Ceren ÖZCAN - İş Güvenliği Uzmanı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİNE GÖRE ÇALIŞANLARIN SAĞLIK GÖZETİMİ

 

Merhaba Değerli Termo Klima Okuyucuları,

 

Bu ay sizlerle İş Sağlığı ve Güvenliği yönetim sisteminin çalışanların sağlık gözetimlerini nasıl organize ettiğini inceleyeceğiz. Sağlık gözetimi işverenin çalışanı koruma borcunun en önemli yapı taşlarından biridir. İSG hizmetlerinin temel amacının iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek olduğunu düşünürsek, bu noktada sağlık gözetiminin hayati ehemmiyet taşıdığı konusunda hemfikir olabiliriz. Peki nedir sağlık gözetimi? Neleri kapsar? Nasıl bir organizasyon şeması içerir? İşverene ve çalışana faydaları nelerdir? Gelin bütün sorularımızın cevaplarını beraber arayalım;

 

İşverenler için çalışanı gözetme borcuna İş Kanununda, Borçlar Kanununda ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda sıkça yer verilmiştir. 

 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu;

İşverenin genel yükümlülüğü

MADDE 4 – (1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.

d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

(2) İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

(3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez.

(4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.

 

Madde 4 –(1) ç bendinde belirtildiği gibi, işveren çalışanı işe uygunluğu açısından değerlendirmek zorundadır. Bu değerlendirme için sağlık koşullarının hem iş hem çalışan açısından analiz edilmesi gerekmektedir. Risk analizi sonuçları ve işyerinin koşulları İş Güvenliği Uzmanları ve İşyeri Hekimleri tarafından işverene bildirilir. Yapılması zorunlu olan sağlık çalışmalarının içeriği işverenin sağlık gözetimi yükümlülüğünün açıklandığı madde 15 te ayrıntıları ile açıklanmıştır. 

 

Sağlık gözetimi

MADDE 15 – (1) İşveren;

a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.

b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır:

1) İşe girişlerinde.

2) İş değişikliğinde.

3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde.

4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla.

(2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.

(3) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları, işyeri sağlık ve güvenlik biriminde veya hizmet alınan ortak sağlık ve güvenlik biriminde görevli olan işyeri hekiminden alınır. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir.

(4) Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır, çalışana yansıtılamaz.

(5) Sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından sağlık bilgileri gizli tutulur.

 

Madde 15 te belirtildiği gibi, çalışan işe girdiğinde sağlık durumunun belirlenmesi çok önemlidir. Çalışanın yapılacak işe uygun olmaması söz konusudur. Örneğin; Çağrı merkezinde müşteri temsilcisi olarak çalışmak isteyen bir çalışan adayının işe girerken belirli bir oranda işitme kaybına sahip olduğu belirlenir ise işe uygunluk ve işin çalışana uygunluğu söz konusu olamaz. Çalışan işitmeye bağlı bir iş yapacağı için var olan işitme kaybı daha da ilerleyecektir. İşveren açısından baktığımızda işe alındığı takdirde çalışanın bir meslek hastalığı vakasına maruz kalacağı ihtimali çok kuvvetlidir. Daha önce işverenin çalışanı koruma borcundan bahsetmiştik. İşveren bile bile böyle bir duruma göz yummamalıdır. Hipertansiyon sahibi bir çalışan yüksekte çalışamaz. Epilepsi hastalarının ekranlı araçlar ile çalışmaları atakları tetikler. Akciğer rahatsızlığı olan çalışan tozlu işlerde çalıştırılması yanlıştır. Örnekleri çoğaltmak mümkündür ama tek bir şeye ilginizi çekmek istiyorum. Eğer işin mahiyeti çalışanın sağlık durumuna zararlı ise işçide işverende zarar görür. 

 

İşverenin sağlık gözetimi borcunun etaplarını üç ana başlıkta inceleyebiliriz.

1-) İşe giriş sağlık muayenesi,

2-) İşe giriş sağlık tetkikleri,

3-) Periyodik muayeneler.

  

İşe Giriş Sağlık Muayenesi

İşe giriş sağlık muayenesi işle çalışanın uyumunun değerlendirilmesidir. Çalışacak kişinin işe işin çalışana uygun olup olmadığını değerlendirme sürecidir. İşyeri Hekimi fiziki muayene bulguları ile çalışandan öğrendiği bilgileri harmanlayarak bir sonuca varır. İşyeri Hekimi işyeri ortamını bildiği için işçinin ortama uygun olup olmadığına en doğru karar verecek kişidir. İş güvenliği hizmeti almayan firmalar çalışanları sağlık sunucularına veya aile hekimlerine yollarlar. Aile hekiminin veya başka bir hekimin “Sağlam veya Sağlıklıdır” gibi raporları vermesi yapılacak işin niteliğini bilmemeleri yüzünden sakıncalıdır. Bu tür raporlar hekimi de işvereni de işçiyi de sıkıntıya sokar. İşe giriş muayenesi raporu hukuki bir belgedir. İş kazası veya meslek hastalıklarında mahkemenin isteyeceği dökümanların başında gelir ve delil niteliğindedir. İşe giriş sağlık muayenesi raporu ve periyodik sağlık raporları İşyeri Hekimi tarafından kayıt altına alınan evraklar arasındadır. İşe giriş sağlık tetkiklerinin sonuçları da bu evraklara eklenerek çalışanların her birinin ayrı ayrı özlük dosyasına eklenir. İşe giriş sağlık muayenesi olmayan çalışan hiçbir suretle çalışmaya başlatılmamalıdır. Bu durumun yasada ceza-i yaptırımı bulunmaktadır. 

 

İşe Giriş Sağlık Tetkikleri

Çalışanların yapılacak işe sağlık açısından uygunluğunu analiz etmek için bir çok  tetkik istenebilir. Ancak her işin gerektirdiği sağlık şartları farklı olacağından İşyeri Hekiminin talepleri doğrultusunda tetkikleri istemek daha isabetli olur.  İşe yeni başlayacak çalışanlar için biyolojik, biyokimyasal testler ve fizyolojik ve radyolojik ölçümler yaptırılması zaruridir ve tetkiklerin temelini oluşturur. Bu gibi testler çalışanın genel sağlık durumu hakkında ön bilgi verebilirler. Testler ve ölçümler sonucunda işyeri hekimi çalışanın o işe uygun olup olmadığını, hangi ortamlarda çalışabileceğini, ne tür işlerde çalışabileceğini, gece ve yüksekte çalışma durumunu değerlendirerek sağlık muayenesini tamamlar. 

 

Çalışanın diğer çalışanlara zarar verebilecek bir hastalık taşıyıp taşımadığı da önemli bir konudur. Örneğin; Gıda işlerinde çalışacak yemekhane görevlisi, otellerde çalışacak kat hizmetlileri, restoranlarda çalışacak aşçı, bulaşıkçı, servis garsonu gibi çalışanlar için mutlaka idrar tahlili ve portör muayenesi istenmelidir.

 

Aşağıda temel olarak sağlık gözetimine ışık tutacak tetkiklerden örneklere yer verilmiştir.

 

Hemogram

Çalışanların pek çok rahatsızlığını tespit edebilmek amacıyla kandaki hücreleri saymak için tam kan sayımı hemogram testi uygulanır. Genel olarak eritrositler, lökositler, trombositlerin sayıları ve değer hesaplamalarını içerir. Lösemi, anemi, çeşitli enfeksiyonel hastalıklar ve bazı kanama bozukluklarının ortaya çıkarılması için son derece yararlı bir testtir. 

      

Akciğer filmi

Akciğer filmi veya akciğer grafisi, göğüs hastalıklarının çoğunluğunda temel tanı aracı olarak tanımlanabilir. Göğüs hastalıkları net olarak tespit edilemese bile göğüste bir hastalık olduğunu akciğer grafisi yöntemi ile belirlemek mümkündür. Daha sonra ileri tetkikler ile hastalığa kesin tanı koyulur. İşyerlerinde gaz, toz, duman ve kimyasallara maruz kalan kişilerde akciğer kanseri ve akciğer hastalıklarına yakalanma riski yüksektir. 

 

Solunum Fonksiyon Testi (SFT) 

Solunum fonksiyon testi, akciğer fonksiyonlarını değerlendirmek amacıyla yapılan yaygın bir tetkiktir. Akciğer hastalıklarının tanısında, hastalığın şiddetini ve tedaviye yanıtını saptamada, cerrahi müdahalenin uygun olup olmayacağına karar verilmesinde, meslek hastalıklarının tanı, tarama ve maluliyet değerlendirilmesinde rutin olarak kullanılır. Nefes darlığı, astım, Koah hastalıkları gibi solunum yolu rahatsızlıklarını teşhis etmek için de solunum fonksiyon testi yapılmaktadır.

 

Odiyometri İşitme Testi

Odiometri testi iş yerindeki gürültü düzeyi karşısında çalışanların maruz kaldıkları işitme kaybı riskinin değerlendirilebilmesi amacıyla uygulanır.  Test için uygun  ses izolasyonu yapılmış bir sessiz kabin  içinde  ve eğitimli odiometristler tarafından yapılmaktadır. Odiyo Tarama testi sonucunda problem tesbit edilen kişilerin KBB muayenesinden geçmeleri önerilir. Özellikle üretim yapan gürültülü işlerde çalışanlardan ve işe girişte çalışanın işittiği ses seviyesini ölçmek için yapılır. İşitme kaybı olan çalışan gürültülü bir işte çalışıyor ve gürültü seviyesi azaltılamıyor ise kulaklık vb. kişisel koruyucu donanım kullanmalı ya da yaptığı iş değiştirilmelidir.

 

Portör Muayenesi

Gıda ile doğrudan temas eden işlerde, kat hizmetlerinde, çamaşırhanelerde, ve servis elemanı olarak restoranlarda çalışanlarda bulaşıcı hastalık varlığını tespit etmek amacıyla uygulanan testlerin geneline portör muayeneleri denir. Bu testlerde gaita kültürü, dışkının mikroskobik incelenmesi, boğaz ve burun kültürü, akciğer grafisi ve hepatit B taraması yapılmaktadır.

 

Göz Testleri

Çalışanların yaptıkları veya yapacakları işler için görme kalitesi açısından uygun olup olmadıklarını anlamak için rutin göz kırılma kusuru taramaları yapılmalıdır. Ekranlı araçlar ile çalışanlarda, hassas işlerde çalışanlarda, kaynak gibi zararlı ışınlar ile yapılan işlerde çalışanlarda sık sık göz muayenesi tekrarlanmalıdır.

 

Tetanoz aşısı

Tetanos: Clostridium tetani adlı ölümcül bakterinin açık yaralardan vücuda girmesiyle (iğne batması, kesikler vb.) meydana gelir.  İş kazaları sonucu oluşan yaralanmalardaki tehlikelerden biri de tetanos kapma riski olarak bilinmektedir. Madencilik, metal sanayi, tekstil, gıda, makine ve ekipman üretimi ile inşaatçılık alanında çalışan işçilerin, yaralandıkları zaman tetanos aşısı yaptırması gerekmektedir. Toprakla temas edilen yaralanmalarda, tetanos riskinin bulunmaktadır.  

 

Yukarıda anlattığımız bütün tetkikler kendi branş uzmanları tarafından onaylanmalıdır. Aksi takdirde geçerlilikleri olmamaktadır.

 

Periyodik muayeneler (Aralıklı kontrol muayeneleri)

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince  Çalışanın kişisel özellikleri, işyerinin tehlike sınıfı ve işin niteliği öncelikli olarak göz önünde bulundurularak uluslararası standartlar ile işyerinde yapılan risk değerlendirmesi sonuçları doğrultusunda; az tehlikeli sınıftaki işlerde en geç beş yılda bir, tehlikeli sınıftaki işlerde en geç üç yılda bir, çok tehlikeli sınıftaki işlerde en geç yılda bir, özel politika gerektiren grupta yer alanlardan çocuk, genç ve gebe çalışanlar için en geç altı ayda bir defa olmak üzere periyodik muayene tekrarlanır. Ancak işyeri hekiminin gerek görmesi halinde bu süreler kısaltılır. İşe giriş muayenesinden farkı bu muayeneden sonraki dönemde hali hazırda çalışanlara uygulanan bir sağlık gözetimi olmasıdır. Periyodik muayenenin amacı ise işin niteliği nedeni ile oluşabilecek meslek hastalıklarını engellemektir. Örneğin, Çalışanın işyerindeki kimyasal bir maddeden etkilenip etkilenmediğini periyodik muayeneleri düzenli tekrarlayan bir İşyeri Hekimi değerlendirebilir. Bu değerlendirme sonucunda maruziyet meslek hastalığına dönüşmeden tedbir alınabilir.

 

Sonuç 

Sağlık gözetimi hem çalışan hem de işveren için en yararlı İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarından biridir. Sağlık gözetiminin düzenli olarak ve titizlikle uygulandığı işletmelerde riskler büyük oranlarda ortadan kalkmaktadır. İşveren olarak işe alacağınız çalışanın kalifiye özelliklerini, uzmanlık alanını ve işe yeterliliğini değerlendirmeniz kadar doğal bir şey yoktur tabii ki. Yalnız buz dağının görünmeyen kısmı çoğu zaman unutulmaktadır. Çalışanın sağlık durumu çalıştıracağınız işe uygun mudur? Kalıtımsal hastalıklar, doğuştan gelen sendromlar, geçmişte geçirilmiş ve çeşitli arazlar bırakmış rahatsızlıklar bile değerlendirmeye alınabilir ve çalışan adayını vereceğiniz işte neler beklediğine dair sizi aydınlatabilir. Sağlık gözetimi çalışan içinde çok yararlıdır. Kimse bile bile zarar görmek istemez. Başka bir sektörde risksiz çalışabilecek çalışan neden meslek hastalığı veya duruma göre iş kazasını göze alsın?  Kısacası, sağlık gözetimi işverenin çalışanı gözetme borcudur ve tıpkı maaş ödeme borcu gibidir. Yerine getirilmediğinde çalışan başına toplamda 2822 TL ceza-i yaptırımı bulunan bir yükümlülüktür. Kaza ve hastalık geliyorum demez. Meslek hastalığı davaları hem işveren hem de çalışan için maddi manevi ve vicdani yükleri beraberinde getirir.

 

Her şeyi bir kenara bırakalım, yaşam kutsaldır. İşverenin, çalışanın, iş güvenliği uzmanının ve işyeri hekiminin ortak paydası da budur…

 

Bir sonraki sayıda, İş Sağlığı ve Güvenliği yönetim sisteminin işletmelerde gerçekleştirdiği faaliyetleri, yasal dayanaklarını ve uygulanma yöntemlerini incelemeye devam edeceğiz.

    

Güvende kalın,

Hoşçakalın.


ICCI Yeni-3