Elektrik piyasasında küresel işlem değeri 2018’de 256,3 milyar $ ile rekor kırdı DemirDöküm, Ramazan’da 9 ilde bin 200’ü aşkın paydaşıyla buluştu ICSG İstanbul’a yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi Schneider Electric İş Ortakları Pano Partner Günleri’nde Buluştu Vaillant Türkiye, “Yönetim ve Strateji” konusundaki deneyimlerini Mülkiyeliler ile paylaştı Kırıkkale Üniversitesi’nden AFS’ye Teknik Gezi DAIKIN KLİMALARINIZI YAZA HAZIRLIYOR DemirClub ayrıcalıkları Aiolos Air yenilikçi çözümleri ile faaliyete geçti Baymak Ürün Eğitimi Fatsa’da Gerçekleşti Fronius Solar Energy, Intersolar 2019 fuarına başarıyla katılım sağladı Smart Energy son teknoloji panellerini Intersolar’da tanıttı Baymak, Geleceğin Mühendislerini Ağırladı “TÜRKİYE’NİN ENERJİ SİSTEMİ MASAYA YATIRILDI” Social Media Awards’tan Buderus’a ödül

Dr. Öğr. Üyesi Nazan Şahbaz Kılınç

TÜRKİYE’NİN YENİLENEBİLİR ENERJİ POLİTİKASI

 

Yenilenebilir enerji kullanımı arttırmak adına ilk ciddi adım, Mayıs 2005’te 5346 sayılı “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun” yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe giren bu kanun aslında 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli İle Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışının düzenlenmesi hakkında kanunun tamamlayıcısıdır. Bu kanunla verilen teşvikle özellikle birçok hidroelektrik santrali yap-işlet-devret modelleriyle ve özel sektör tarafından işletilmektedir. Türkiye’de şebekeye bağlı rüzgâr enerjisi ile elektrik üretimine 1998 yılında başlanmıştır (Güney Ege Kalkınma Ajansı “Güney Ege Bölgesi Yenilenebilir Enerji Çalışma Raporu” 2010).

 

5346 sayılı kanun üzerinde ilk revizyon 2007 yılında gerçekleşmiştir. Bu yılda 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” ile yenilenebilir enerjiden üretilen elektrik üretimine ilave teşvikler getirilmiş, bu kaynaklardan üretilen elektrik alımında taban fiyat uygulamasına geçilmiştir. Bu kapsamda şirket kurma ve lisans alma gibi yükümlülükler konusunda muafiyet alma prosedürü belirlenmiştir. Ayrıca 5346 sayılı kanun, 8 Ocak 2011 tarihinde 6094 sayılı kanunuyla ikinci kez revize edilmiştir. Bu revizyon sonucunda yenilenebilir enerjinin elektrik üretimini destekleme mekanizması yeniden belirlenmiştir. Bu mekanizmanın geliştirilmesiyle bu kaynaklardan üretilen elektrik maliyetinin ileri teknolojilerden faydalanarak düşürülmesi planlanmıştır (Narin- Gholizadeh, 2018).

 

Yenilenebilir Enerji Ulusal Eylem Planı (UYEEP)

Türkiye’nin 2009/28/EC sayılı Direktif kapsamında hazırlanan ulusal yenilenebilir Enerji Eylem Planının (UYEEP) amacı, Türkiye’de yenilenebilir enerjinin geliştirilmesini teşvik etmeye yönelik stratejileri oluşturmaktır.

 

Bu stratejiler aşağıdaki amaçlar için oluşturulmuştur:

• Türkiye’de yenilenebilir kaynakların ekonomik potansiyelinin yüksek olması nedeniyle, 2023 yılına kadar yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretiminin toplam üretimdeki payının en az %30’a yükseltilmesi 

• 2023 yılına kadar daha yüksek yenilenebilir enerji kurulu gücüne ulaşılarak teknolojik ve endüstriyel kalkınmaya katkıda bulunulması.

• İklim değişikliği etkileri ve ekosistemin sürdürülebilirliği dikkate alınarak yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının planlanması ve planların iklim değişikliğinin azaltılması doğrultusunda yönlendirilmesi. 

• Burada sayılan önlemlerin hayata geçirilmesi yoluyla ülkede yenilenebilir enerjinin gelişimi önündeki engellerin ortadan kaldırılması (Anonim, 2014).

 

Bu eylem dışında, “Enerji Verimliliği Strateji Belgesi 2012-2023” kapsamında ülkenin uzun dönemli enerji vizyonu belirlenmiştir. Bu belgede stratejik hedefler ve enerji etkinliği konusu önemsenerek, yenilenebilir enerji kaynaklarının konut sektöründe önemi vurgulanmış, binalarda karbon emisyonu ve enerji talebinin düşürülmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının tüketilmesiyle çevre dostu binaların yapılması ifade edilmiştir (ETKB, 2012).

 

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Yönelik Teşvikler 

Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, dış kaynaklara bağımlılığın düşürülmesi ve ülkede güvenilir enerji kaynaklarının sağlanması gibi hususlar, Türkiye’yi yenilenebilir enerjiye yönlendirmiştir. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik oluşturduğu politikalarda, AB yenilenebilir enerji politikaları önemli yer tutmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarına, diğer bir ifadeyle rüzgâr, güneş, hidroelektrik ve biyoenerjiye yönelik önemli ölçüde teşvikler getirilmiştir. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik bu teşvikler; sabit fiyat garantisi, lisanssız üretim ve mali teşviklerden (KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti gibi) oluşmaktadır (Narin- Gholizadeh, 2018).

 

Sabit Fiyat Garantisi: Dünyada ve Türkiye’de yenilenebilir enerjiye yönelik en yaygın biçimde kullanılan teşvik, sabit fiyat garantisidir. Yenilenebilir enerji kaynaklardan elektrik üretenler, ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini dağıtım sistemine göndermeleri halinde aşağıdaki tabloda yer alan I sayılı cetveldeki fiyatlardan 10 yıl süre ile yararlanmaktadırlar.

 

Lisanssız Üretim Hakkı: Sabit fiyat garantisinden sonra, yenilenebilir enerjiye yatırım yapanları bu piyasaya çekmek için kullanılan bir başka teşvik uygulamasıdır. Lisans alma ve şirket yükümlülüğünden muaf olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi kurulu gücü 500 kW’tan 1 MW’a çıkartılmıştır. Ayrıca rekabetin gelişmesi ve arz güvenliğinin sağlanması açısından yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisinin kurulu gücü Bakanlar Kurulu tarafından beş (5) kata kadar (5 MW) yükseltilebilmesinin önü açılmıştır. İlave olarak şebekeye enerji vermeden kendi tüketimini karşılayan yenilebilir enerji tesisleri için herhangi bir sınırlama getirilmemiştir (YEGM, 2014).

 


ICCI Yeni-3