EKONOMİK KALKINMA RÜZGAR ENERJİSİ İLE GERÇEKLEŞİYOR BAYMAK’TAN KULLANICI DOSTU ATIK SU TERFİ İSTASYONLARI KENYA - Mega Clima HVAC Fuarı Buderus Star Club üyeleri Van’da bir araya geldi ​GENSED BAŞKANI HALİL DEMİRDAĞ, TÜRKİYE’NİN GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSİYELİNE DİKKAT ÇEKTİ PRESTİJLİ PROJELERİN TERCİHİ YERLİ MARKA PA-FLEX KAUÇUK BÜYÜYOR DEPREMLER KAÇINILMAZ !!! Kanadalı ve Türk Bilim İnsanlarından Tehlikeli Kirleticileri Gidermek İçin İş Birliği İZODER’DEN ‘17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİ’ YIL DÖNÜMÜNDE AÇIKLAMA GF Hakan Plastik, ISK SODEX 2019’da LG Türkiye, İklimlendirme ve Enerji Çözümlerini İş Ortaklarına Tanıttı AVRUPA’DAKİ AĞIR SANAYİNİN TERCİHİ RÜZGAR ENERJİSİ İstanbul – İzmir Otoyolu Projesinde STOPER İmzası Enerjisa Enerji 2019’un ilk yarısında büyüme ivmesini devam ettirdi Büyük Ekipmanlarınız İçin Acrefine ASI-L Yüksek Kapasiteli Sismik İzolatörler

Dr. Öğr. Üyesi Nazan Şahbaz Kılınç

AB’NE ÜYELİK SÜRECİNDE TÜRKİYE’NİN ENERJİ SEKTÖRÜNDE UYUM POLİTİKALARI

 

AB enerji politikasında gerçek bir adımı 1995 yılında yayınlamış olduğu “Avrupa Birliği için Bir Enerji Politikası COM (682)1995” adlı Beyaz Kitapla atmıştır. AB enerji politikasını (a) elektrik ve doğal gaz sektörlerinde rekabete açık, şeffaf ve tamamı entegre olmuş bir iç pazarın kurulması; (b) çevrenin korunması ve küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve son olarak da (c) enerji arz güvenliğinin sağlanması olarak üç temel prensibe dayandırmaktadır. Ayrıca enerjide tasarrufun ve verimliliğin arttırılması, temiz enerji teknolojilerine yatırımların yapılması ve ortak bir enerji dış politikası geliştirilmesini ilave edebiliriz.

 

Avrupa Birliği’nin sera gazı emisyonlarında enerji sektörünün payı % 80’dir. Sürdürülebilir bir enerji politikası için iklim değişikliği ile mücadele, AB’nin enerji politikasında önemli bir yere sahiptir.  Bu bağlamda Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi’nin onayıyla, 2020’ye kadar gerçekleştirilmesi öngörülen enerji alanına ilişkin üç önemli hedef belirlemiştir. Bu hedefler; enerji verimliliğinin %20 artırılması, enerji arzında yenilenebilir enerji kaynaklarının payının %20’ye, ulaşım sektöründe kullanılan biyoyakıtın oranının en az %10’a çıkarılması ve sera gazı emisyonlarının %20 düşürülmesi.

23-24 Ekim 2014 tarihlerinde gerçekleştirilen AB Konseyi toplantısında, AB’nin “2030 yılına yönelik iklim ve enerji politikalarının çerçevesi” resmen kabul edilmiştir. Söz konusu paket uyarınca, AB’nin sera gazı emisyonlarının 2030 yılına kadar 1990 seviyesine kıyasla %40 oranında azaltılması, yenilenebilir enerjinin toplam enerji tüketimi içindeki payının %27 oranına yükseltilmesi ve enerji verimliliğinin asgari olarak %27 oranında artırılması öngörülmektedir.

 

AB, gerek arz güvenliği gerekse iklim değişikliği ile mücadeledeki önemine binaen yenilenebilir enerji kaynaklarının (YEK) geliştirilmesini temel öncelikler arasında değerlendirmektedir.  Aynı zamanda, bu teknolojilere yönelik sanayinin gelişmesi, Avrupa’nın içinde bulunduğu mevcut ekonomik koşullarda yeni iş alanı açmasıyla önem arz etmektedir. Bu sebeple AB yenilenebilir enerji politikasını oluşturmuştur. Avrupa Komisyonu yenilenebilir enerji politikalarıyla ilgili politikalarının önemli kısmını “İklim Değişikliği ve Enerji” kapsamında ve “Yenilenebilir Enerji Direktifleri” ile güncellemiştir. Bu çerçevede Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerde yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam enerji tüketimi içindeki payının %20’ye çıkarmalarını istemiştir. 

 

Türkiye de AB’ye üyelik sürecini hızlandırmak için yenilenebilir enerji politikasını AB ile uyumlu hale getirme çalışmalarını hızlandırmıştır. AB’ye tam üyelik sürecinde Türkiye, ekonomik ve sosyal hayatın bütün alanlarında olduğu gibi, enerji konusunda da Avrupa Birliği’ne uyum sağlamayı amaçlamaktadır. Türkiye’nin AB enerji müktesebatına uyum süreci 1999 Helsinki Zirvesi’nden hemen sonra başladı. AB enerji iç pazarı müktesebatına uyum çerçevesinde enerji sektörümüzün yeniden yapılandırılması için 2001 yılında başlatılan reform süreci hala devam etmektedir.

Ülkemiz temiz enerji kaynağı olarak bilinen YEK (hidrolik enerji, jeotermal enerji, güneş ve rüzgâr enerjisi) potansiyeli bakımından zengin bir ülkedir. Dolayısıyla, Yenilenebilir enerji sektöründe, AB’ye uyum için yapılan düzenlemeler ile YEK kullanımı teşvik edilmektedir. Sektör, yatırımcıların da ilgisi sayesinde, gün geçtikçe gelişmektedir. Gerekli teknik bağlantılar ile yasal altyapı kurulduğu takdirde “yeşil” enerji ticareti gibi yeni fırsatlar söz konusu olabilecektir. 

 

Türkiye’de, yenilenebilir enerji kullanımının, serbest piyasa mekanizması ve şartlarını zorlamadan artırılması ve desteklenmesi için gerekli yasal hususların oluşturulması için, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun, 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. 8 Ocak 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6094 sayılı Kanun ile de 5346 sayılı Kanunda bazı değişiklikler yapılmış ve YEK esaslı elektrik enerjisi üretimi konusunda bir destekleme mekanizması tanımlanmıştır.

 

Ayrıca, 2007 yılında yürürlüğe giren 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ile yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine ilişkin ilave teşvikler geliştirilmiştir. Bu kapsamda, yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik alımında taban fiyat uygulaması getirilmiştir. Çok küçük ölçekli yenilenebilir kaynaklı elektrik üretim tesisleri ile mikro kojenerasyon tesislerinin kurulmasında, lisans alma ve şirket kurma yükümlülüklerinden muafiyet tanınmıştır.

 

18 Mayıs 2009 tarihli ve 2009/11 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı eki olan, Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesinde yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin 2023 yılı için somut hedefler konmuştur. Ayrıca, 9 Şubat 2015 tarihinde “Türkiye Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı” yayımlanmıştır. Söz konusu eylem planı ile “Yenilenebilir Kaynaklardan Sağlanan Enerjinin Kullanımının Teşvik Edilmesine Dair 2009/28/AT sayılı Direktif” de göz önünde bulundurularak, ülkemizin ulusal yenilenebilir enerji politikasının ortaya konulması ile 2023 yılı yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşılması amacıyla ülkemizde yenilenebilir enerjinin geliştirilmesini teşvik etmeye yönelik stratejilerin oluşturulması amaçlanmaktadır.

 

Genel olarak bakıldığında enerji alanında Türkiye ve AB aynı politikaları takip etmektedirler. AB enerji arzında belli ülkelere enerjide bağımlı olmanın önüne geçmek için farklı enerji kaynaklarına ulaşmaya, Türkiye ise petrol piyasasında önemli bir yere sahip olmaya çalışmaktadır.

 

Kaynaklar

1- Narin, M. ve Younes Gholizadeh, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Politikalarının Karşılaştırılması, International Conference On Eurasian Economies 2018.

2- Yorkan,A. Avrupa Birliği’nin Enerji Politikası Ve Türkiye’ye Etkileri, Bilge Strateji, Cilt 1, Sayı 1, Güz 2009. https://www.ab.gov.tr/fasil-15-enerji_80.html.

3- Kılıç, N. Avrupa Birliği Sürecinde Enerji Sektörünün Konumu ve Enerji Yol Haritaları, Ar&Ge Bülten 2006 Eylül – Sektörel

4- Ercan, M. Avrupa Birliği’nin Enerji Politikasında Türkiye’nin Önemi, Akademik Bakış Dergisi Sayı: 25 Temmuz – Ağustos 2011.


ingas-8