Elektrik piyasasında küresel işlem değeri 2018’de 256,3 milyar $ ile rekor kırdı DemirDöküm, Ramazan’da 9 ilde bin 200’ü aşkın paydaşıyla buluştu ICSG İstanbul’a yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi Schneider Electric İş Ortakları Pano Partner Günleri’nde Buluştu Vaillant Türkiye, “Yönetim ve Strateji” konusundaki deneyimlerini Mülkiyeliler ile paylaştı Kırıkkale Üniversitesi’nden AFS’ye Teknik Gezi DAIKIN KLİMALARINIZI YAZA HAZIRLIYOR DemirClub ayrıcalıkları Aiolos Air yenilikçi çözümleri ile faaliyete geçti Baymak Ürün Eğitimi Fatsa’da Gerçekleşti Fronius Solar Energy, Intersolar 2019 fuarına başarıyla katılım sağladı Smart Energy son teknoloji panellerini Intersolar’da tanıttı Baymak, Geleceğin Mühendislerini Ağırladı “TÜRKİYE’NİN ENERJİ SİSTEMİ MASAYA YATIRILDI” Social Media Awards’tan Buderus’a ödül

Ceren ÖZCAN - İş Güvenliği Uzmanı

BEYAZ YAKALILARIN HASTALIĞI;

HASTA BİNA SENDROMU (HBS)

 

Merhaba Değerli Termo Klima Okuyucuları,

 

Bu ay sizlerle çağımızın ve kentsel dönüşüm sürecimizin bir olgusu olarak kabul edilen Hasta Bina Sendromu konusunu işleyeceğiz. Günümüzde toplumca hızla artan bir biçimde iş ve özel yaşamımızı plazalara ve yeni nesil akıllı binalara taşımaktayız. Estetik ve teknolojik beklentilerimizi fazlası ile karşılayan bu binalar aslında göründüğü kadar masum değiller. İçmimar kimliğimin bana kazandırdığı görsellik içgüdüsü ile ev ve işyerlerimizin büründüğü çehreden memnun olabilirim. Ama sizlere şunu da belirtmeliyim ki, İş Güvenliği Uzmanı olarak mevcut yapılaşmadan hiç de memnun değilim. Peki nedir Hasta Bina Sendromu? Günümüzün neredeyse yarısından fazlasını geçirdiğimiz mekanlar bizi farkında olmadan hasta ediyor olabilir mi? Nasıl önlemler bizi etkileşimden ve maruziyetten koruyabilir? Gelin tüm bu sorularımızın cevaplarını birlikte arayalım.

    

Hasta Bina Sendromu (HBS) Nedir?

Hasta bina sendromu bir bina içindeyken ortaya çıkan ve bina terk edildikten sonra ortadan kalkan belirtiler dizisidir. Bu belirtiler minör düzeyde ise baş ağrısı, yorgunluk, göz ile deride tahriş gibi şikayetler görülür. Eğer belirtiler majörleşir ve müzminleşirse tablo gittikçe kötüye gitmektedir. Deri lejyonları, solunum yollarında alerji, akut astım, akut ve kronik yorgunluk sendromu, ileri düzeyde tükenmişlik sendromu, nemden kaynaklı romatizmal hastalıklara bağlı ağrı, uyku problemi, dikkat dağınıklığı, depresyon, uyuşukluk, konsantrasyon eksikliği, tat ve koku alma eksikliği, solunum yollarında tahriş gibi şikayetler majör belirtilere örnektir. Yapılan çalışmalarda insanların rahatsızlık duydukları binalardan uzak kaldıklarında hastalık semptomlarının tamamen veya çoğunun kaybolduğu bildirilmektedir. Günümüzde rezidanslar, avmler, plazalar, gökdelenler ve kuleler çalışma yaşamımızda da önemli yer tutmaktadır. Bu tip binalarda çalışıyor olabiliriz ve dinlenme aralarımızda da bu tip yapılarda vakit geçiriyor olabiliriz. Bir de işten çıktığımızda residans veya çok katlı kule tarzı bir eve gidiyorsak kronikleşmiş Hasta Bina Sendromu adayı olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kaba bir hesapla bir günlük zamanımızın %88’ini kapalı ortamlarda geçiriyoruz ve çoğumuz HBS adayıyız ya da olacağız. 

 

Hasta Bina Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Baş ağrısı,                                                                        

Teneffüs zorlukları, 

Göz, boğaz, burun tahrişi, 

Göz sulanmaları ve kızarıklıkları, 

Kuru öksürük,

Ateşlenme,

Ciltte döküntü,

Titreme,

Baş dönmesi ve bulantı,

Hızlı kalp atışı,

Konsantrasyon bozukluğu,

Kas ağrıları,

Yorgunluk,

İşitme kayıpları,

Kokulara karşı hassasiyet,

Ağız ve burun içi kuruluğu,

Burun kanamaları,

Kas seğirmesi,

Öksürük,

 

Tanımlanamayan alerjik reaksiyonlar

Yukarıda belirttiğimiz semptomlar eğer tatile çıktığımızda veya açık havada bulunduğumuz süreleri arttırdığımızda geçiyor veya hafifliyorsa bulunduğumuz binalardan kaynaklı semptomlar olduğu konusunda hemfikir olabiliriz. Bu belirtiler sonucunda herhangi bir sağlık sunucusuna başvurduğumuzda tabii ki teşhisi düzgün koyabilmek adına bizi bir takım testlere tabi tutacaklardır. Eğer ki dayanak oluşturacak bir bulgu yakalanamaz ise tanı koyabilmek için rutin yaşamımız irdelenir ve HBS ile ilgili şüpheler ağır basar. 

HBS aynı zamanda psikolojik ve psiko-nörolojik boyutta bazı olumsuz etkileri de beraberinde getirir. Motivasyon eksikliği, konsantrasyon bozukluğu, panik atak ve benzeri şikayetler, odaklanma problemleri, tükenmişlik sendromu belirtileri, depresyon ve uyku düzeni bozuklukları bu olumsuz etkilerin sadece birkaç tanesidir. 

 

Hasta Bina Sendromuna Neden Olan Yapısal Sebepler Nelerdir?

Hasta Bina Sendromuna sebep olan etkenler yapıdan yapıya farklılık gösterebilir ama genellikle sebeplerin birden fazla olduğunu söyleyebiliriz. Havalandırmanın yetersiz olması, dış çevreden gelen kirleticiler, bina içinden kaynaklı kirleticiler, bina yapımında kullanılan inşaat malzemeleri, yetersiz ışık, uygun olmayan nem ve sıcaklık, kullanılan temizlik malzemelerinin kimyasal bileşenleri, kokular, ses ve elektromanyetik kirlilik bu etkenler arasında sayılabilirler. Tabii ki yapılan işin cinsi, bina yaşı, kapalı alanın büyüklüğü, kişisel faktörler (yaş ve cinsiyet) ve çalışma saatleri de önemli etkenler arasındadır.

Yukarıda saydığımız HBS sebeplerinin çoğu İç ortam hava kalitesi ile ilişkilendirilebilir. İç ortam havasına yayılan kirleticiler hiç te hafife alınmayacak akut ve kronik sağlık sorunlarına sebep olmaktadır. Bu kirleticiler; bina yapımında kullanılan malzemelerin türlerine göre salınım yapan gazlar, uçucu organik bileşikler, küfler, kullanılan hafif endüstriyel kimyasallar, eksik veya yetersiz hava filtrasyonu, mekân içindeki döşeme ve dekorasyon malzemelerinden gelen kirleticiler, insanlar ve makinelerden gelen kirleticiler, dış ortamdan, havalandırma ve hava sızıntısı ile gelen kirleticiler şeklinde sınıflandırılabilir. İç hava kalitesini bozan etkenlerde, muhtemel olarak bulunabilecek mikrobiyolojik ve kimyasal bileşenlerin yanı sıra, klimanın çalışma hızı, sıcaklık ve nem gibi çeşitli fiziksel faktörler de büyük önem arz etmektedir. 

Bina içi hava kalitesi insan sağlığı açısından büyük önem taşır. Hava kalitesi yönünden zayıf olan yerlerde HBS belirtileri çalışan personelin en az % 20 sinde görülür. Hava kalitesine iyi denebilmesi için sıcaklığın 19-23°C arasında, göreceli nem oranının % 40-60 arasında olması ve hava akım hızının 0,1 m/sn den fazla ya da az olmaması gerekmekte, nem oranının %70’den yüksek olması küf mantarı oluşma riskini arttırmaktadır. 

 

Hasta Bina Sendromundan Korunmak için Ne gibi 

Önlemler Alınabilir?

Hasta Bina Sendromu İş Sağlığı ve Güvenliği açısından değerlendirildiğinde, çalışma ortamı ve çalışanların bu ortamda maruz kaldığı riskler çerçevesinde incelenmesi gereken bir tehlikedir. 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın 10 uncu maddesine göre işverenler, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamına ve çalışanların bu ortamda maruz kaldığı risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasını sağlamakla yükümlüdür. İşte tam da bu noktada biz İş Sağlığı ve Güvenliği profesyonelleri devreye girmekteyiz. Yaptığımız risk değerlendirmesi raporlarında amacımız, çalışma ortamını tehlike ve risklerden arındırmak için gereken önlemleri işverene tebliğ etmektir. 

 

Hasta Bina Sendromundan korunmak için alınabilecek genel tedbirler de aşağıdaki gibidir;

- İyi bir havalandırma ve iklimlendirme sisteminin kurulması ve bakımlarının sürekli ve iyi bir şekilde yapılması gerekmektedir.

- İnşaatlarda uzun dönemde yavaş salınım yapabilecek kimyasal madde kullanımının sınırlandırılması, daha zararsız ve uçucu olmayan su bazlı malzemelerle ikame edilmesi gerekmektedir.

- Kimyasal madde yayan ve özellikle ofislerde önemli bir yer tutan fotokopi makineleri ve tonerli yazıcılar gibi aygıtların özel odalarda tutulması ve bu odaların bağımsız olarak havalandırılmaları sağlanmalıdır.

-Temizlik için kullanılan kimyasalların MSDS (Malzeme Güvenlik Bilgi Formu) raporları üretici firmalardan istenmeli, insan sağlığına olabilecek zararları tespit edilip eğer zararlı iseler önlem alınması sağlanmalıdır.

-Termal konfor, Aydınlatma, Gürültü, Toz,  Elektromanyetik Alan, Titreşim, Kimyasal Maruziyet, VOC (Uçucu kimyasallar) gibi etkenlerin İş Hijyeni Ortam Ölçümleri çerçevesinde ölçümlerinin yaptırılması, kişisel maruziyetlerin oranı belirlenerek önlem alınması sağlanmalıdır.

- Çalışanların işe giriş sağlık tetkikleri ve periyodik muayenelerinin mevzuatta belirtilen aralıklar ile düzenli yapılması sağlanmalıdır. 

- Kullanılan mobilyaların ve buna benzer eşyaların Avrupa Birliği standartlarına uygun olması, bu tür eşyaların ortam havasına uçucu kimyasalları yaymayacak şekilde kaliteli olmasına dikkat edilmelidir.

- İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimlerinde çalışanlar HBS konusunda bilgilendirilmelidir.

- İş kazaları, ramak kala kazalar ve meslek hastalığı vakalarında HBS etmenleri dikkate alınmalı ve önleyici tedbirlerde HBS etmenleri de hesaba katılmalıdır.

- İşyerlerinde ve işyeri sınırları içinde sigara ve benzeri tütünlü içeceklerin içilmesi yasaklanmalı denetimi düzenli yapılmalıdır.

- İşyerinde işin mahiyeti yüzünden kullanılan üretim kimyasallarının çevreye zararlılık raporları düzenli aralıklar ile yenilenmelidir.

-Atıkların işyerinden çıkarılması uygun ve güvenli koşullar ile sağlanmalıdır. Eğer işyerinde atık odası var ise izolasyonu uygun şekilde yapılmalıdır.

    

Sonuç;

Hasta Bina Sendromu yukarıda belirttiğimiz gibi, insan sağlığını tehdit eden, nitelikli ve verimli yaşamalarını engelleyen ve çalışma yaşamında üretkenliklerini düşüren başlıca öğelerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde hem iş hem de sosyal yaşamımızı doğrudan etkileyebilecek kadar kuvvetli bir etken olan HBS, gerekli önlemler alındığında aşabileceğimiz bir sorundur. Metropol hayatına dahil olan tüm bireyler bu sendromun kurbanları arasındadır. Gönül ister ki doğal yaşam alanlarımız ve hayatımızda bu alanların tuttuğu yer çoğalsın ama ne yazık ki ekonomik şartlarında bu durum çoğumuz için mümkün değil. Biz İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonellerinin mevcut durumda yapabileceği çok şey var sizler için. Yeter ki hep birlikte bilinçlenelim, farkındalığımızı arttıralım ve sorunlar ile omuz omuza mücadele verebilelim.

Bir sonraki sayıda, İş Sağlığı ve Güvenliği yönetim sisteminin işletmelerde gerçekleştirdiği faaliyetleri, yasal dayanaklarını ve uygulanma yöntemlerini incelemeye devam edeceğiz.

 

Güvende kalın,

Hoşçakalın.


ICCI Yeni-3