Wavin, dünya çapında nitelikli tesisatçı yetiştirmeyi hedefliyor ZeroBuild Türkiye'21 Yapı Biliminde En Yeniler İKLİM KRİZİNE DUR DİYECEK ÇÖZÜMLER ZEROBUILD TÜRKİYE’21’DE Türkiye’de Ürettiği Ekolojik Havalandırma Çözümü ile Dünya Mutfaklarını Havalandırıyor ALARKO CARRIER, TÜRKİYE’NİN İKLİM OKURYAZARLIĞI SEVİYESİNİ ÖLÇTÜ Çukurova Isı, ABD’li Roberts-Gordon’un Avrupa Üretim Üssü Oldu,İthalatı Kesildi Termo Teknik ürünleri ile bu kış sıcak geçecek FORM ISI POMPASI ALANINDA YERLİ ÜRETİM WSHP İLE GÜCÜNÜ ARTTIRIYOR DE DIETRICH MODULENS G ENTEGRE BOYLERLİ PREMIX TAM YOĞUŞMALI KOMBİ ALDAĞ’DAN TÜRKİYE’NİN EN İYİ EUROVENT TB1 SINIFI KLİMA SANTRALİ GF HAKAN PLASTİK’TEN GELECEĞİ İNŞA EDENLERE GF AQUASYSTEM PP-RCT DÖRT MEVSİM KONFORUN ADI BAYMAK IOTHERM ISI POMPASI UV NANO TEKNOLOJİLİ LG UV SIRIUS KLİMA İLE TEMİZ VE SERİN HAVA TEKNOLOJİYE SIÇRAMAK: CASTEL LOWARA e-LNE / e-LNT YÜKSEK VERİMLİ SİRKÜLASYON POMPALARI

Prof. Dr. Hasan A. HEPERKAN

PANDEMİ ORTAMINDA TOPLANTILAR VE FUARLAR

 

06 Eylül itibariyle yüz yüze eğitimin başlamasıyla ülkemiz, COVID-19 sürecinde yeni bir aşamaya gelmiştir. Dünyada da durum çok farklı değildir; hiç beklemediğimiz, aniden ortaya çıkan ve hazırlıklı olmadığımız anlaşılan bir dönem geçirmekteyiz. Bir zamanlar yaz aylarında yavaşlayacağı düşünülen pandemi, umulduğu gibi gelişmedi. Daha hızlı bulaşan, aşıların etkisinin bilinmediği mutasyona uğramış yeni formlar çıktı. Pandemi henüz etkisini kaybetmiş değil, hatta son yaşadığımız gelişmelerle toplumu nelerin beklediğini bilemiyoruz, ancak yine de özellikle aşı çalışmalarından umutluyuz.

 

Önceki yıllarda, iklim değişikliği tehlikesi, enerji tasarrufu ve CO2 emisyonlarını azaltma programları, iç ortam kalitesinin iyileştirilmesi tartışılırken, bugün dünya nüfusunun sağlığı büyük bir endişe kaynağıdır. Daha fazla yayılmanın önlenmesi, COVID-19 virüsünün etkisini kontrol edilmesi ve bu salgının ekonomik etkisinin nasıl üstesinden gelineceği ana odak noktamız olmuştur. Salgın, benzeri görülmemiş küresel bir ekonomik kapanmayı tetiklemiştir. Kısıtlayıcı önlemler gevşetilmeye başlanırken, olası "mutasyonlar ve yeni dalgalar" korkusu devam etmektedir.

 

Aslında virüsün nasıl ve nerede çıktığı tam olarak bilinmemektedir (Çin’in Wuhan kentinde bir canlı hayvan pazarı olduğu iddia edilmektedir). Bazı aşılar geliştirilmiş ve etkili olduğu iddia edilen ilaçlar bulunmuş olsa da pandeminin ne zaman kontrol altına alınabileceği ve hayatın ne zaman normale (eskiden olduğu haline) döneceği hala belli değildir. Bütün bu belirsizlikler arasında bize, kendimize göre sağlık ve ekonomik korunma önlemlerini alarak beklemek düşmektedir.

 

Ancak çoğumuz, geleceğin aynı olmayacağı konusunda hem fikiriz; daha az seyahat ve yüz yüze toplantılar, daha fazla sanal ve karma toplantılar, konferanslar ve fuarlar. Tartışmasız çıkan ilk sonuç, yeni bulaşıcı virüsler ortaya çıktığında sağlık riskini azaltmaya yardımcı olacak iyi performans gösteren havalandırma ve iklimlendirme sistemlerinin önemi olmuştur. Mekanik sistem tasarımında ve projelendirme aşamasında, performans seçimlerini yaparken sadece ekonomi ve yapı yönetmeliklerini esas almamalı, yatırımcılara, sürdürülebilir ve düşük karbonlu çözümlerin mümkün olduğu konusunda tavsiyelerde bulunmalıyız.

Havaların soğumasıyla iç ortamları daha çok kullanmaya başlayacağız. Çalışma hayatının yeniden canlanması ve insanların kalabalık mekanlarda daha uzun süreler geçirmesi nedeniyle, maske takmak, sosyal mesafeyi korumak yanında, özellikle ticari binaların mekanik sistemlerinde bazı önlemler almak, sağlığımızı korumak ve salgının yayılmasını önlemek açısından faydalı olacaktır.

 

İklimlendirme sektörü, yıllardan beri doğru organize olarak, bilime ve araştırmaya değer vererek düzgün bir yapılanma oluşturmayı başarmış, bu sayede, ülke üretiminde ve ihracatında etkili bir konuma gelmiştir. Sektörün önemli kuruluşlarından biri olan ISKAV, Isıtma Soğutma Klima Araştırma ve Eğitim Vakfı, sektör derneklerinin desteği ile 2009 yılında bir kümelenme çalışması geçekleştirmiş, iklimlendirme sektörünün kuvvetli ve zayıf yönlerini tespit ederek, sektörün gelişmesi için takip edilmesi gereken stratejileri belirlemiştir. Bu çalışma 2011 yılında Türkiye İklimlendirme Sektörü Hedefler ve Stratejiler Belgesi olarak yayınlanmış ve belge 2012 de hazırlanan 2011 Türkiye İklimlendirme Meclisi Sektör Raporu’nda yer almıştır [1,2].

 

Sektör hedeflerinin gerçekleştirilmesi için kullanılan araçlardan biri de düzenlenen fuarlar ve bilimsel toplantılardır. Bu tip organizasyonların sektörün gelişmesinde çok önemli yeri vardır.

Sektör çalışanlarının yenilikleri takip etmesine, yeni teknolojilerle tanışmasına, yeni işbirlikleri ve bağlantılar kurmasına yardımcı olmaktadır. Daha da önemlisi bilim ve teknolojiyi bir araya getirmektedir. Bu tip toplantıların ülkemizde düzenlenmesi ve ilgi görmesi, hem sektörü güçlendirmekte, hem de bizlere vizyon kazanma fırsatı yaratmaktadır.

 

Sektör bu yıl üretken, faal ve başarılı bir dönem geçirmektedir. İlk olarak 1997 yılında organize edilen, iklimlendirme sektörünün en önemli organizasyonlarından biri olan, Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü büyük fuarı, ISK – SODEX’e hazırlanmaktadır.

 

ISK-SODEX bu yıl, İstanbul 2021 Fuarı 29 Eylül – 02 Ekim 2021 tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde yüz yüze düzenlenecektir. Fuar, dünyanın her yerinden, konusunda uzman katılımcılara ve ziyaretçilere bilgi alışverişi yapma, destekleyici programları ve sektörün önde gelen dernekleri ile olan iş birlikleri sayesinde ısıtma, soğutma, klima ve havalandırma ana başlıklarında iş bağlantıları kurma-geliştirme, sektördeki en son yenilik ve gelişmeleri yakından tanıma fırsatı sunmaktadır. Isıtma, Soğutma, Klima, Havalandırma, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma ve Güneş Enerjisi Sistemlerinin bütününe hakim olan, konuları tamamen kapsayan ISK-SODEX İstanbul Fuarı, tüm sektöre derinlemesine bir bakış açısı sağlamaktadır. Bu yılki fuarda, iklimlendirme sektörünün dijitalleşen dünyaya uyumunu sağlayacak yeni teknolojileri tanıma fırsatı bulacağız.

 

Pandemi ortamında kötüye giden ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmak için 2000’li yılların başında yaşadığımız ekonomik krizde olduğu gibi çözümlerin başında üretim ve ihracat olanaklarımızın artırılması gelmektedir. O yıllarda 2023 için konulan ekonomik hedeflerin gerçekleşmesi artık mümkün değildir. Rakamlar incelendiğinde mevcut performansımız, beklentinin çok altındadır. Türkiye İklimlendirme Meclisi Sektör Raporuna göre, Türk iklimlendirme sektörünün 2023 yılında $15 milyar ihracat hacmine çıkması ve $25 milyar bir piyasa büyüklüğünün %60’ının Türkiye’de üretilen ürün ve hizmetlerle karşılanması yoluyla sektörün toplam büyüklüğünün $30 milyara ulaşması beklenmekteydi [1, 2].

 

Son iki yüzyılda, sağlık hizmetlerinde yaşanan gelişmeler, beklenen yaşam süresinde ve yaşam kalitesinde sürekli bir artışa yol açarak ekonomik büyümeye önemli katkılar sağlamıştır. Tıbbi yenilik, bu ilerlemeye büyük ölçüde katkıda bulunmuştur. Geleceğe baktığımızda, yeni teknolojiler ve teknolojik olmayan yenilikler, sağlık hizmetlerinin sunumunu hızlı bir şekilde zenginleştirmeye devam edecektir. Yapay zeka, genomik, kök hücre araştırması, büyük veri ve mobil sağlık uygulamaları, daha iyi sağlık için kapılar açacaktır. Benzer şekilde, ilaçların insansız hava araçlarıyla teslimi gibi yenilikler, gelişmekte olan ülkelerde kırsal ve yetersiz kaynaklara sahip bölgeler için potansiyele sahiptir [3].

 

Sürekli gelişen ve etkileri günlük hayatımızı değiştiren teknolojik bir çağda yaşıyoruz. Yeni teknolojiler, üretkenliği artırma, yeni kaynaklar yaratma, çevreyi koruma, açlığı ve fakirliği azaltma gibi konularda sürdürülebilir çözümler yaratma potansiyeline sahiptir. Ancak sonuçların toplumun yararına gelişebilmesi için kamunun, özel sektörün, üniversitelerin ve sivil toplum örgütlerinin birlikte çalışmaları gerekmektedir.

 

Yeni teknolojilerin ortaya çıkmasında lokomotif sektör dijital teknolojilerdir; bu teknolojilerin hızlı gelişmesinde,

 

Teknolojik değişimin birikimci doğasının

Mikroçiplerin gücünün her yıl hızla artmasının

Teknolojilerin yeni birleşimlerinin

Maliyetlerin düşmesinin

İnternetin

Kullanım ücretlerinin düşmesinin

 

rolü inkar edilemez. Büyük Veri (Big Data), gerçek zamanlı bilgi akışı sağlayarak karar verme süreçlerini iyileştirebilir. Nesnelerin İnterneti, ağa bağlı nesnelerin izlenebilmesi ve yönetilmesini sağlayarak sanayinin verimli çalışmasını ve insanların konforunu iyileştirebilir. Yapay Zeka, görüntü tanıma, problem çözümü ve mantıklı düşünmede insanlardan daha başarılı olabilmektedir. Özellikle robotlarla birlikte kullanıldığında üretimde çok etkilidir (Sanayi 4.0). 3D Yazıcılar, karmaşık parçaların az sayıda üretiminde, prototip hazırlanmasında ve nakliye masraflarının azaltılmasında olduğu kadar sağlık, inşaat ve eğitim alanlarında da kullanılmaktadır. Biyoteknolojideki gelişmelerden, ilaç üretiminde, kişisel tedavide, yapay zeka ve büyük veri ile birlikte kullanılarak bitki ve hayvanların genetik modifikasyonunda yararlanılmaktadır. Nanoteknolojinin, su temininde (su temizleme), enerji (bataryalarla depolama), tarım (etkin ilaçlama), bilgi ve haberleşme teknolojilerinde (elektronik parçaların küçülmesi) ve ilaç sektöründe uygulamaları bulunmaktadır. Yenilenebilir enerji teknolojileri, elektriği şebekeden uzak en ulaşılmaz noktalara taşırken, dronlar mal dağıtımında, tarımda ve insanlar için tehlikeli görevlerin icrasında faydalı olmaktadır. Özelleştirilmiş küçük uydular da çok yakında ticarileşecektir [4].

 

Konuyu iklimlendirme sektörü ile ilişkilendirmek bağlamında, 2018/844/UE sayılı yeni “Binalarda Enerji Performansı Direktifi” nin mevcut bina stokuna yönelik bir ulusal plan hazırlama ihtiyacını vurguladığını anımsayalım [5]. Direktif özellikle, bina yenileme stratejilerinin, konfor, iç hava kalitesi, sağlık vb. konularda iyileştirme getirecek şekilde desteklenmesini istemektedir. Enerji depolayabilme kapasitesi ve dağıtım şebekesi ile uyum konularına binaların ne kadar hazır olduklarını gösteren “Akıllılığa Hazırlık Göstergesi, SRI (Smart Readiness Indicator)” gibi yeni kavramlar getirilmiştir. Bu gösterge, binanın, hem kullanıcıların, hem de şebekenin ihtiyaçlarına cevap verme yeteneği olarak tanımlanır.

 

ISK-SODEX İstanbul Fuarı’nda sergilenecek ürünlerden de takip edebileceğimiz gibi, 2022 yılında iklimlendirme sektörümüzü bekleyen yenilikçi yaklaşımları ve ön plana çıkacak konuları;

 

Karışım bölmelerini kullanan geri dönüşlü sistemlerin terk edilerek yerini enerji geri kazanımlı sistemlerin (plakalı ısı değiştirici, ısı borusu, vb.) alması

Filtreler

Ortam havasının mikroorganizmalardan arındırılması (UV cihazları, vb.)

Yüzey kaplama malzeme ve teknolojilerinin geliştirilmesi

Kontrol sistemleri (akıllı binalar, sensörler, yapay zeka, vb.)

Dijitalleşme

Enerji verimliliği ve çevre teknolojileri

 

olarak sıralayabiliriz [6].

 

Kaynaklar

[1] Türkiye İklimlendirme Sektörü Hedefler ve Stratejiler Belgesi, ISKAV yayını.

[2] 2011 Türkiye İklimlendirme Meclisi Sektör Raporu.

[3] The Global Innovation Index (GII) 2019 Creating Healthy Lives – The Future of Medical Innovation, Edited by: Soumitra Dutta, Bruno Lanvin, and Sacha Wunsch-Vincent, INSEAD yayını, 2019.

[4] Technology and Innovatıon Report 2018, Harnessing Frontier Technologies for Sustainable Development, United Nations Publication UNCTAD/TIR/2018, ISSN 2076-2917, ISBN 978-92-1-112925-0, e-ISBN 978-92-1-363310-6. 

[5] European Parliament, Energy Performance of Building Directive (“New EPBD”) 2018/844/EU, Official Journal of the European Union, 2018, Brüksel, Belçika.

[6] Heperkan, H., Yeni Teknolojiler ve Pandemi Ortamında Rekabet, Termoklima, Nisan 2021.


Pnosan-36