanabilir ve öngörülebilir olursa, otomasyona o kadar elverişli olur. Bu da özerklik, girişkenlik ve yaratıcılık gibi insan emeğinin temel niteliklerinin otomasyonun önündeki en büyük engel olduğu anlamına gelir.

 

Bu arada, özellikle sosyal ve yorumlama faaliyetlerinin yoğun olduğu mesleklerde yeni teknolojiler, daha fazla iş potansiyeli yaratabiliyorlar. Yeni teknolojilerin geliştirilmesi, sürdürülmesi ve iyileştirilmesi ile ilgili tamamen yeni iş profillerinin ortaya çıkması olası görünmektedir.

 

YENİ İŞ DÜNYASINDA SAYISAL VE BİLİŞSEL OLMAYAN BECERİLER

Bilişsel olmayan (non-cognitive) becerilere; hafıza, dikkat, planlama, dil ve düşünme becerileri örnek verilebilir. Bilişsel olmayan beceriler, duygusal olgunluk, empati, kişiler arası ilişkiler ve sözlü ile sözsüz iletişimi içerir. Bilişsel (cognitive) beceriler ise, temel olarak hafıza, yeni bilgiler öğrenme, konuşma, yazılı olanı anlama gibi eylemleri temsil eder.

Dijital devrim işin doğasını değiştirdi, beceri talebinde değişikliklere neden oldu ve hem dijital hem de bilişsel olmayan becerilere sahip olanları tercih etti. Dijital becerilerin eksikliği, Avrupa Birliği’nde çalışanların ve şirketlerin dijital ekonomide ortaya çıkan fırsatlardan tam olarak yararlanmasının önünde engel teşkil edebilir. Bilişsel olmayan beceriler iş gücü piyasasının başarısı için de giderek daha önem kazanmaktadır.

 

Gelecekteki beceri talebini karşılayabilmek için eğitim sistemleri, bilgiyi basitçe yaymaya odaklanmaktan vazgeçmelidir. Bilişsel olmayan beceriler doyumlu bir hayat sürmek için önemlidir ve bireylerin değişikliklere uyum sağlamalarına, iş yerlerinde daha esnek ve yaratıcı olmalarının önünü açacaktır. Bunun yanı sıra, bilgiyi sadece örgün eğitim yoluyla elde etmek, yaşam boyu öğrenme yaklaşımının uygulanmasını gerektiren sürekli değişen dünyada gelişmek için yeterli olmayacaktır. Çalışanların sürekli olarak becerilerinin geliştirilmesi ihtiyacı, sektörel paydaşların iş birliği ile yeni çevrimiçi (online) eğitim sistemlerinin güçlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

 

page 1AB’DE YENİ ÇALIŞMA FORMLARI

Teknoloji, yeni çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılmasını kolaylaştırmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT-Information and Communication Technology), firmaların sabit bir mekândan bağımsız olarak her zamankinden daha kolay çalışmasını sağlarken, daha çevik ve esnek bir organizasyon yapısı benimsemelerine olanak tanımaktadır. Dijital platformlar, firmaların ve müşterilerin yüzlerce çalışanına aynı anda erişebilmelerini sağlayarak, teknolojiye meraklı serbest çalışanlardan taksi şoförlerine kadar birçoklarına fırsatlar sunmaktadır. Dijital platformlarda çalışmak, AB’de binlerce genci ve iyi eğitimli çalışanı cezbetmektedir.

 

Bununla beraber, ortaya çıkan yeni bazı çalışma biçimleri yasalarla açıkça tanımlanmadığından, iş ilişkisinin yanlış sınıflandırılmasına neden olmaktadır. Özellikle çalışma programlarına ve bir dereceye kadar özerkliğe sahip olmalarına rağmen, birçok dijital platform çalışanı için geçerlidir. Bu durumda, standart koşullarda çalışan ile aynı düzeyde iş garantisi ve ek avantajlara sahip olamama riski ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

 

AB’DE BÖLGESEL İŞ GÜCÜ YAPISI

Teknolojik değişim, iş gücü piyasasındaki yapısal değişimin kilit unsurudur. Yeni teknolojilerin önümüze sunduğu iş tanımlarını doğru tespit edersek, yaratması olası eşitsizliğin ve istihdamda kutuplaşmanın etkilerini daha iyi anlayabileceğiz. 

 

Ancak, AB işgücü piyasalarında bu yapısal değişimden kaynaklanan hem ulusal hem de bölgesel düzeyde bir çeşitlilik ortaya çıkmıştır. Bu durum bize, teknolojinin ötesinde birçok faktörün yeni istihdam yapısı üzerinde etkiye sahip olduğunu göstermektedir.

 

Bölgesel düzeydeki istihdam dinamikleri, yüksek inovasyon kapasitesine sahip bölgelerin katma değeri yüksek işler için cazibe merkezi olduklarını göstermektedir. Yüksek ücretli işlere sahip bireylerin  genellikle büyük şehirlerde ve başkentlerde kümelenme eğiliminde oldukları gözlenmektedir. Ancak bu şehirler sadece yüksek vasıflı işgücünü değil, aynı zamanda düşük vasıflı hizmet sektörü çalışanlarını da çekmektedir. Sonuç olarak, büyük şehirler istihdam kutuplaşması olasılığı en yüksek bölgeler olarak dikkat çekmektedir.

 

SONUÇ

Dijital çağın iş gücü piyasalarını değiştirdiğine ve AB’deki beceri ihtiyaçlarını dönüştürdüğüne dair net kanıtlar oluşmuştur. Ayrıca, yeni teknolojilerin toplumun her kesiminde yayılma hızının AB’deki politika yapıcılar için bazı zorluklar oluşturduğu açıktır. Bu durum, tüm eğitim seviyelerinde yeniden tasarım, yaşam boyu öğrenmenin sağlanması ve bunlara erişim, iş gücü piyasalarının düzenlenmesi, vergi sisteminin geleceği ve sosyal hakların korunması alanlarında çalışmaları gerektirmektedir. Bu nedenle, bölgesel düzeydeki politika yapıcılar ve ilgili paydaşların beraber harekete geçmeleri çok önemlidir. Yapılacak çalışmalar sadece ortaya çıkan zorlukları ele almak için değil, gelecekteki istihdam dünyasını da şekillendirmeyi amaçlamalıdır. 

AB politikaları için önemli etkileri olan hızla değişen bir ortamda, ülke olarak bizim de gelişmeleri yakından izlememiz ve geleceğe yönelik politikalar geliştirmemiz önem arz etmektedir. Ülkemizde hızla değişen beceriler talebine uyum sağlanması açısından daha esnek ve duyarlı bir hayat boyu öğrenme (lifelong learning) sistemi becerilerin gelişimine imkân sağlayacaktır. İhtiyaç duyulacak becerilerin gelişimi için daha yapısal politikalar üretilmelidir. Oluşturulacak stratejiler bireylerin becerilerinin sadece okul döneminde değil, değişen beceri talepleri karşısında hayat boyu geliştirilmesini amaçlamalıdır.

 

Kaynakça

1. BM Avrupa Ekonomik Konseyi Sürdürülebilir Kalkınma İçin Eğitim Stratejisi Vizyonu, www.mtegm.meb.gov.tr(17.10.2019’da erişildi).

2. Gonzalez Vazquez, I., Milasi, S., Carretero Gomez, S., Napierala, J., Robledo Bottcher, N., Jonkers, K., Goenaga, X. (eds.), Arregui Pabollet, E., Bacigalupo, M., Biagi, F., Cabrera Giraldez, M., Caena, F., Castano Munoz, J., Centeno Mediavilla, C., Edwards, J., Fernandez  Macias, E., Gomez Gutierrez, E., Gomez Herrera, E., Inamorato Dos Santos, A., Kampylis,  P., Klenert, D., López Cobo, M., Marschinski, R., Pesole, A., Punie, Y., Tolan, S., Torrejon Perez, S., Urzi Brancati, C., Vuorikari, R., The changing nature of work and skills in the digital age, EUR 29823 EN, Publications Office of the European Union, Luxembourg, 2019, ISBN  978-92-76-09206-3,doi:10.2760/679150, JRC 117505.

3. OECD Beceriler Stratejisi, www.mtegm.meb.gov.tr (17.10.2019’da erişildi).

 
 

 


Sodex Ankara-3